Samimi bir Protesto Mu, Hesaplı Bir Eylem Mi?
Reklam

Samimi bir Protesto Mu, Hesaplı Bir Eylem Mi?

Geçenlerde Büyükşehir Belediyesi’nin Muhtarlar Günü dolayısıyla yaptığı toplantıda örneğine pek rastlanmayacak bir olay yaşandı. Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi Muhtarı Orhan Ünalır’ın Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın da katıldığı toplantıyı ‘Hizmetler Durdu’ diyerek protesto amaçlı terk etmesi büyük ses getirdi.

28 Ekim 2019 - 12:49 - Güncelleme: 28 Ekim 2019 - 14:01

Samimi bir Protesto Mu, Hesaplı Bir Eylem Mi?

Geçenlerde Büyükşehir Belediyesi’nin Muhtarlar Günü dolayısıyla yaptığı toplantıda örneğine pek rastlanmayacak bir olay yaşandı.

Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi Muhtarı Orhan Ünalır’ın Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın da katıldığı toplantıyı ‘Hizmetler Durdu’ diyerek protesto amaçlı terk etmesi büyük ses getirdi.  

Muhtar Ünalır daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada ise Gürkan’ın başkan olmasıyla birlikte hizmetlerin durduğunu belirterek, Gürkan'ın sorunlara duyarsız kaldığını, göreve geldiği günden beri telefonlarına cevap vermediğini, 3 aydır randevu istemelerine rağmen randevu alamadıklarını söyledi.

Bu eylem samimi, tamamen iş yapmak gayretinin önünün kesilmesine tepki amaçlı olarak ortaya konulmuş bir protesto ise Muhtar Orhan Ünalır’ı tebrik ediyoruz. Yok eğer biraz hesap kitap içeren bir eylemse, o zaman muhtarlık makamına duyulan saygıya halel getirmesi bakımından yanlış yaptı diyoruz.

Tabi burada şunları sormak gerek…

Mahallesinde hangi hizmetler durmuş, mahallenin sıkıntıları Gürkan’ın göreve başlamasıyla birlikte bir anda mı ortaya çıkmış, muhatap alınmadığını söylemesine rağmen protesto eylemini gerçekleştirdiği toplantının muhtarlara yönelik bir toplantı olduğunun farkında mı?  

Bu akıllara ‘bu bir provokatif eylem mi?’ sorusunu getiren muhtarın ani tepkisiyle ilgili arka planda neler var neler yok, araştırmak lazım. Zira bu tür olayları göründüğü gibi yorumlamak bizi saf durumuna düşürür!

GÜRKAN KUMPASA MI GETİRİLDİ?

Geçenlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan Malatya’da uyduda yayın yapan bir TV’de oldukça ‘garip’ soruların sorulduğu bir canlı yayına katıldı.

Garip diyoruz çünkü programı izleyenlerin de dikkatinden kaçmamıştır; soruların soruluş şekli ve usulü gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmayacak tarz ve üslupta idi.

Daha önce eski belediye başkanı Hacı Uğur Polat’ın danışmanı olarak görev yapan Lütfü İnan, Hacı Başkan’ın yeniden aday gösterilmemesi sonrasında sürpriz bir şekilde memuriyetten istifa ederek belli bir cemaate yakın olduğu bilinen bir TV’nin başına getirildi.

Sürpriz diyoruz, çünkü ‘Lütfü İnan demek Hacı Uğur Polat demek’ denklemi düz mantıkla bile rahatlıkla kurulabilecek bir denklem.   

Dolayısıyla ilk bakışta bile Lütfü İnan’ın kendi iradesiyle alınmış bir görev alma ya da görev kabul etme durumu değildi. Açıkçası bu duruma birazda rövanşist  duyguların tezahürüyle ortaya çıkmış bir televizyonculuğa başlama şekli de denilebilirdi.

Malumunuz Gürkan’ın devri sabık bir tutumla göreve başlaması eski belediye başkanlarını şirazeden çıkarmış, Ahmet Çakır zaman zaman Gürkan’a tepkisini dile getirip rahatlamış olsa da Hacı Uğur Polat sessiz kalıp içine atmayı tercih etmişti. İşte böyle bir süreçte Lütfü İnan’ın bir TV’de genel müdür olması tesadüfi olarak görülemezdi elbette.

Tekrar canlı yayına dönecek olursak, başkan Gürkan ‘büyük eserim’ dediği Kent Müzesi’nde ağırladığı program ekibini program sonunda aynı sıcaklıkla gönderemedi. Çünkü program esnasında Lütfü İnan biranda rol değiştirip, sorduğu sorularla bir gazeteci değil de hesap soran bir müfettiş edasına büründü!

Özel olarak seçilmiş ve tamamen Hacı Uğur’u ilgilendiren konularda sorulan sorular bir tarafa, bir de soruların sonuna ‘Efendim bunlar yanlış, neden böyle bir şey yapıldı’ şeklinde yorumların yapıştırılması, bir anda programı sanki Gürkan ile Polat arasında geçen bir sözlü düello havasında soktu.

Ez cümle: Selahattin Gürkan böyle bir tuzağa nasıl düştü? Hadi düştü, peki sorulması muhtemel sorulara karşı neden hazırlıksızdı? Eminiz bu iki soruya kendisi de hala cevap arıyordur.

Bir cümlede Lütfü İnan’a…  Gazetecilik yapmak gibi bir derdi olmadığından işin bu yöndeki etik kısmına takılmadan, kendine verilen asıl görevi yapmış olmanın bünyesinde oluşturduğu rahatlıkla programı tamamladığına şüphe yok.

İŞTE BU FOTOĞRAFI SIK SIK GÖRMEK İSTİYORUZ

Geçenlerde, Ak Parti Milletvekillerinin bir araya gelip, heyet halinde Ankara’da bakanlıkların kapılarını aşındırmak suretiyle yaptıkları hizmet- yatırım isteme ziyaretlerinin aniden kesilmesine eleştiri mahiyetli bir yaklaşımla ‘neden artık yapılmıyor?’ diye sormuştuk.

İşte bu sorumuzu sormamızın üzerinden 2 hafta bile geçmeden Ak Parti milletvekilleri tam kadro olarak hizmet-yatırım isteme ziyaretlerine yeniden başladılar.

Hem Öznur Çalık’ın, hem de Bülent Tüfenkci’nin kendi sosyal medya hesaplarından bu gelişmeyi müjde kabilinden Malatyalılarla paylaşması doğrusu güzel bir hareketti. Bize de bu hareketi tebrik etmek düşer.

   

 

  

       

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Muğlaspor 1 Yeşilyurt Belediyespor 0
Muğlaspor 1 Yeşilyurt Belediyespor 0
''Böyle Bir Hastahanede Çalıştığım İçin Gururluyum''
''Böyle Bir Hastahanede Çalıştığım İçin Gururluyum''