Malatya Malatya Olalı Böyle Zulüm Görmedi !

Gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkma gibi bir huyu vardır... Maldia Dergisi ve Maldia Haber olarak, Malatya menfaati noktasında bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da 'sadece habercilik' yaparak gözünüz kulağınız olmaya devam edeceğiz. İşte bugün itibariyle yazılmayan ya da sümen altı edilen bir çok konu ve belgeyle siz değerli Malatyalıların huzurunda olacağız.


Malatya Malatya Olalı Böyle Zulüm Görmedi !

Nasıl görsün ki?

Yıllardır oylarıyla kendisini temsil yetkisi verdiği selef ve halef durumundaki şehrül eminler ‘az çaldın, çok çaldın’ tartışmasına tutuşmuş durumdalar.

Başta Malatya olmak üzere Ak Parti’li bir çok belediyede - siz buna güç zehirlenmesi deyin, biz ülkenin lidere kayıtsız şartsız destek verilmesinin başkaları tarafından kötü emeller için kullanılması diyelim- aşırı bir müsriflik durum hakim.

Hele de Malatya…

Bu belediyeler arasında başı çekecek durumda idi. (Gerçi hala değişen bir şey yok ya, sadece dışarıya değiştiği algısı pompalanıyor.)

İşte yerel seçimlerin ardından Büyükşehir’de göreve gelen Selahattin Gürkan, bir anda söylemleri ve eylemleriyle Malatya’yı bir yolsuzluk sarmalıyla Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Gürkan daha ilk meclis toplantısında, “Hepimiz kemer sıkacağız. Milletin, fakirin, garibin, yetimin hak ve hukukunu koruma noktasında azami hassasiyeti göstereceğiz.” diyerek, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borcunun 1 milyar 778 milyon TL (1 katrilyon 778 trilyon lira) olduğu açıkladı.

 

Tabi ardından eski başkanlardan ardı ardına açıklamalar gelmeye başladı.

En çok da eski başkan- yeni vekil Ahmet Çakır bağırdı çağırdı verilen rakamların yanlış olduğuna dair.

 

Ve oda bakkal hesabıyla kendi borç tablosunu açıkladı.

Selef ve halef başkanların bu tartışması ortaya o kadar trajikomik bir tablo çıkardı ki, Türkiye günlerce bu trajikomik haberle yattı kalktı.

 

Tabi bu tabloyu herkes kendisine yakın olan ismin lehine yorumladığı için vatandaşın da kavganın kimin kavgası olduğunu, paraların nasıl çarçur edildiği durumunu anlaması pek mümkün olmadı.

 

Buna medya da dahil…

Yerel medyada Gürkan’ın tanıtım- reklam adı altında yıllardır yüklüce meblağlar aktarıp kontrol altında tuttuğu bir kesimin olduğu bilinen bir gerçek.

Açıp izleyin- girip sitelerine okuyun, bugün olmuş birinde Gürkan aleyhine tek haber bulamazsınız.

Gürkan’dan kemer sıkma politikası, Gürkan ihaleleri iptal ettirdi, Gürkan’ın politikalarıyla ayda 10 milyon tasarruf ediliyor, menfaatine dokunulan belli bir kesim Gürkan’a sistematik saldırıyor vs.

 

Bu tür manşetlerle bir anda yeni bir halk kahramanı çıkarıldı ortaya.

Aslında bu duruma en başta etki-tepki denkleminin yol açtığını da hatırlatmak lazım.

 

Ak Parti’nin yıllardır değişmeyen ‘ben seçilir, ben seçerim’ havasıyla burnundan tek kıl aldırmayan vekil ve kraldan çok kralcı görevlileri yeni bir halk kahramanının ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

 

Yıllarca kendileri ve çevrelerine çalıştılar. Devlet kurumlarına kendi dost ve ahbaplarını getirdiler. Ak Parti’ye oy vermek ya da davaya gönül vermek onlar için hiçbir zaman önemli bir kriter olmadı.

 

Millet sonunda isyan ederek, ‘bizi bunlardan ancak Selahattin Başkan kurtarır’ dedi ve mecburen başından beri tek tabanca takılan Gürkan’a sarıldı.

 

Yani anlayacağınız Gürkan 2 müze, 1 hamam, birde park yaparak değil, Ak Parti’yi emellerine alet eden kesime karşı oluşan tepkilerden dolayı başkan oldu!

Eğer öyle olmasaydı Battalgazi Belediyesi’ni 130 milyon borç ve seçim öncesi alelacele belediyede işçi aldırılan 150 kişiyle baş başa bırakıp gitmezdi herhalde.

 

NOT: Şimdilik yazımıza burada son verirken, kamuoyuna doğruları aktarma sorumluluğumuzu yerine getirme adına bu ve buna benzer konuları gündeme taşımaya devam edeceğimizi paylaşmak isteriz.