EROL HOCA FARKI ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLADI
Mehmet TÜREL

Mehmet TÜREL

mehmet-turel

EROL HOCA FARKI ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLADI

24 Ekim 2017 - 23:49

Kanımca Yeni Malatyaspor psikolojik eşik sayılan tek haneli rakam sınırını aştı ve bu durum kalan haftalarda daha iyi sonuçları beraberinde getirecektir. Benim ilk yarı puan  tahminim 17 idi, öyle tahmin ediyorum 17’nin altında da kalmayacağız. Kim ne derse desin,  bu durum ilk senesinde ligde kalmayı hedefleyen bir takım için güzel bir tablo. Bazı sabırsız tipler bu takımdan Barselona performansı bekleyebilir, onlara söyleyecek sözüm yok, lakin makul beklentilerde olanlar da eminim benim gibi artık daha umutvar bakıyordur önüne. Trabzon maçına gelecek olursa da, tek kelimeyle Erol Hoca’nın elinin değdiğini anlatan bir müsabaka izledik. Genç teknik adam takım üzerinde farkını hissettirmeye başlamış. İnşallah bu durum önümüzdeki haftalarda da katlanarak devam eder. 
    
MALATYASPORLU OLAN 
BİR ADIM ÖNE ÇIKSIN

Lafa gelince Malatyasporluyuz, gerçekte ise durum çok farklı aslında. Kimisi ‘Şucu’ kimisi ‘Bucu, kimisi de ‘Ocu’!

Siz katıksız Malatyaspor sevgisini ön plana koymuş ve kalbinde bu sevgiyle maçlara gelen birine rastladınız mı hiç bugünlerde?

Haksızlık etmeyelim var elbette, var ama sayıları çok az. Yukarıda bahsettiğim ‘Şucu, ‘Bucu, ‘Ocu’ profillerini biraz daha yakından inceleyelim isterseniz… Adam gazeteci…
Geçmişte başkanın kesesinden yemiş, içmiş, verdiğini giymiş, evinde yatıp kalkmış, e haliyle mesleğini ‘gebelik’ içgüdüsüyle icra etmiş, ancak gün gelip değirmenin suyu kesilince bir anda en azılı Malatyaspor düşmanı olup çıkmış. Bakın ‘başkanın düşmanı’ demiyorum, ‘Malatyaspor düşmanı’ diyorum dikkat buyurun!’ Çünkü onun için kendi menfaati varsa Malatyaspor da var, yoksa yok.

Adam TV’de futbol yorumcusu…

Yönetici buna selam vermiş, ‘Akşam ki programını izledim’ demiş, biraz da pohpohlamış, bu yorumcu olmuş sana en lafını, sözünü bilen, en takımın menfaatine konuşan yorumcu, ama o yönetici bu yorumcuya bir sözünden ya da hareketinden dolayı uyuz olup selamı sabahı kesince, aniden işler tersine dönmüş, ondan sonra da ‘Bu yönetim hırsız’ dan, ‘Bu takım 2 haftaya kalmaz topu atar’a kadar bel altı yorumların ardı arkası kesilmemiş. 

Adam sözde taraftar…

Teknik direktörün biri gelmiş buna sokulmuş, muhabbeti kurup bir iki de telefonlarına cevap vermiş, bu taraftar sırf buna mukabil olmuş sana hakiki taraftar, ancak gün gelmiş teknik direktör kovalanınca, bizim taraftar artık maçlarına bile gelmediği Malatyaspor’un sırf kendi hocası başında olmadığı için küme düşmesini diler olmuş. 

İşte bazılarımız böyle Malatyasporlu!

Ve ne yazık ki bu adamlar kimi zaman dürüst gazeteci, kimi zaman Malatya milliyetçisi futbol yorumcusu, kimi zaman da bileğini kessen kanı sarı kırmızı akan bir taraftar kılığıyla her an yanı başımızda dolaşıyor!

BAYRAK !

Fenerbahçe stadının gönderine o bayrağı çekememek aslında her şeyin özeti…Kulübün nasıl yönetildiği, yönetimin nasıl belirlendiği, transferin nasıl yapıldığı, bütçenin nasıl harcandığı ve alt yapıya hangi gözle bakıldığının özetidir.

Fenerbahçe stadının gönderine o bayrağı çekememek aslında 3 senede temeli olmayan günü birlik başarılarla geldiğimiz noktadan, nasıl paraşütsüz olarak düşüp kafa üstü çakılacağımızın habercisidir. Fenerbahçe stadının gönderine o bayrağı çekememek aslında Süper Lig’in bize ne kadar bol geldiğinin, her işimizin amatörce yapıldığının, bu ligde en zayıf halkalardan birinin biz olduğu gerçeğinin kanıtıdır. Fenerbahçe stadının gönderine o bayrağı çekememek aslında gözümüzün içine bakıla bakıla söylenen yalanların, ağlanacak halimizin, olmayan lobimizin, sahipsizliğimizin fotoğrafıdır. Asker ocağında bize sancağın kutsiyeti, canımız pahasına ona sahip çıkmamız gerektiği öğretilmişti. 

Anlaşılan o ki Yeni Malatyaspor Kulübü o sancağı çoktan kaybetmiş!
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar