ÂŞEKA
Âşk nedir ey sevgili? Ya da âşkın nasıl bir dünya olduğunu hissettiniz mi hiç? Çokta yabancı olmayan bir kelime aslında. Âdem’den bu yana vardı.İnsanların içine düşüp de yandığı ya da kendini adayıp yeniden uyandığı esrârlı bir kelime. Neden mi ? Çünkü âşk kelamının geçmişine bir bakacak olursanız şu bilgilere ulaşırsınız:\r\n\r\n’’Aslı Arapça olan bir kelimedir. Âşeka kelimesinden gelmiştir. Âşeka, Arabistan’da bir sarmaşığın adıdır. Öyle bir sarmaşık ki bir ağaca sarıldığında ağacı kurutuyor.
\r\nO zamanın edipleri insanlardaki bu aşk halini bu sarmaşığa benzetmişlerdir.
\r\nNasıl ki sarmaşık, çepeçevre sardığı ağacın suyunu emerse, onu soldurup zayıflatırsa ve hatta bazen kurutursa, aşk derecesindeki sevgi de; sevenin sevdiğinden başkasına ilgi duymamasına ve onu sarartıp soldurmasına sebep olur. İşte belki de bu yüzden aşk aşeka'dan türemiştir.”\r\n\r\nSizce aşk baktıkça doyamamak mı yoksa bakmaya kıyamamak mıdır? Peki ya söyleyin bana hangi aşk daha büyüktür? Söylenip dile düşen mi yoksa söylenmeyip yürek deşen mi?\r\n\r\nAşk, aşk, aşk…. Bu kelimeyi görünce bazılarınızın kalbinde tıpkı elektrik çarparcasına cızırtılar çıktığını duyar gibiyim. Ve bazılarınızda ise tıpkı gök gürlemesine benzer büyük şimşeklerin çaktığını… Küçücük bir kelime belki, ama çok büyük duyguları, endişeleri hüzünleri, umutları, gözyaşlarını, mutluluklar vs. içinde barındıran bir derya… Hatta bazıları için aşk; üç harf, tek hece ama her gece.\r\n\r\nAşkın her insanda çağrıştırdığı mânâ birbirinden farklı düşünce ya da duyguaczeder. Kimine göre cefadır aşk, kimine göre sefa. Kimisi ağlar aşk denince, kimisi güler. Kimi dertlenir aşkı duyunca kimisi sevinir. Ama bence aşk, ölümün ta kendisidir sevgilinin huzurunda. ‘Hiç’ olmaktır âşk. Herşeyi bir kenara bırakıp bir şeye yönelmektir.\r\n\r\nÖyle zannediyorum ki; günümüzde, toplumumuz nezdinde aşk pek fazla şey ifade etmemekte. Zira her aşk, her ağızda sakız bugün. Ancak görülememiş bir şey var. Hoşlanmak ayrıdır, sevmek ayrı. Sevmek ayrıdır, ölmek ise apayrı. Nice kendini âşık sanan zavallılar var maalesef. Ve nice kendine aşık olduklarını sandıklarıyla avunan biçareler. Bugün sevdalar bir başka olmuş maalesef paşam! Sevmek bir başka, duymak bir başka, ölmek bir başka…\r\n\r\n Farklı bir pencere aralıyorum ve asıl insanlara dönüyorum. Aşk denince sizin de zihninizde beliren iki insana. Mevlana Celaleddin-i Rûmi ve Tebrizli şems. Bakın onlar ne diyorlar aşk için…\r\n\r\n“Şimdiki insanlar kendilerine maşuk aramıyorlar. Bencil duygularına köle arıyorlar. Köleyi buluyorlar fakat aşkı bulamıyorlar.”             (MEVLANA)\r\n\r\n“Sevdiğini mertçe seven kişi, pervane gibi özler ateşi. Sevipte yanmaktan korkanın, masal anlatmaktır bütün işi.”                                    (ŞEMS)\r\n\r\nİşte aşk bu olsa gerek. Kelebeğin mum alevine olan sevdası. Sevdiğine kavuşmak değil, sevdiğinin kendi sevdiğine kavuşmasıdır aşk. Öyle müthiş bir kelimedir ki; kâinatın bile yaratılma sebebidir aşk. “Habibim, sen olmasaydın kâinatı yaratmayacaktım” fermanıdır aşk. Madem varoluşun mayası aşktır. O halde büyük aşk, hiç şüphesiz aşkı yaratana duyulan aşktır. Bu nedenle aşkın karşılığı fani mahbuplarda aranmaz. Aşkın mahiyeti kelimelerle anlatılmaz, satırlara da sığmaz. Ancak tadanlar bilirler aşkın anlamını.\r\n\r\nHerkes bilir ki güneşin varlığına delil yine güneşin kendisidir. Bu nedenle aşkın tarifini yine aşk yapabilir. Ya dokunmayacaksın ya da incitmeyeceksin… Ne diyorAşık Hüdai:\r\n\r\n“Çalamazsın aşkın sazını,\r\n\r\nNe perdeye dokun ne teli incit.\r\n\r\nÇekemezsen gülün nazını,\r\n\r\nNe dikene dokun ne gülü incit.”\r\n\r\nAşk bakidir insan ise fani. Geçici bir varlığa ebedi bir anlam yüklemek manasızdır. Yüklense dahi boşa çıkar. Dünyevi aşkların çoğunun, hatta tamamına yakınının sonu hüsranla bitmiştir. Ne Mecnun Leyla’sına, ne TahirZühre’sine ve ne de Ferhat Şirin’ine kavuşamamıştır. Buna inanmayan varsa lütfen kalbine yönelsin…\r\n\r\nMutlaka geçmişten kalan harabelerle karşılaşacaktır. İnsanımızın kaybettiği nokta budur. Fani bir varlık olan insana baki bir muhabbet duymak! Siz hiç sonsuza uçan bir uçak gördünüz mü? Uçamaz! Benzini biter…\r\n\r\nYine o büyük aşk insanı Mevlana’nın dizeleriyle yazıma son vermek istiyorum;\r\n\r\n“Aşk beni arif etti,\r\n\r\nİnceltti zarif etti.\r\n\r\nBen aşkı bilmez idim,\r\n\r\nAşk beni tarif etti…”\r\n\r\nNOT: 14 Şubat sevgililer gününüzü can-ı gönülden tebrik ederim.Gerçek sevgiliye ulaşabilmeniz ümidiyle…\r\n