Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu, Başkan Sami Er yönetiminin mali politikalarını tartışmaya açtı. Borçlanma sınırının 2 milyar 955 milyon lira aşılması, kredilerde 2 milyar 951 milyon liralık ek mali yük oluşması, MOTAŞ’a 835 milyon lira aktarılması ve 605 milyon liraya alınan 91 iş yerinin verimli kullanılmaması dikkat çekti. Raporda yer alan 25 ayrı bulgu, belediyede mali disiplin, ihale süreçleri ve kamu kaynaklarının yönetimi konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde yönetim anlayışı, mali disiplin ve kamu kaynaklarının kullanımı yeniden tartışma konusu oldu. Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısından borçlanma politikasına, şirketlere aktarılan kaynaklardan taşınmazların kullanımına kadar birçok alanda dikkat çekici tespitleri ortaya koydu.
Ekim 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 74 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 4, diğer mali ve idari uygulamalara ilişkin 21 olmak üzere toplam 25 denetim bulgusuna yer verildi.
Ortaya çıkan tablo, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin yalnızca borç yüküyle değil, kaynakların verimli kullanılması, gelirlerin artırılması ve idari süreçlerin mevzuata uygun yürütülmesi konusunda da önemli sınavlarla karşı karşıya olduğunu gösterdi.
Depremin ağır yaralarını sarmaya çalışan Malatya’da vatandaşlar hizmet beklerken, belediyenin mali kaynaklarını nasıl yönettiği ve kamu parasının ne kadar verimli kullanıldığı da doğal olarak kamuoyunun gündeminde yer alıyor.
BORÇLANMA SINIRI 2 MİLYAR 955 MİLYON LİRA AŞILDI!
Sayıştay raporunun en dikkat çekici başlıklarından biri, Malatya Büyükşehir Belediyesinin borçlanma politikası oldu.
Rapora göre belediyenin 2025 yılı için yasal borçlanma limiti 13 milyar 349 milyon 526 bin lira olarak hesaplandı. Ancak yıl sonu itibarıyla toplam borç stoku 16 milyar 305 milyon 32 bin liraya ulaştı.
Böylece yasal borçlanma sınırının 2 milyar 955 milyon 505 bin lira aşıldığı tespit edildi.
Üstelik bu durum yalnızca 2025 yılıyla sınırlı kalmadı. Sayıştay, borçlanma limitinin 2023 ve 2024 yıllarında da aşıldığını belirledi. Raporda, 2024 yılında borçlanma limiti 7 milyar 792 milyon lira olmasına rağmen toplam borç stokunun 17 milyar 222 milyon liraya ulaştığı bilgisi yer aldı.
Belediye yönetimi ise 2025 yılı borç stokunun yüzde 87,17’sinin kamu bankalarına olan kredi borçlarından oluştuğunu, kredilerin önemli bir bölümünün 2023 yılının son çeyreğinde kullanıldığını bildirdi. Mevcut gelirlerle kredi taksitlerinin karşılanamadığına dikkat çeken yönetim, borçların azaltılması amacıyla tasarruf ve gelir artırıcı tedbirlerin uygulandığını açıkladı.
Ancak ortaya çıkan rakamlar, belediyenin mali yapısında geçmiş dönemlerden devreden borçların önemli bir baskı oluşturduğunu gösteriyor.
Malatya kamuoyu şu soruların yanıtını bekliyor: Borç yükünün azaltılması için hangi somut adımlar atıldı, belediyenin gelir-gider dengesi nasıl iyileştirilecek ve bu tablonun gelecekteki yatırımlara etkisi ne olacak?
KREDİLERDE 2,9 MİLYAR LİRALIK EK MALİ YÜK!
Belediyenin borçlanma tablosundaki bir diğer çarpıcı başlık ise vadesinde ödenemeyen ve yeniden yapılandırılan banka kredileri oldu.
Sayıştay denetiminde, başlangıçta 3 milyar 62 milyon lira anapara ve 8 milyar 199 milyon lira faiz yükü bulunan 30 ayrı kredinin taksitlerinin zamanında ödenemediği belirlendi.
Farklı tarihlerde yeniden yapılandırılan kredilerin 31 Aralık 2025 itibarıyla toplam anapara ve faiz yükü 14 milyar 213 milyon liraya yükseldi.
Sayıştay raporuna göre bu süreçte başlangıçtaki toplam geri ödeme yüküne kıyasla 2 milyar 951 milyon 467 bin liralık ek mali yükümlülük oluştu.
Kredilerin büyük bölümünün cari giderlerde kullanıldığına da dikkat çekilen rapor, belediyenin mali kaynakları üzerindeki baskıyı gözler önüne serdi.
Elbette deprem sonrası Malatya’nın ihtiyaçları ve geçmiş dönemlerden devreden yükümlülükler dikkate alınmalı. Ancak kamu kaynaklarını yönetmekle sorumlu belediye idaresinin, borçların maliyetini azaltacak ve bütçenin sürdürülebilirliğini sağlayacak politikaları da ortaya koyması gerekiyor.
Borçların yeniden yapılandırılması tek başına bir çözüm olarak görülemez. Asıl mesele, belediyenin neden bu mali yükle karşı karşıya kaldığı ve bundan sonra nasıl bir yol haritası izleyeceğidir.
605 MİLYON LİRAYA ALINAN 91 İŞ YERİNİN 60’I SÖZLEŞMESİZ!
Sayıştay raporunda Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’ndeki iş yerlerine ilişkin tespitler de dikkat çekti.
Belediyenin 2023 yılında kredi kullanarak KDV dâhil 605 milyon 658 bin liraya satın aldığı 91 iş yerinin 60’ının ihale yapılmadan ve yasal kira sözleşmesi düzenlenmeden kullanıldığı belirlendi. Diğer 31 iş yerinin ise satın alındıkları tarihten itibaren atıl durumda kaldığı tespit edildi.
Başka bir ifadeyle, yüz milyonlarca liralık kaynakla satın alınan taşınmazların önemli bir bölümünde sözleşme ve gelir elde edilmesi konusunda sorunlar ortaya çıktı.
Belediye yönetimi, sözleşmesiz kullanılan taşınmazlarla ilgili ecrimisil işlemlerinin başlatıldığını, yerinde tespitler yapıldığını ve tahliye amacıyla tebligat gönderildiğini bildirdi.
Peki, milyonlarca liralık kaynakla alınan iş yerleri neden zamanında ve mevzuata uygun biçimde değerlendirilemedi? Bu taşınmazlardan ne kadar gelir elde edildi, atıl bırakılan iş yerlerinin belediye bütçesine maliyeti ne oldu?
Malatya’da esnaf ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, belediyenin elindeki ticari taşınmazları etkin biçimde değerlendirmesi beklenirken ortaya çıkan bu tablo ciddi bir yönetim ve planlama sorgulamasını beraberinde getiriyor.
MOTAŞ’A 835 MİLYON LİRA AKTARILDI, NESNEL KRİTERLER TARTIŞMA KONUSU OLDU!
Malatya Büyükşehir Belediyesinin ulaşım şirketi MOTAŞ’a aktardığı kaynaklar da Sayıştay denetiminin önemli başlıkları arasında yer aldı.
Raporda, 2025 yılı içerisinde MOTAŞ’a toplam 835 milyon lira gelir desteği sağlandığı belirtildi.
Ancak hangi hatlara ne kadar destek verileceğinin belirlenmesinde nüfus, hat uzunluğu ve yolcu sayısı gibi ölçütler üzerinden nesnel ve ölçülebilir bir hesaplama yapılmadığı tespit edildi.
Sayıştay, desteğin ücretsiz veya indirimli yolcu taşımacılığına ilişkin somut verilere dayandırılmadığını ve uygulamanın şirketin faaliyet zararını dolaylı olarak karşılaması niteliği taşıdığını değerlendirdi.
Belediye yönetimi ise desteğin şehir içi ulaşımın kesintisiz sürdürülmesi, deprem sonrasında ortaya çıkan ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması ve ücretsiz ya da indirimli taşımacılığın devam ettirilmesi amacıyla sağlandığını açıkladı. Ödemelerin mevzuattaki ölçütlere göre yeniden düzenlenmesi için çalışma başlatıldığı da bildirildi.
Şehir içi ulaşımın sürdürülmesi elbette önemli. Ancak yüz milyonlarca liralık kamu kaynağı aktarılırken hesap verebilirlik ve ölçülebilir kriterler de aynı derecede önem taşıyor.
Malatya halkının bilmesi gereken, bu desteğin hangi hesaplamalara göre belirlendiği, hangi hizmetlerin karşılığında kullanıldığı ve sağlanan kaynağın ulaşım hizmetlerine nasıl yansıdığıdır.
BELEDİYE TAŞINMAZLARI İHALESİZ DEVREDİLDİ!
Sayıştay, belediyenin mülkiyetinde veya kullanımında bulunan bazı taşınmazların işletme haklarının ihale yapılmadan belediye şirketlerine devredildiğini de tespit etti.
Raporda, bu işlemlerin mevzuatta öngörülen ihale ve yetki kurallarına uygun yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Taşınmazların işletme hakları devredilirken şeffaflık, rekabet ve kamu yararı ilkelerinin gözetilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Kamuya ait taşınmazların nasıl ve hangi koşullarda işletileceği, belediye bütçesini doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle söz konusu işlemlerin mevzuata uygunluğu kadar, belediyeye sağladığı ekonomik faydanın da açıkça ortaya konulması gerekiyor.
TİCARİ PLAKALAR İHALESİZ VE SÜRESİZ TAHSİS EDİLDİ!
Denetim raporunda ticari araç plakalarının kullanım haklarına ilişkin işlemler de yer aldı.
Sayıştay, ticari plakaların kullanım haklarının ihale yapılmadan ve süre sınırı belirlenmeden tahsis edildiğini tespit etti. Raporda, bu uygulamanın belediyenin gelir elde etme imkânlarını ve rekabet koşullarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Ticari plaka kullanım haklarının ihale mevzuatı çerçevesinde ve belirli sürelerle verilmesi gerektiği vurgulandı.
Belediyenin gelir elde etme potansiyeli taşıyan hakları hangi koşullarda tahsis ettiği, kamu yararının nasıl korunduğu ve bu uygulamanın mali sonuçlarının ne olduğu kamuoyuna açıklanması gereken konular arasında bulunuyor.
RUHSATSIZ FAALİYET GÖSTEREN AVM TESPİTİ!
Sayıştay incelemesinde, Malatya Büyükşehir Belediyesinin görev alanında bulunan bir alışveriş merkezinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği de belirlendi.
Raporda ruhsatlandırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve ilgili mevzuat kapsamında gerekli denetimlerin yapılması gerektiği ifade edildi.
Ruhsat ve denetim süreçleri yalnızca idari bir formaliteden ibaret değil. Kamu düzeni, mevzuata uyum ve işletmeler arasında eşit uygulama bakımından büyük önem taşıyor.
DOĞRUDAN TEMİN ALIMLARINDA PARÇALARA BÖLME TESPİTİ!
Sayıştay raporunda belediyenin bazı hizmet alımlarını doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek gerçekleştirdiği tespitine de yer verildi.
Rapora göre 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri için iki ayrı işlemle toplam 980 bin 600 lira artı KDV tutarında hizmet alındı.
30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri için iki ayrı doğrudan temin işlemiyle 1 milyon 274 bin 750 lira artı KDV harcama yapıldı.
Deprem konutlarının teslim törenine ilişkin tanıtım materyalleri için de toplam 1 milyon 248 bin 741 lira artı KDV tutarında iki ayrı alım gerçekleştirildi.
Sayıştay, aynı kapsamda değerlendirilebilecek ihtiyaçların parasal sınırların altında kalacak biçimde bölünerek aynı yüklenicilerden satın alınmasını ihale mevzuatına aykırı buldu.
Kamu ihalelerinde temel ilke; şeffaflık, rekabet ve kamu kaynaklarının en verimli biçimde kullanılmasıdır. Bu nedenle söz konusu bulguların açıklığa kavuşturulması ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.
BÜTÇEDE HEDEFLER TUTMADI: 8,5 MİLYAR GELİR, 8,9 MİLYAR GİDER!
Belediyenin 2025 yılı bütçe gerçekleşmeleri de mali yönetim açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
Başlangıç bütçesi 13 milyar 500 milyon lira olarak belirlenen belediyenin yıl sonu net bütçe gelirleri 8 milyar 525 milyon 826 bin lirada kaldı. Bütçe giderleri ise 8 milyar 891 milyon 445 bin lira olarak gerçekleşti.
Böylece gelir ve gider arasında yaklaşık 365 milyon 619 bin liralık fark oluştu.
Gelir gerçekleşme oranı yüzde 63,15 seviyesinde kalırken, başlangıçta öngörülen gelir hedefinin yaklaşık 4 milyar 974 milyon liralık bölümü gerçekleşmedi.
Özellikle 5 milyar 730 milyon lira olarak tahmin edilen bağış ve yardım gelirlerinden yalnızca 248 milyon 604 bin lira tahsil edilmesi dikkat çekti.
Bu tablo, bütçe hazırlanırken belirlenen gelir hedefleri ile yıl sonunda gerçekleşen rakamlar arasındaki büyük farkı ortaya koyuyor. Belediyenin gelir tahminlerini hangi gerekçelerle oluşturduğu, gerçekleşmeyen gelirler karşısında nasıl bir mali planlama yaptığı ve giderlerini hangi önceliklere göre belirlediği önem taşıyor.
2,6 MİLYAR LİRALIK YATIRIM HARCAMASINA RAĞMEN ÖDENEKLERİN YARISI KULLANILDI!
Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılında sermaye giderleri 2 milyar 659 milyon lira olarak gerçekleşti. Buna karşılık sermaye giderleri için ayrılan 5 milyar 117 milyon liralık toplam ödeneğin yaklaşık yüzde 52’si kullanıldı.
Mal ve hizmet alımlarına 4 milyar 39 milyon lira, cari transferlere 1 milyar 123 milyon lira, personel giderlerine 549 milyon lira ve bütçe kapsamında faiz giderlerine 230 milyon lira harcandı.
Bu rakamlar, belediyenin bir yandan yatırımlarını sürdürürken diğer yandan borçlar ve cari hizmet giderleri nedeniyle önemli bir mali yük taşıdığını gösteriyor.
Ancak depremden ağır etkilenen Malatya’da yatırım ödeneklerinin ne kadarının hangi projelere harcandığı, kullanılamayan ödeneklerin neden gerçekleşmediği ve yatırımların kentteki ihtiyaçlara ne ölçüde cevap verdiği de açıklığa kavuşturulmalı.
Çünkü önemli olan yalnızca bütçede yatırım için kaynak ayırmak değil, ayrılan kaynağı zamanında, doğru yerde ve kamu yararına uygun biçimde kullanabilmektir.
48 MİLYAR LİRALIK VARLIK, AĞIR BORÇ VE LİKİDİTE BASKISI!
Belediyenin 2025 yılı bilançosunda toplam varlık büyüklüğü 48 milyar 22 milyon lira olarak kaydedildi. Maddi duran varlıklar 44 milyar 604 milyon liraya, öz kaynaklar ise 31 milyar 444 milyon liraya ulaştı.
Buna karşılık kısa vadeli yabancı kaynaklar 5 milyar 646 milyon lira, uzun vadeli yabancı kaynaklar 10 milyar 931 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
Belediyenin yıl sonu banka hesaplarında 559 milyon lira bulunurken, dönen varlıkları 2 milyar 268 milyon lira seviyesinde gerçekleşti.
Kısa vadeli yükümlülüklerin dönen varlıkları aşması, kısa vadeli borçların karşılanması açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir gösterge olarak öne çıktı.
Öte yandan faaliyet sonuçları tablosunda enflasyon düzeltmesi dâhil 12 milyar 154 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu yer aldı. Ancak muhasebe kayıtlarındaki bu sonuç, belediyenin aynı tutarda nakit fazlasına sahip olduğu veya borç yükünün ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Dolayısıyla belediyenin mali durumunu değerlendirirken yalnızca toplam varlık büyüklüğüne değil, nakit akışına, borçların vade yapısına ve mevcut gelirlerin yükümlülükleri karşılama kapasitesine de bakılması gerekiyor.
MASKİ, MOTAŞ VE YAPIM İŞLERİNDE DİKKAT ÇEKEN EKSİKLİKLER
Sayıştay raporunda Büyükşehir Belediyesi ile MASKİ arasındaki karşılıklı borç ve alacak kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı belirtildi.
MOTAŞ’ın borçları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen belediye taşınmazlarının ilgili sermaye hesaplarına kaydedilmediği, belediye adına tapuda kayıtlı bazı taşınmazların değer tespit işlemlerinin tamamlanmadığı da tespitler arasında yer aldı.
Ayrıca MASKİ ve ilçe belediyelerince Büyükşehir Belediyesine aktarılması gereken çevre temizlik vergisi paylarının yeterince takip edilmediği rapora yansıdı.
Yapım işlerinde ise uygulama projelerinde hatalar, birden fazla proje değişikliği, iş programlarının sözleşmedeki ödenek dilimlerine uygun hazırlanmaması ve iş artışı ile fiyat farkı ödemelerine rağmen bütün riskler sigorta poliçelerinin güncellenmemesi gibi eksiklikler belirlendi.
Bazı yapım işlerinde süre hesaplamalarına ilişkin mevzuata aykırı uygulamaların bulunduğu da ifade edildi.
Bu tespitler, belediyenin mali işlemlerinin yanı sıra proje yönetimi, sözleşme takibi ve kurumlar arasındaki mali kayıtların uyumu konusunda da dikkatli bir incelemeye ihtiyaç bulunduğunu gösteriyor.
SAYIŞTAY’DAN 25 BULGU: MALATYA KAMUOYU AÇIKLAMA BEKLİYOR!
Sayıştay Başkanlığının raporunda katı atık yönetimi, hafriyat denetimleri, kazı gelirlerinin muhasebeleştirilmesi, belediye şirketlerinin sorumluluğundaki bakım ve onarım harcamalarının belediye tarafından karşılanması, vekâleten görevlendirmeler ve yatırım avanslarının mahsubu gibi başlıklarda da eksikliklere dikkat çekildi.
Belediye yönetimi, çeşitli bulgulara verdiği cevaplarda deprem sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçları, geçmiş dönemlerden devreden borçları ve hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi zorunluluğunu gerekçe gösterdi. Ayrıca bazı eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar başlatıldığını bildirdi.
Ancak deprem gerçeği, belediyenin karşı karşıya bulunduğu mali zorlukları açıklayan önemli bir unsur olsa da kamu kaynaklarının etkin, verimli ve mevzuata uygun kullanılması sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve yönetiminin, Sayıştay raporundaki 25 bulguya ilişkin kamuoyunu ayrıntılı biçimde bilgilendirmesi gerekiyor. Hangi eksiklikler giderildi, hangi konularda işlem başlatıldı, borç yükünü azaltmak için hangi somut hedefler belirlendi ve belediyenin mali yapısı önümüzdeki dönemde nasıl sürdürülebilir hâle getirilecek?
Malatya, 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışırken belediyeden beklenen yalnızca proje açıklamak ve yatırım rakamları paylaşmak değil; aynı zamanda kamu parasını doğru yönetmek, gelirleri artırmak, gereksiz maliyetleri azaltmak ve her kuruşun hesabını verebilmektir.
Sayıştay raporunda ortaya konulan bulgular, Büyükşehir Belediyesinin mali yönetimi ve idari uygulamalarının daha yakından sorgulanmasını gerektiriyor. Başkan Sami Er yönetiminin bu tespitlere nasıl yanıt vereceği ve hangi somut adımları atacağı ise önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacak.
Malatya’nın ihtiyacı; borç yükünü büyüten, kaynakların kullanımında soru işaretleri oluşturan ve bütçe hedeflerinin gerisinde kalan bir mali tabloyu sürdürmek değil, şeffaf, hesap verebilir ve sonuç üreten bir belediyecilik anlayışıdır.
Çünkü belediyecilikte başarı yalnızca harcanan parayla değil, kamu kaynaklarının ne kadar doğru kullanıldığı ve bu kaynakların Malatya’ya ne kadar hizmet olarak döndüğüyle ölçülür.