Reklam
Reklam
Rıfat FIRAT

Rıfat FIRAT

Rıfat FIRAT [email protected]

"ONLAR KESİNLİKLE BEĞENİLMEYİ HAK EDİYORLAR, HATTA DAHA FAZLASINI…"

29 Ekim 2017 - 10:17

Yıllar önce dönemin ABD Başkanı Barack Obama, kayısı için yazımızın başlığı olarak kullandığım cümleleri söylemişti. Girizgâhı bu şekilde yapmak istedim zira Obama söylese de söylemese de Malatya Kayısısı beğenilmeyi de daha fazlasını da hak ediyor zaten. Türkiye kuru kayısı üretiminin yüzde 90’nını, dünya kuru kayısı üretiminin ise yüzde 70’ine yakınını karşılayan, dünyanın 111 ülkesine yaş ve kuru kayısı ihracatı yapan bir şehrin evladıyım. Memleketim Malatya ile bir ekonomi gazetecisi olarak gurur duyuyorum. Çünkü Malatya üretiyor; ürettiğini ihraç ediyor. İhraç ettiğiyle bu vatanın kasasına her yıl ortalama 350 ile 400 milyon dolar arasında döviz koyuyor. Kavurucu sıcakta kayısı toplayan nasır tutmuş eller cari açığı kapatıyor. 

Kayısı rekoltemiz iklim şartlarına göre değişiklik gösteriyor. Tarım ve Sanayi İhracatçıları Derneği 2017 verilerine göre; 720 bin ton yaş, 170 bin ton ise kuru kayısı rezervimiz var. Yılda 110 bin ton ile 130 bin ton arasında kuru kayısı, 30-40 bin ton arasında ise yaş kayısı ihracatı gerçekleştiriyoruz. Malatya, gerek ağaç sayısı gerekse yaş ve kuru kayısı üretim miktarları ile sadece ülkemizin değil bütün dünyanın kayısı üretim merkezi konumunda mamafih Doğu Anadolu Bölgesi’nin ihracat lideri. Ortalama 50 bin aile geçimini kayısı üretiminden sağlıyor. 

Malatyalı çiftçi artık boynu bükük gezmeyecek; Malatya’ya şimdiden hayırlı olsun

‘Malatya Kayısı’sı bu denli mühim bir konuma sahip olmasına rağmen bugüne kadar hak ettiği değeri göremedi; memleketimin insanı da bu kadar büyük bir nimetin içinde olmasına karşın hak ettiğini alamadı. Ama artık o kara günler geride kalıyor. Malatya’nın gururu Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkci’nin ve milletvekillerimizin girişimleriyle, Malatya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Odası, Ticaret Borsası ve Fırat Kalkınma Ajansı’nın ortak çalışması neticesinde memleketimize lisanslı depolar yapılacak ve ürün ihtisas borsası kurulacak. Lisanslı depolar ile Malatya Kayısısı Modern altyapıya sahip sağlıklı ortamlarda depolanacak. Çiftçiler komisyonculardan kurtulacak. Kayısılarını lisanslı depoya teslim eden çiftçiye ürünün mülkiyetini temsil eden bir ürün senedi verilecek ve ürün senedi vasıtasıyla kayısılar ürün ihtisas borsasında işlem görecek. 

Hasat döneminde kayısıdaki arz yığılması nedeniyle oluşan fiyat düşüşleri önlenecek, piyasa dengelenecek. Fırsatçılar eskisi gibi cirit atamayacak, güvenli bir piyasa oluşturulacak. Çiftçi artık “Oğlumu, kızımı nasıl evlendireceğim, çocuğumun sünnet düğününü nasıl yapacağım ve işçilerin parasını nasıl ödeyeceğim?” diye düşünmeyecek. Kayısı, kolay pazarlanabilen, iyi muhafaza edilen ve nakliye masrafları en aza indirilmiş bir sistemle çiftçiye istikrarlı ve daha yüksek bir gelir getirecek. 170 gram Malatya Kayısısı, ABD’de 5 dolara satılırken benim hemşehrim 1 kilo kayısıyı 7 ile 10 lira arasında satmak zorunda kalmayacak.  Ürün ihtisas borsası ile Malatyalı çiftçi, kayısılarını çevresinde bulunan sınırlı sayıdaki tüccara satmak zorunda kalmayacak ve çok sayıda alıcının bulunduğu rekabetten yararlanacak. Mahsulünü satmak istemezse elinde bulunan ürün senedini teminat göstererek karşılığında kredi çekebilecek. Hülasası hem Malatya kazanacak hem Türkiye kazanacak. 

Okullarda Malatya Kayısısı da dağıtılsın, THY ile yeniden masaya oturulsun…

Kıymetli hemşehrimiz, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci aynı zamanda kayısı ihracatına fındıkta olduğu gibi fon kurulması için girişimlerde bulunuyor. Bakanlar Kurulu’na teklif etti ve destek gördü. Kısa zamanda bu konuda da netice alınacak. İstanbul’dan takip ettiğim kadarıyla Malatya’mız adına müspet gelişmeler olduğu kanaatindeyim. Fakat şunları da ifade etmek gerekir; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, geçtiğimiz günlerde talebelere kuru meyve tüketim alışkanlığı kazandırabilmek için 81 vilayetimizde bulunan 32 bin okulda, 25 gramlık paketler halinde 4 bin 200 ton üzüm dağıtılacağını ifade etmişti. Malatya Kayısısı da en az üzüm kadar faydalıdır. Üzerinde ‘Malatya Kayısısı’ yazan küçük paketler halinde üzümün yanında 4 bin ton da kayısı dağıtılsa ne olur sanki? Çiftçimiz de kazanır, çocuklarımız da… 2012 yılında yerli ve milli varlığımız THY (Türk Hava Yolları), Malatya Milletvekili kıymetli Öznur Çalık’ın girişimleriyle 200 uçuş noktasında taşıdığı tüm yolcularına 18 gramlık küçük paketler halinde kayısı dağıtımı gerçekleştirmişti. Bu proje o dönemde çok hoşuma gitmişti. 

THY, şimdi daha da güçlü; dünyanın 120 ülkesinde 300’den fazla noktaya uçuş gerçekleştiriyor. Bakanımız ve vekillerimiz THY ile görüşerek, ‘Malatya Kayısısı’nın yeniden tüm THY yolcularına dağıtılması için girişimde bulunabilirler. Ünlü reklam yıldızlarına milyon dolarlar aktaran THY, Malatya Kayısısı için bir miktar bütçe ayırsa zarar mı eder? “Onlar kesinlikle beğenilmeyi hak ediyorlar, hatta daha fazlasını…” diyen dönemin ABD Başkanı Barack Obama bile kayısının değerini bilirken, dünya kayısı üretim merkezi Malatya’nın evlatları olarak bizim kayısıya sırtımızı dönmek gibi bir lüksümüz olabilir mi? 

Malatyalı bir ekonomi gazetecisi olarak, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin İstanbul’da katıldığı programları takip etmeye gayret gösteriyorum. Bakanımız çok çalışıyor; Malatya için elini taşın altına koymaktan geri durmuyor. Çok faydalı işler yapacağına kaniyim. Bendenizi bu platformda siz kıymetli okuyucularla buluşturan Maldia Dergisi İmtiyaz Sahibi Bayram Güder Bey’e şükranlarımı sunuyorum.

Hürmet ve selametle…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum