Yılbaşı nedir? 25 Aralık tarihinde başlayan yaklaşık bir hafta süreyle kutlanan Noel ve Yılbaşı, Avrupa ve Amerika kıtası ülkelerinde başta olmak üzere dünyada Hristiyan toplumlarca icra edilen kutlamalardır.\r\n\r\nPeki ya yılbaşı ya da Noel’in biz de kutlanmasını nasıl karşılarsınız? Bu soruyu kendimize sorduktan sonra kendimize yakın bir isim olan, Necip Fazıl Kısakürek’e isnat edilen “ Yedi Hristiyan bir danaya ortak olmadıkça, çam ağacı süslemem!” deyişiyle hatırlatmak istiyorum.\r\n\r\nElbette ki yılbaşı kutlanmamalı demiyoruz. Ancak sırf Batılı toplumlarca kutlanıyor olmasından ötürü bizlerin de onlar gibi kutlamalar yapması çok doğru olmasa gerek... Son zamanlarda artış göstermeye başlayan Batı menşeili kültür istilasının Türkiye ve Türk dünyasına getirilerinden biri de hiç kuşkusuz yılbaşı kutlamalarıdır. Bu kutlamalar zamanın çağdaş Batısının bilimini almaktan ziyade onlara benzeme, tıpkı onlar gibi olma yarışına dönüşmüş olması aşikârdır. Batıyı her anlamda taklit etmek hataların en büyüğüdür fikrimce… Neden onlar gibi olma isteği ve arzusu peyda olmakta? Kültürel üstünlükleri mi söz konusu acaba? Batılı toplumlar kültürünü hiçe saymazken bizlerin kendi kültürüne olan düşmanlığı da neden? Ne zaman başkaları gibi yaşamaktan vazgeçeceğiz? Ne zaman kendimiz olma yolunu seçeceğiz? Özenti bir kültür, özenti bir gençlik, özenti bir kişilikle nereye kadar ilerleyebileceğiz? Acaba daha ne kadar kendi kültürümüzü çağdaşlaşma ve medeniyetleşme başlıkları altında ipotek altında tutacağız?\r\n\r\nHiç kimse inkâr edemez ki; bir devletin ve milletin zayıflamasının asıl sebebi Batılılaşmadır. Yani Avrupalılaşma… Bu tür olaylar hiç kimseyi olmasa da Müslüman memleketleri ancak felakete ve karanlığa sürükler. Batı kanunları Hristiyanlığa menşeidir, bizler ise Müslüman... Avrupa başkadır, Türkiye başka. İstanbul başkadır, Malatya başka… Batı kanunlarıyla bizlerin örf ve adetleri birbirine taban tabana zıttır. Onların kültürü başkadır, bizim kültürümüz bambaşka. Çünkü bizim kültürümüz İslamiyet’ten etkilenerek yücelmişken onların ki gayri İslami kaynaklıdır. Burada hiçbir toplumu, hiçbir yapıyı, hiçbir ideolojiyi küçümsediğim yok! Sadece farkındalığımızı görme zamanı diye düşünüyorum. Yılbaşı kutlamaları başlığı altında Müslüman halkların arasında gayri İslami olaylar sergilenmekte ve insanımız kendisini günahın pençesinde bulmaktadır. İnsanlar, bir gecelik hazır lezzeti belki bin yıllık zor elde edilebilecek bir hayata tercih etmektedirler. Ne yazık ki; bütün bütün yok olmakla yüz yüze kalmış bir kültürün tutunması muhtemel değil ve ilerlemesi de mümkün olmayabilir.\r\n\r\nMedeniyet denilen maskara mahlûku görün:\r\n\r\nTükürün maskeli vicdanına asrın, tükürün! (M.Akif ERSOY)\r\n\r\n \r\n\r\nEvet, yılbaşı kutlanmasın demiyoruz ancak Batılılar gibi kutlanmasın diyoruz. İyi bir gelecek hazırlamakta, var olan geleceği yok etmekte bizim elimizde… Tüm ihtimalleri göz önünde tutup artık kendimiz olma yolunda ilerlemeli, özlemini duyduğumuz geçmişle bugün arasında bir köprü kurmalı ve biz olmalıyız, başkası değil! Zira kendimizi karanlık, kaypak, rezil bir gelecekte bulabiliriz…\r\n