Toplum olarak nereye geldik biz böyle? Değerlerimizi nasıl da hiçe saydık? Bir zamanlar ne büyük ideallerle çıktığımız yola nasıl da ihanet eder olduk?\r\n\r\nToplumumuzdan, manevi değerlerimizden, kıymetli gördüğümüz, paha biçemediğimiz insanlardan; daha doğrusu bizi, biz yapan kişilerden; Annelerimiz ve babalarımızdan nasıl da ayrıldık, uzaklaştık, yabancılaştık…\r\n\r\nBir zamanlar bizler için bütün varlığını feda edercesine, bütün benliklerini yok sayarcasına, fedakârca çabalayan, zamanın bir diliminde başköşelere oturttuğumuz, hürmette kusur etmediğimiz, sıkça ziyarette bulunduğumuz, belki onlar olmasa “yaşayamam” dediğimiz nadide, güzide, muhterem, muhteşem, mükemmel, mümtaz ve mualla şahsiyetler olan anne ve babalarımızdan nasıl da utanır olduk…\r\n\r\nBir zamanlar evimizin direği, evde olanları en son duyan, batan gemiyi en son terk eden muhteşem insan, kahraman bir babamız vardı. Evet, babalar en kutsal varlıklar olan annelerimizin gölgesinde kalan gizli kahramanlardır! Ve bir zamanlar evladım deyip içi yanarcasına gözyaşı döken annelerimiz vardı. Bugün o insanlar nezdimizde nasıl bir duruma geldiler? Bunu görmek ve bilmek çok zor olmasa gerek. Eğer ki insanlık olarak bu durumu idrak edemeyecek, göremeyecek kadar bakar kör olduysak, huzurevlerini ziyaret etmemiz bizlere kâfi gelecektir kanaatindeyim…\r\n\r\nYıllarca deli gibi bizler için çalışırken, bebekken hiç büyümeyeceğini düşündüğü yavrularının yaptığı yanlışlardan bugün bellerini doğrultamaz oldular. Bizlerin akıbeti için, mutlu olabilmemiz adına, onların çektikleri sıkıntıları bizler de çekmeyelim diye kendi hayatlarını biz çocukları için seferber eden o insanlar şu an nerede? Yoksa yaşlandıkları, bakıma muhtaç bir duruma geldikleri için bakımevlerindeler mi? Ne oldu değerlerimize? Elimizin tersi ile pervasızca ittik mi bir kenara? Ne oldu şairin “Ana gibi yar, vatan gibi diyar bulunmaz” dizelerine? Ne oldu, bir zamanlar kalbimizin başköşelerinde oturttuğumuz baş mimarlarımıza? Ne oldu bizi 9 ay 10 gün karnında taşıyan o annenin doğum anındaki feryadına? Ne oldu kendisine bir çift ayakkabı alamazken çocuğuna üç çift ayakkabı alan babanın çaresizliğine? Gece çocuğu ağlıyor diye haftalarca uykusuz kalan o şefkat kahramanlarının sevgisine ne oldu? Ne oldu biliyor musunuz? 70 yıllık değeri 1 günde yerle bir ettik. 70 yıllık ana-babasını, 10 günlük sevgilisine (eşine demiyorum sevgilisine diyorum) değişen bir zihniyet peyda oldu…\r\n\r\nEvet, biz bütün değerlerimizi yok saydık, kendimizi sıfıra indirgedik, kendi değerlerimize, kendi inancımıza, kendi toplumumuza; biz kendi kişiliğimize ihanet ettik maalesef… Biz mi vefasız, bizden öncekiler mi vefasız? Tarih mi şuursuz, tarihseller mi bilemiyorum. Lakin evladın vefasızlığı bahis mevzuu… Geldiği yeri unutanlar, gideceği yolda kaybolurlar.\r\n\r\nSizler büyük insanlarsınız,\r\n\r\nKardan sonra gelen kocaman bir baharsınız!\r\n\r\nEn büyük sevdamız, sizler bize yârsınız,\r\n\r\nBahar çiçeklerimiz; iyi ki, iyi ki siz varsınız…\r\n\r\n(Mahmut KARADENİZ)\r\n\r\nVe bu yazıyı yazarken gözyaşlarıma hâkim olamadığımı da ayrıca âcizane ifade etmek isterim… Bizim gibi toplumlarda, evlatlarına değer veren, her şeye rağmen onlar için her şeyini feda eden annelerimizin ve babalarımızın önünde sevgiyle ve saygıyla eğiliyorum…\r\n\r\nSİZLER BÜYÜK İNSANLARSINIZ… VE İYİ Kİ VARSINIZ…\r\n