Dr.Boran, İmtihanın Sırrı Allah’a Verilen Sözleri Tutmak

Dr. Abdulcabbar Boran, Allahû Tealâ Mulk Suresi 2. âyette buyuruyor ki: “Hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.”
Dr.Abdulcabbar Boran, yaptığı açıklamada, İnsan yaratılış itibarıyla üstün bir varlık olarak imtihana tâbî tutulmuştur. İmtihan, insanın nefsiyle mücadelesidir.
Allahû Tealâ Mulk Suresi 2. âyette buyuruyor ki: “Hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.”
Sevgili kardeşlerim, Allah bütün insanlara iyiyi de kötüyü de yapabilme kabiliyeti vermiştir. Bu yüzden insanın vazifesi, nefsini tezkiye ederek kötülüklerden arınmaktır. Nefs, fücuru da takvayı da içinde barındırır. Kur’ân-ı Kerim’e göre sadece nefslerini tezkiye edenler kurtuluşa ulaşabilirler.
91/ŞEMS-9: Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.
Hepimiz fizik beden, nefs ve ruh üçlüsüyle yaratıldık ve ezelde ruhlarımızı ölmeden evvel Allah’a ulaştıracağımıza, fizik bedenlerimizi ve nefslerimizi Allah’a teslim edeceğimize dair Allah’a sözler verdik sevgili kardeşlerim.
Elest bezmi insanın Allah’a verdiği bu sözlerin sembolüdür(A’râf Suresi 172. âyet, Mâide Suresi 7. âyet). İmtihanın sırrı da buradadır: Allah’a verdiğimiz sözü tutmak. Nefsimizin afetlerini temizleyip ruhumuzu ölmeden evvel Allah’a ulaştırmakla vazifeliyiz. Bugün insanlar “kalbim temiz” diyerek kendilerini temize çıkarıyor. Oysaki Allahû Tealâşöyle buyuruyor:
53/NECM-32: …Öyleyse nefslerinizi temize çıkarmayın (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi iddia etmeyin). O (Allah), kimin takva sahibi olduğunu daha iyi bilendir.
Nefs yapısı itibarıyla 19 grup afetle donatılmıştır. Bütün hastalıklar nefsin muhtevasındadır. Kin, nefret, yalan, küfür ve daha birçok hastalık… Bu afetler insanı huzursuz ve mutsuz kılar. Şeytanın tesiriyle nefsin kalbi karanlıkla dolar.
Bu sebeple dîn baştan sona nefs tezkiyesidir. Çünkü bizi bütün kötülüklere ve sıkıntılara sokan olay nefsimizin afetleridir. On dokuz hastalıkla başlayan bu yolculuk, Allah’a ulaşmayı dilemekle değişir. Allahû Tealâ tedrici basamaklar içerisinde insanın kemâlatını hedef almış. Nefsini tezkiye etmeyen bir kişi ruhunu ölmeden evvel Allah’a ulaştıramaz.
Allah’a ulaşmayı dilediği zaman Allah bizi mürşidimize ulaştırıyor ve tâbiiyetimizle birlikte ruhumuz vücudumuzdan ayrılıp seyr-i sülûk üzerinden Allah’a doğru yola çıkıyor. Unutmayın sevgili kardeşlerim, siz sadece dileyeceksiniz, ruhunuzu Allah Kendisine ulaştıracak. Bu yolculuk yedi kademeli nefs mertebesiyle gerçekleşir: Emmare, levvame, mülhime, radiye, mardiyye ve tezkiye. Nefs bu kademeler boyunca aklanırken ruhunuz da yedi gök katını aşar ve Allah’ın Zat’ına ulaşır.
35/FÂTIR-18: ...Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o takdirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Nefs mertebelerinin aşılması mürşidinize tâbiiyetten sonra yapacağınız zikrinize bağlıdır. Zikir kalbi nurlandırır, nefsi arındırır. Ruhun gök katlarında yükselmesi buna bağlıdır. Allahû Tealâ’nın yardımıyla kalbe yüzde elli bir nur taşındığında insan emaneti Allah’a teslim eder ve evliya olur.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor ki: “men arefenefsehu fekad arefe Rabbehu: Nefsine arif olan, Rabbine arif olur." Aclunî, Keşfül-Hâfâ II/343 (2532).
Eğer Rabbimize arif olmak istiyorsak nefsimizi tezkiye ve tasfiye etmek mecburiyetindeyiz sevgili kardeşlerim. Bunun için yapmamız gereken tek şey, bir dileğin sahibi olmak. “Ey Yüce Allah’ım, ben de ruhumu ölmeden evvel Sana ulaştırmak istiyorum. Beni de ermiş evliyalarından kıl.” şeklinde kalbî bir dileğin sahibi olursanız, kendinizi şeytana kul olmaktan kurtardınız demektir. Zikrinize paralel olarakKur’ân’daki yedi safha dört teslimi adım adım yaşarsınız. Ne zaman daimî zikre ulaşırsanız nefsinizin kalbinde hiç afet kalmaz. On dokuz grup afetin yerine on dokuz grup fazilet gelir. Artık şeytanın kapısı kapanır, takva kapısı açılır. Böyle bir insan için imtihan bitmiştir; çünkü kalbi tamamen Allah’ın nuru ile dolmuştur. Bu kişi Rabbine de arif olmuştur.
Allah hepinizden razı olsun.
DR. ABDULCABBAR BORAN
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.