<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Maldia Haber / Malatya Haber / Malatyahaber</title>
        <link>https://www.maldiahaber.com/</link>
        <description>Malatya il geneli güncel haberler ve yazar makaleleri yer almaktadır.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Bel Kayması Günlük Hayatı Felç Ediyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/bel-kaymasi-gunluk-hayati-felc-ediyor-47218</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/bel-kaymasi-gunluk-hayati-felc-ediyor-47218</guid>
                <description><![CDATA[Bel Kayması (Spondilolistezis) Günlük Hayatı Zorlaştırabiliyor
Bel kayması, omurga sağlığını etkileyen ve ilerlediğinde ciddi ağrılara yol açabilen önemli bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bel ve sırt ağrısı şikâyetleri arasında sık görülen rahatsızlıklardan biri olan bel kayması, tıbbi adıyla spondilolistezis, omurgadaki bir omurun diğerinin üzerine doğru kaymasıyla ortaya çıkıyor. Uzmanlar, hastalığın özellikle uzun süreli bel ağrılarının önemli nedenlerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor.<br />
Ortopedi ve beyin cerrahisi uzmanlarına göre bel kayması, doğuştan yapısal bozukluklar, yaşa bağlı yıpranma, ağır yük kaldırma ve travmalar sonucu gelişebiliyor. Hastalık ilerlediğinde bel ağrısına ek olarak bacaklara vuran ağrı, uyuşma ve güç kaybı gibi şikâyetlere yol açabiliyor.<br />
Uzmanlar, erken dönemde fark edilen vakalarda fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle kontrol sağlanabildiğini belirtiyor. İleri seviyedeki durumlarda ise cerrahi müdahalenin gerekebileceği ifade ediliyor.<br />
Bel ağrısı yaşayan vatandaşların şikâyetlerini hafife almaması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, özellikle uzun süren ve bacaklara yayılan ağrılarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/bel-kaymasi-gunluk-hayati-felc-ediyor-1777279436.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Kalp Krizi Geçiren Hastanın  İmdadına Helikopter Ambulans Yetişti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti-47208</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti-47208</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 75 yaşındaki hasta, durumunun ağırlaşması üzerine helikopter ambulansla Malatya’ya sevk edildi.
 ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 1951 doğumlu 75 yaşındaki B.K. isimli erkek hasta, geçirdiği kalp krizi sonrası Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.<br />
&nbsp;<br />
Hastanın durumunun ciddiyetini koruması üzerine sağlık ekipleri tarafından bölgeye helikopter ambulans talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan helikopter ambulansla hasta, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Malatya’ya sevk edildi.<br />
&nbsp;<br />
Sağlık ekiplerinin koordineli müdahalesiyle gerçekleştirilen sevk sürecinin ardından hastanın Malatya’da tedavisinin sürdüğü öğrenildi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/malatyada-kalp-krizi-geciren-hastani-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti-1777212181.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Bağırsak Kanserine Kapalı Ameliyatla Müdahale</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bagirsak-kanserine-kapali-ameliyatla-mudahale-47189</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bagirsak-kanserine-kapali-ameliyatla-mudahale-47189</guid>
                <description><![CDATA[Karın ağrısı, kabızlık ve makatta kanama şikayetleriyle hastaneye başvuran Özgül’ün yapılan tetkiklerinde kalın bağırsağın inen kolon proksimalinde tümöral lezyon tespit edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından yürütülen süreçte alınan biyopsinin patoloji sonucu malign (kötü huylu) olarak değerlendirildi. Bunun üzerine hasta için hızlı şekilde ameliyat kararı alındı. Gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından Özgül, modern cerrahinin önemli yöntemlerinden biri olan laparoskopik (kapalı) teknikle ameliyata alındı.<br />
Operasyon kapsamında hastaya laparoskopik sol hemikolektomi uygulandı.</p>

<p>Kapalı yöntemle gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin minimal invaziv olması ve hastaya sağladığı konfor dikkat çekti.<br />
Ameliyat sonrası sürecin sorunsuz geçtiğini belirten Op. Dr. Cebrail Yetkin, hastada herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve genel durumunun iyi olduğunu ifade etti. Yetkin, “Hastamızı kısa süre içerisinde şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz. Günümüzde laparoskopik cerrahiler, deneyimli ekipler ve uygun altyapıya sahip merkezlerde daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve düşük komplikasyon riski nedeniyle öncelikli olarak tercih edilmektedir. Biz de kliniğimizde uygun vakalarda onkolojik prensiplere bağlı kalarak bu yöntemi başarıyla uyguluyoruz” dedi.<br />
Ameliyat sürecine ilişkin konuşan Mehmet Özgül ise rahatsızlığının kabızlıkla başladığını belirterek, “Daha sonra tuvalete giderken kan gelmeye başladı. Hastaneye başvurdum, gerekli testler yapıldı ve kapalı ameliyat oldum. Ameliyattan sonra çok hızlı toparlandım. Hiçbir sorun yaşamadım. Hemşireler gece gündüz benimle ilgilendi, hepsinden çok memnunum” diye konuştu.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/malatyada-bagirsak-kanserine-kapali-ameliyatla-mudahale-1777037249.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da  İleri Görüntüleme Hamlesi!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-ileri-goruntuleme-hamlesi-47166</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-ileri-goruntuleme-hamlesi-47166</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ileri radyolojik tetkiklerin uygulanmaya başlanmasıyla tanı ve tedavi süreçlerinde yeni bir döneme girildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ileri radyolojik tetkiklerin uygulanmaya başlanmasıyla tanı ve tedavi süreçlerinde yeni bir döneme girildi. Hastane, gelişmiş görüntüleme yöntemleriyle bölgesel sağlık merkezi olma yolunda önemli bir adım attı.<br />
&nbsp;<br />
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda hastanede görev yapan Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, uygulamaya alınan ileri görüntüleme yöntemleri, özellikli tetkikler ve girişimsel radyoloji çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Petik, hastanenin yalnızca Malatya’ya değil çevre illere de hizmet sunan önemli bir sağlık merkezi haline geldiğini belirtti.<br />
Hastanede bir süre öncesine kadar Malatya ve çevre illerde koroner BT anjiyografi işlemini gerçekleştiren tek resmi kurum olduklarını ifade eden Petik, bu yöntemin kalp damarlarının girişimsel işlem gerektirmeden bilgisayarlı tomografi ile görüntülenmesini sağladığını kaydetti. Bu sayede hastaların klasik anjiyografi yapılmadan önce detaylı şekilde değerlendirilebildiğini aktardı.<br />
&nbsp;<br />
Koroner BT anjiyografinin kardiyoloji uzmanlarının tanı süreçlerine önemli katkı sunduğunu vurgulayan Petik, damar yapısının, olası darlıkların ve yapısal bozuklukların net biçimde görüntülenebildiğini, bu sayede gereksiz girişimsel işlemlerin önüne geçildiğini ifade etti.<br />
Hastanede uygulanmaya başlanan bir diğer önemli yöntemin kardiyak MR olduğunu belirten Petik, bu teknolojinin kalp kası hastalıkları, kapak hastalıkları ve damarsal anomalilerin değerlendirilmesinde dünyada ön sıralarda yer aldığını söyledi. Kardiyak MR sayesinde kalp kası yapısının ayrıntılı olarak incelenebildiğini dile getirdi.<br />
&nbsp;<br />
Petik, daha önce yalnızca büyük şehirlerde uygulanabilen multiparametrik prostat MR tetkikinin de artık Malatya’da yapılabildiğini belirterek, bunun özellikle prostat hastalıklarının erken teşhisinde önemli avantaj sağladığını kaydetti. Hastaların başka illere gitmeden ileri düzey tanı hizmetine ulaşmasının önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.<br />
Fetal MR uygulamasının da hastanede hayata geçirildiğini ifade eden Petik, anne karnındaki bebeğin gelişim bozuklukları ve doğumsal anomalilerinin detaylı şekilde değerlendirilebildiğini belirtti. Bu yöntem sayesinde doğum öncesi süreçlerin daha sağlıklı planlanabildiğini söyledi.<br />
İleri MR teknolojileri arasında yer alan difüzyon, perfüzyon, MR spektroskopi ve ASL gibi yöntemlerin de kademeli olarak sisteme dahil edildiğini belirten Petik, özellikle nörolojik hastalıklar, tümörler ve damar hastalıklarında daha ayrıntılı incelemeler yapılabildiğini kaydetti.<br />
&nbsp;<br />
Girişimsel radyoloji alanında da önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Petik, başhekimlik ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün destekleriyle vasküler ve non-vasküler işlemlerin ameliyathane ortamında uygulanmaya başlandığını söyledi. Bu alandaki çalışmaların önümüzdeki süreçte daha da güçleneceğini dile getirdi.<br />
Örnek bir vakaya da değinen Petik, kalp yetmezliği şikâyetiyle başvuran bir hastada yapılan kardiyak MR incelemesi sonucunda nadir görülen Yamaguchi Sendromu tanısı konulduğunu belirtti. Erken tanı sayesinde hastanın tedavi sürecinin doğru şekilde planlandığını ve ciddi risklerin önüne geçildiğini ifade etti.<br />
&nbsp;<br />
Petik, hastanede yapılan yatırımlar, teknik altyapı ve uzman kadroyla ileri görüntüleme alanında bölgesel bir merkez olma yolunda önemli mesafe kat edildiğini belirterek, vatandaşların büyük şehirlere gitmeden nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilmesinin hedeflendiğini söyledi.<br />
<img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_2598.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/malatyada-ileri-goruntuleme-hamlesi-1776846093.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir’den Malatya’ya Umut Taşıyan Kritik Uçuş!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/izmirden-malatyaya-umut-tasiyan-kritik-ucus-47128</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/izmirden-malatyaya-umut-tasiyan-kritik-ucus-47128</guid>
                <description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri, acil karaciğer nakli bekleyen hasta için zamanla yarıştı. İzmir’den alınan organ, ambulans uçakla Malatya’ya ulaştırılarak hayati bir operasyona imza atıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Kuvvetleri, kritik bir sağlık operasyonunda bir kez daha devreye girerek, acil organ nakli bekleyen bir hastaya umut oldu. İzmir’den temin edilen karaciğer grefti, askeri ambulans uçakla kısa sürede Malatya’ya ulaştırıldı.<br />
&nbsp;<br />
Operasyona ilişkin açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı, sosyal medya hesapları üzerinden “Rotamız hayat, yükümüz umut” mesajını paylaştı. Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yalnızca savunma alanında değil, insani yardım ve hayat kurtarma görevlerinde de aktif rol üstlendiği vurgulandı.<br />
&nbsp;<br />
Zamanla yarış kazanıldı</p>

<p>Organ nakillerinde en kritik unsurun zaman olduğuna dikkat çekilirken, donörden alınan organın en kısa sürede alıcıya ulaştırılmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bu kapsamda hava taşımacılığı, karayoluna kıyasla önemli bir avantaj sağlayarak nakil sürecini hızlandırıyor.<br />
&nbsp;<br />
Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan ambulans uçaklar, ileri düzey tıbbi ekipmanları ve donanımlı sağlık personeliyle bu tür operasyonlarda kritik görev üstleniyor. Uçuş süresince organın uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve sağlık ekibinin koordinasyonu titizlikle sağlanıyor.<br />
&nbsp;<br />
Koordinasyon dikkat çekti</p>

<p>İzmir ile Malatya arasında gerçekleştirilen bu hızlı transferin, hastanın tedavi sürecine doğrudan katkı sunduğu belirtilirken, operasyon sağlık ve savunma kurumları arasındaki güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu.<br />
&nbsp;<br />
Başarıyla tamamlanan operasyon, Türkiye’nin sağlık altyapısı ile havacılık kapasitesinin entegre şekilde çalıştığını gözler önüne sererken, vatandaşların hayatını kurtarmaya yönelik kararlılığın altını çizdi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/izmirden-malatyaya-umut-tasiyan-kritik-ucus-1776541397.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Huzursuz Bacak Sendromu Toplumda Yaygın Görülüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/huzursuz-bacak-sendromu-toplumda-yaygin-goruluyor-47054</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/huzursuz-bacak-sendromu-toplumda-yaygin-goruluyor-47054</guid>
                <description><![CDATA[Doç. Dr. Fatma Ebru Algül, huzursuz bacak sendromunun toplumda sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalık olduğunu söyledi.
 ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hastalığın özellikle geceleri ortaya çıktığını belirten Turgut Özal Tıp Merkezi Öğretim Görevlisi Doç. De. Fatma Ebru Algül, bacaklarda huzursuzluk, uyuşma ve hareket ettirme isteğiyle kendini gösterdiğini ifade etti.<br />
&nbsp;<br />
Algül, huzursuz bacak sendromunun santral sinir sistemi kaynaklı bir hareket bozukluğu olduğunu belirterek, “Toplumda sık görülen bir hastalık. 10 kişiden birinde tanı koyabiliyoruz” dedi.<br />
Hastaların bacaklarında rahatsızlık hissi tarif ettiğini aktaran Algül, “Bacakların içinde bir şey dolaşıyormuş gibi his ve karıncalanma olur. Hareket ettikçe şikayetler azalır” ifadelerini kullandı.<br />
Hastalığın en önemli nedenlerinden birinin demir eksikliği anemisi olduğunu vurgulayan Algül, gebelik, Parkinson hastalığı, romatoid artrit ve kronik böbrek yetmezliği gibi durumların da risk oluşturduğunu söyledi.<br />
Genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu kaydeden Algül, çay, kahve tüketimi, hareketsizlik, düzensiz uyku, sigara ve alkolün şikayetleri artırabildiğini belirtti.<br />
Hastalığın uyku düzenini ciddi şekilde bozduğunu ifade eden Algül, “Uykuya dalma güçlüğü ve sık uyanma nedeniyle gündüz yorgunluk ve yaşam kalitesinde düşüş görülür” dedi.<br />
Tedavi edilmediğinde şikayetlerin gündüz saatlerine de yayılabileceğini aktaran Algül, kronik uykusuzluğun depresyon ve anksiyete gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi.<br />
Tedavide öncelikle altta yatan nedenin araştırıldığını belirten Algül, “Demir eksikliği varsa demir tedavisi uygulanır. Neden bulunamazsa ilaç tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabilir” diye konuştu.</p>

<p>Düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Algül, hastalara düzenli uyku, egzersiz, kafein ve sigaradan uzak durma ile hareketsiz kalmama önerisinde bulundu.<br />
Algül, şikayetlerin başlaması halinde vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini de sözlerine ekledi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/huzursuz-bacak-sendromu-toplumda-yaygin-goruluyor-1776109092.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Bahar Alerjisi Konferansı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bahar-alerjisi-konferansi-46972</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bahar-alerjisi-konferansi-46972</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen konferansta, bahar aylarında artış gösteren alerjik rahatsızlıklar, korunma yöntemleri ve mevsim geçişlerinde dikkat edilmesi gereken sağlık başlıkları ele alındı.
 ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından, bahar aylarında sıkça görülen alerjik hastalıklara dikkat çekmek amacıyla “Bahar Alerjisi” konulu konferans düzenlendi.<br />
&nbsp;<br />
Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programa Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Saliha Bulut, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.<br />
&nbsp;<br />
Konferansta konuşan Aile Hekimi Dr. Zeynep Kazgan, bahar alerjisinin özellikle mevsim geçişlerinde yaygın olarak görüldüğünü belirterek, en sık rastlanan belirtilerin hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanma olduğunu ifade etti. Bahar alerjisinin, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen üst solunum yolu rahatsızlıkları arasında yer aldığını kaydeden Kazgan, erken önlem alınmasının önemine dikkat çekti.<br />
&nbsp;<br />
Polen saatlerine dikkat çekti<br />
&nbsp;<br />
Dr. Kazgan, alerjik şikayetlerden korunmak için polen yoğunluğunun arttığı sabah saatlerinde dışarı çıkılmaması gerektiğini belirterek, özellikle 05.00 ile 10.00 saatleri arasında açık havada uzun süre kalınmamasını önerdi. Güneş gözlüğü kullanımının da polen temasını azaltmada etkili olabileceğini vurgulayan Kazgan, bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için antioksidan bakımından zengin beslenmenin fayda sağlayacağını söyledi.<br />
&nbsp;<br />
Mevsim geçişlerinde yaşam tarzı önerileri<br />
&nbsp;<br />
Konuşmasında bahar yorgunluğuna da değinen Kazgan, düzenli egzersiz yapılması, yeterli miktarda su tüketilmesi ve uyku düzenine dikkat edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Mevsim geçişlerinde yalnızca alerjik rahatsızlıkların değil, üst solunum yolu enfeksiyonları, cilt sorunları ve sindirim sistemi problemlerinin de daha sık görülebildiğini belirten Kazgan, vatandaşların bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.<br />
&nbsp;<br />
Programın sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Zeynep Kazgan, gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu söyledi. Katılımcılar ise konferansın verimli geçtiğini belirterek, benzer sağlık bilgilendirme programlarının devam etmesini istedi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/malatyada-bahar-alerjisi-konferansi-1775634712.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Hava Ambulans Kesintisiz Hizmete Devam Ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hava-ambulans-kesintisiz-hizmete-devam-ediyor-46944</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hava-ambulans-kesintisiz-hizmete-devam-ediyor-46944</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'nın Darende ilçesinde kalp rahatsızlığı geçiren 78 yaşındaki hasta, hava ambulansıyla Malatya’ya sevk edildi.
 ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Malatya'nın Darende ilçesinde rahatsızlanan 78 yaşındaki H.A., kalp rahatsızlığı şüphesiyle Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.<br />
&nbsp;<br />
Burada sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan hastanın durumunun ciddiyetini koruması üzerine hava ambulansı talep edildi. Kısa sürede bölgeye yönlendirilen hava ambulansı ile H.A., ileri tetkik ve tedavi amacıyla Malatya’ya sevk edildi.<br />
&nbsp;<br />
Hastanın tedavisinin Malatya’daki hastanede sürdüğü öğrenildi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/malatyada-hava-ambulans-kesintisiz-hizmete-devam-ediyor-1775404686.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akçadağ’a Yeni Yatırım: 50 Yataklı Öğretmenevi Geliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/akcadaga-yeni-yatirim-50-yatakli-ogretmenevi-geliyor-46892</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/akcadaga-yeni-yatirim-50-yatakli-ogretmenevi-geliyor-46892</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Akçadağ ilçesine 50 yatak kapasiteli modern öğretmenevi kazandırılıyor. Projenin Nisan ayı sonunda ihaleye çıkarılacağı bildirildi.
 ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, ilçeye yeni bir eğitim yatırımı yapılacağını belirterek, İlçe Öğretmenevi hizmet binasının yapımı için sürecin başladığını açıkladı.<br />
Başkan Ulutaş, yeni öğretmenevi binasının modern ve donanımlı bir yapıda planlandığını ifade ederek, tesisin hem eğitim camiasına hem de ilçe halkına hizmet vereceğini söyledi. Yatırımın Akçadağ’ın önemli bir ihtiyacını karşılayacağını vurgulayan Ulutaş, ilçenin ihtiyaçlarının yakından takip edildiğini belirtti. Ulutaş, ilgili kurumlarla koordineli şekilde çalışmaların sürdüğünü ve eksiklerin birer birer giderildiğini kaydetti.<br />
Projeye katkı sunanlara teşekkür eden Ulutaş, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı’na desteklerinden dolayı şükranlarını iletti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/04/akcadaga-yeni-yatirim-50-yatakli-ogretmenevi-geliyor-1775127757.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 750 gr Altı Doğan Üç Prematüre Bebek Taburcu Edildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-750-gr-alti-dogan-uc-premature-bebek-taburcu-edildi-46716</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-750-gr-alti-dogan-uc-premature-bebek-taburcu-edildi-46716</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde 750 gramın altında doğan 3 prematüre bebek sağlıkla taburcu edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde 750 gramın altında doğan 3 prematüre bebek sağlıkla taburcu edildi. Taburcu edilen minik bebeklerin kontrollerinde de sağlıklı gelişim gösterdiği bildirildi.</p>

<p>Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yürütülen titiz takip ve tedavi süreci, erken doğumun getirdiği hayati risklere rağmen umut verici sonuçlar ortaya koydu. Doğum ağırlıkları 700-750 gram civarında olan, hatta tedavi sürecinde 400 gramın altına kadar düşen bebekler, uygulanan ileri düzey bakım, beslenme desteği ve enfeksiyon kontrolü sayesinde hayata tutundu.</p>

<p>MTÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuriye Aslı Melekoğlu, sürecin yalnızca tıbbi müdahalelerle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bugün bizim için çok özel bir gün. Uzun süredir takip ettiğimiz, gebeliğin oldukça riskli haftalarında doğan aşırı düşük kilolu bebeklerimizin sağlıklı şekilde taburcu edilmesi ve kontrollerde iyi durumda olduklarını görmek büyük bir mutluluk. Bu süreçte sadece tıbbi bakım değil, bebeklere sevgiyle yaklaşmak da son derece önemliydi. Gelecekte de uygun ekipmanlarla ve personellerle desteklendiğimiz takdirde çok daha güzel başarılara imza atacağımıza inanıyorum, ünite olarak en az onlar kadar savaşçı ve başarılı olmalıyız, biz gücümüzü onlardan alıyoruz. Tüm ekip arkadaşlarımıza ve sabırla süreci yöneten ailelerimize teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meral Alagöz ise prematüre bebek bakımının çok yönlü ve disiplinler arası bir süreç olduğuna dikkat çekti. “25 hafta doğan üç bebeğimizi sağlıklı şekilde ayaktan izlem aşamasına getirdik. Prematüre bebeklerin takibi; doktorundan hemşiresine, yardımcı personelden aileye kadar herkesin aktif rol aldığı, yüksek sorumluluk gerektiren bir süreçtir. Ekip olarak büyük bir özveriyle çalıştık.” dedi.</p>

<p>Yeni Doğan Yoğun Bakım 2. Basamak Sorumlu Hemşiresi İclal Belgen de bakım sürecinde hemşirelerin üstlendiği role vurgu yaptı. “Bu bebekler çok hassas bir süreçten geçiyor. Ailelerinin yanlarında olamadığı zamanlarda onlara bir anne şefkatiyle yaklaşıyoruz. Beslenmelerinden bakımlarına kadar her aşamada büyük bir titizlik gösteriyoruz. Bu emeğin karşılığını sağlıklı taburculuklarla görmek bizim için en büyük mutluluk.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prematüre bebek annelerinden Semra Taş, riskli bir gebelik sürecinin ardından bebeğinin yaşama tutunmasını “mucize” olarak değerlendirdi. “Kanama ve su gelmesi nedeniyle hastaneye başvurdum. Bebeğimin durumu çok kötüydü. 700 gram doğdu, bir ara çok daha düşük kilolara indi. Şimdi 3 kiloya yaklaşmak üzere. Doktorlarımız ve sağlık çalışanları sayesinde çocuğumu kucağıma aldım. Hepsinden Allah razı olsun.” dedi.</p>

<p>Bir diğer anne Fatma Buğday ise 25 haftalık doğan bebeğinin uzun süre yoğun bakımda kaldığını belirterek yaşadıkları süreci şöyle anlattı: “Bebeğim 750 gram doğdu, 490 grama kadar düştü. Enfeksiyon geçirdi ve yaklaşık 81 gün yoğun bakımda kaldı. Bu süreçte hem doktorlarımız hem de tüm ekip büyük bir özveriyle ilgilendi. Kendimizi her zaman güvende hissettik. Şimdi sağlıklı bir şekilde kontrollerimize geliyoruz.”</p>

<p>Doç. Dr. Aslı Melekoğlu, prematüre bebeklerin tedavi sürecinin büyük bir titizlik ve sabır gerektirdiğini belirterek, “Erken doğan bebeklerimizin sağlıklı bir şekilde taburcu edilmesi ve gelişimlerinin iyi seyretmesi, hem ekip olarak bizler hem de ailelerimiz için en büyük mutluluk ve motivasyon kaynağıdır” dedi.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/malatyada-750-gr-alti-dogan-uc-premature-bebek-taburcu-edildi-1773838527.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gözde Hastanesi’nde Tıp Bayramı ve İftar Buluşması</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/gozde-hastanesinde-tip-bayrami-ve-iftar-bulusmasi-46695</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/gozde-hastanesinde-tip-bayrami-ve-iftar-bulusmasi-46695</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da faaliyet gösteren Gözde Hastanesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı ve Ramazan ayı dolayısıyla program düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da faaliyet gösteren Gözde Hastanesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı ve Ramazan ayı dolayısıyla program düzenlendi. Hastane yönetimi ile sağlık çalışanlarının katıldığı etkinlikte birlik, dayanışma ve vefa mesajları verildi.<br />
&nbsp;<br />
Programda konuşan Gözde Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Karaman, sağlık çalışanlarının toplum için üstlendiği hayati görevlere dikkat çekerek tüm doktorların ve sağlık personelinin Tıp Bayramı’nı kutladı. Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularını güçlendirdiğini ifade eden Karaman, sağlık çalışanlarının fedakârlıklarının her zaman takdir edilmesi gerektiğini söyledi.<br />
&nbsp;<br />
Karaman konuşmasında, başta doktorlar olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ettiğini belirterek Ramazan ayının bereketiyle birlik ve dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Karaman, ayrıca yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı’nın ülkeye sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.<br />
&nbsp;<br />
Etkinlikte, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’ya gösterilen dayanışma ve destek de anıldı. Vefa Derneği Başkanı Abdullah Şahin, şehre ve sağlık camiasına sunduğu katkılar dolayısıyla İbrahim Karaman'a teşekkür plaketi takdim etti.<br />
&nbsp;<br />
Program, hastane personelinin katılımıyla gerçekleştirilen pasta kesimi ve hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.<br />
<img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_1595.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/gozde-hastanesinde-tip-bayrami-ve-iftar-bulusmasi-1773684909.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Dev Kitle Kapalı Yöntemle Alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-dev-kitle-kapali-yontemle-alindi-46688</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-dev-kitle-kapali-yontemle-alindi-46688</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 48 yaşındaki hastanın böbrek üstü bezinde tespit edilen yaklaşık 20 santimetrelik kitle, kapalı (laparoskopik) yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyonla çıkarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 48 yaşındaki hastanın böbrek üstü bezinde tespit edilen yaklaşık 20 santimetrelik kitle, kapalı (laparoskopik) yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyonla çıkarıldı. Hasta, ameliyatın ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi.<br />
&nbsp;<br />
Malatya’da karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran 48 yaşındaki Nida Seydo’nun sol böbrek üstü bezinde yaklaşık 20 santimetre büyüklüğünde kitle tespit edildi. Riskli kabul edilen kitle, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kapalı yöntemle gerçekleştirilen operasyonla başarıyla alındı.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Karın Ağrısı Şikâyetiyle Hastaneye Başvurdu</strong><br />
&nbsp;<br />
Yaklaşık dört hafta önce karın ağrısı şikâyeti yaşayan Nida Seydo, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan muayene ve ileri görüntüleme tetkiklerinde sol sürrenal (böbrek üstü) bezinde yaklaşık 20 santimetre büyüklüğünde kitle tespit edildi. Bunun üzerine hasta için cerrahi müdahale kararı alındı.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Dev Kitle Kapalı Yöntemle Alındı</strong><br />
&nbsp;<br />
Operasyon, Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Güzel ile Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler tarafından gerçekleştirildi.<br />
Uzm. Dr. Mehmet Güzel, hastanın böbrek üstü bezinde tespit edilen yaklaşık 20 santimetrelik kitlenin laparoskopik yöntemle çıkarıldığını belirterek, ameliyatın başarılı geçtiğini ve operasyon sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmediğini söyledi. Patoloji sonucunun beklendiğini ifade eden Güzel, sonuca göre tedavi planlamasının sürdürüleceğini kaydetti.<br />
&nbsp;<br />
<strong>“Yüksek Kiloya Rağmen Başarıyla Tamamlandı”</strong><br />
&nbsp;<br />
Hastanın 48 yaşında ve 130 kilogram ağırlığında olduğunu belirten Güzel, bu durumun teknik açıdan ameliyatı zorlaştırabileceğini ancak operasyonun sorunsuz şekilde tamamlandığını ifade etti. Güzel, kapalı yöntemle yapılan operasyonun ardından hastanın sağlıklı şekilde taburcu edildiğini dile getirdi.<br />
&nbsp;<br />
<strong>“Kapalı Cerrahi Hastaya Konfor Sağlıyor”</strong><br />
&nbsp;<br />
Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler ise uygulanan laparoskopik transperitoneal sürrenalektomi yönteminin avantajlarına dikkat çekti. Özkardeşler, bu yöntemde karın içinin kamera sistemiyle görüntülendiğini ve küçük kesilerden işlem yapıldığını belirterek, büyük kesi olmadığı için hastaların daha az ağrı hissettiğini ve daha hızlı toparlandığını ifade etti.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Aileden Doktorlara Teşekkür</strong><br />
&nbsp;<br />
Hastanın eşi ise karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvurduklarını, yapılan tetkiklerde böbrek üstünde kitle tespit edildiğini belirterek ameliyatın başarılı geçtiğini söyledi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu ifade eden aile, doktorlara ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/malatyada-dev-kitle-kapali-yontemle-alindi-1773649755.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 2’li Çapraz Böbrek Nakli Başarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-2li-capraz-bobrek-nakli-basarisi-46580</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-2li-capraz-bobrek-nakli-basarisi-46580</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'da Doku uyumsuzluğu nedeniyle kendi eşlerine böbrek veremeyen iki donör, birbirlerinin eşlerine bağış yaparak hastalara yeniden yaşam umudu oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da Doku uyumsuzluğu nedeniyle kendi eşlerine böbrek veremeyen iki donör, birbirlerinin eşlerine bağış yaparak hastalara yeniden yaşam umudu oldu. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen operasyonların ardından hastalar sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p>

<p>Turgut Özal Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen 2’li çapraz böbrek nakli operasyonu başarıyla tamamlandı. Doku uyumsuzluğu nedeniyle kendi eşlerine böbrek veremeyen iki donör, birbirlerinin eşlerine böbreklerini bağışlayarak umut oldu. Bir hafta önce kapalı yöntemle gerçekleştirilen nakillerin ardından hastalar sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p>

<p>Böbrek Nakli Merkez Direktörü Prof. Dr. Turgut Pişkin, merkezde daha önce çapraz nakillerin açık yöntemle yapıldığını belirterek, “2013 yılında ilk çapraz nakli açık yöntemle gerçekleştirdik. Ancak bu hafta gerçekleştirdiğimiz operasyon, kapalı yöntemle böbrek donörlerini ameliyat ettiğimiz ilk çapraz nakil oldu. Bu yöntem hastalarımız için daha hızlı iyileşme süreci sağlıyor. Sürece yaklaşık 100 kişilik multidisipliner bir ekip katkı sağladı ve her aşamada titizlikle ilerledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Pişkin, Türkiye genelinde böbrek nakli bekleyen hasta sayısına da dikkat çekerek, “Ülkemizde yaklaşık 34 bine yakın kişi böbrek nakli için bekliyor. Merkezimizde ise 800’e yakın hastamız sırada. Kadavradan organ bağışını artırmazsak canlı donörlerin fedakarlığına ihtiyaç duymaya devam edeceğiz. Bu nedenle toplum olarak hepimizin sorumluluğu büyük” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ailelerin Fedakarlığıyla Başarı</strong></p>

<p>Nakil süreci, aileler arasındaki çapraz eşleşmelerle mümkün oldu. Prof. Dr. Pişkin, “Deniz Hanım ve Oğuz Bey ile Ahmet Bey ve Taliha Hanım’ın kan grubu uyumsuzluğu vardı. Başka donörleri olmadığı için aileleri çaprazlaştırdık. Böylece iki aile birbiriyle çapraz eşleşerek süreci mümkün kıldı. Donörlerimiz çok kıymetli, yaptıkları iş gerçekten çok değerli. Onların fedakarlığı olmasaydı bu operasyonu gerçekleştiremezdik” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Pişkin, organ bağışına dikkat çekerek, “Ülkemizde kadavradan organ bağışı hâlâ yetersiz. Eğer bağışı artırabilirsek, canlı donörleri riske atmadan hastalarımızı tedavi edebiliriz. Bu nedenle toplum olarak hepimizin sorumluluğu büyük. Medya ve basın da bu konuda farkındalığı artırmada bize destek oluyor. Emeği geçen tüm ekibimize bir kez daha teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Hastalardan ve Donörlerden Memnuniyet Mesajı</strong></p>

<p><strong>Böbreğini veren Oğuz Saygan ise deneyimlerini şöyle aktardı:</strong></p>

<p>“Operasyon süreci başından sonuna kadar çok güzeldi. Hiçbir sıkıntı yaşamadık. Hastanemiz son derece donanımlı, bize çok iyi baktılar. Ameliyattan sonra da hemşirelerimiz ve doktorlarımız sürekli yanımızdaydı. Eşim çok şükür yeniden hayata kavuştu. Turgut hocam ve tüm ekipten Allah razı olsun. Organ nakli gerçekten çok önemli, herkes bağışta bulunsun. Kimseyi mağdur etmesinler, insanların hayatını değiştiren bir süreç bu.”</p>

<p>Nakil olan hastalardan Deniz Saygan ise, “Şu an çok iyi hissediyorum, mutluyum. Nakil sayesinde tekrar nefes alabiliyorum. Altı yıldır diyalize giriyordum; bu süreç benim için ölümden beterdi. Şimdi eşimin ve ekibin sayesinde yeniden hayata bağlandım. İnsanlar korkmasın, tek böbrekle de hayatına devam edebilir. Organ bağışı konusunda bilinçlenelim, birbirimize destek olalım” diye konuştu.</p>

<p>Elazığ’dan gelen ve 15 yıldır böbrek hastası olan Taliha Cinyol da, “Uzun yıllardır tedavi görüyordum, kendimde değildim. Şu an çok daha iyi hissediyorum. Bu süreç bana yeniden doğmuş gibi hissettirdi. Organ bağışından korkmasınlar, hayat kurtarmak çok değerli” dedi. Eşi Ahmet Cinyol ise, “Nakil süreci sorunsuz ve başarılı geçti. Verici olmak isteyenler korkmasın, tek böbrekle de hayatına devam edebilirler. İnsanlar bu konuda cesaretli olsun, destek olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ekip Çalışması ve Enfeksiyon Kontrolü</strong></p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Sibel Altunışık ve Dr. Zeynep Burçin Yılmaz, nakil sürecinde enfeksiyon kontrolünün hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Dr. Altunışık, “Organ nakli sürecinde enfeksiyon riskini minimuma indirmek çok kritik. Hastalarımızın sağlıklı bir şekilde taburcu olmaları için tüm ekibimiz büyük bir dikkat ve titizlikle çalıştı” dedi.</p>

<p>Servis sorumlu hemşiresi Yıldız Demirci ise, “Hemşirelik mesleği yorgun bir meslek, ama böyle başarılı vakalarla moralimiz yükseliyor. Hastalarımızın sağlığına kavuşması bizim için en büyük motivasyon kaynağı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Hazırlık ve Koordinasyon</strong></p>

<p>Hazırlık birimi ekipleri de sürecin her aşamasında aktif rol aldı. Hazırlık Birim Koordinatörü Yusuf Oruç ve Sorumlusu Abdullah Oruç, nakil öncesi hazırlık aşamalarını titizlikle yürüttüklerini belirtti. Böbrek Nakil Koordinatörü Hüseyin Gürbüz ise, Nefroloji bölümünde uygulanan havuz sistemi ve süreç takibinin operasyonun güvenli ve verimli şekilde ilerlemesine katkı sağladığını aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_1362.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/malatyada-2li-capraz-bobrek-nakli-basarisi-1772800614.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de Obez Oranı Yüzde 72’ye Ulaştı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/turkiyede-obez-orani-yuzde-72ye-ulasti-46551</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/turkiyede-obez-orani-yuzde-72ye-ulasti-46551</guid>
                <description><![CDATA[4 Mart Dünya Obezite Günü’nde açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye’de fazla kilolu ve obez bireylerin oranının yüzde 72’ye ulaştığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>4 Mart Dünya Obezite Günü’nde açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye’de fazla kilolu ve obez bireylerin oranının yüzde 72’ye ulaştığını belirterek, obezitenin artık bireysel bir sorun olmanın ötesinde ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldiğini söyledi.<br />
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Endokrinoloji Uzmanı olarak görev yapan Keskin, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi “vücutta anormal veya aşırı derecede yağ dokusu artışı” olarak tanımladığını hatırlattı.<br />
“Birçok Ciddi Hastalığa Zemin Hazırlıyor”<br />
Obezitenin diyabetten hipertansiyona, kardiyovasküler hastalıklardan solunum problemlerine, karaciğer yağlanmasından bazı malignitelere ve kas-iskelet sistemi hastalıklarına kadar pek çok ciddi tabloya yol açtığını belirten Keskin, “Obezite önlenebilir, kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken tedavi ile doğru yol almak mümkündür” dedi.<br />
Son 40 Yılda Üç Kat Arttı<br />
Dünya genelinde son 40 yılda obezite oranlarının yaklaşık üç kat arttığını vurgulayan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye’de yapılan diyabet ve obezite prevalans çalışmalarına göre obezite oranının yüzde 35 olduğunu, fazla kilolu ve obez birey oranının ise yüzde 72’lere ulaştığını söyledi. Hedef kilosunda olan birey oranının ise yüzde 28 civarında olduğunu ifade etti.<br />
Cinsiyet dağılımına da değinen Keskin, obezite oranının kadınlarda yüzde 41, erkeklerde ise yüzde 21 olduğunu belirtti. Kadınlardaki yüksekliğin nedenleri arasında doğurganlık oranı, emzirme süresi ve ev içi kısıtlı yaşamın etkili olabileceğini söyledi.<br />
“Sadece İrade Meselesi Olarak Görmek Yanlış”<br />
Obezitenin yalnızca hareketsizlikten kaynaklanmadığını ifade eden Doç. Dr. Keskin, gelişen teknolojiyle birlikte televizyon, tablet ve telefon karşısında geçirilen sürenin artmasının önemli bir risk faktörü olduğunu dile getirdi. Yüksek kalorili ve besin değeri düşük beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk ve hormonal problemlerin de obeziteye yol açtığını söyledi. Keskin, “Bunu sadece bir irade problemi olarak görmek yanlış olur. Ailesel yatkınlık ve genetik faktörler de son derece önemlidir” dedi.<br />
Tanı ve Tedavi Süreci<br />
Obezite tanısında en pratik yöntemin beden kitle indeksi (BKİ) olduğunu belirten Doç. Dr. Lezan Keskin, kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını ifade etti. 18,5–24,9 aralığının normal, 25–29,9 aralığının fazla kilolu, 30’un üzerinin obezite, 40’ın üzerinin ise morbid obezite olarak değerlendirildiğini söyledi. Bel çevresi ve bel-kalça oranının da metabolik ve kardiyovasküler risk açısından önemli ölçütler olduğunu vurguladı.<br />
Tedavide ilk basamağın yaşam tarzı değişikliği olduğunu belirten Keskin, porsiyon kontrolü, düşük kalorili beslenme, şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durma ve düzenli fiziksel aktivitenin temel yaklaşım olduğunu kaydetti. Haftada en az 5 gün, 30 dakika tempolu yürüyüşün hem kilo kontrolü hem de şeker, tansiyon ve kolesterol dengesi açısından önemli olduğunu söyledi.<br />
Yaşam tarzı değişikliğiyle hedefe ulaşılamayan hastalarda hekim kontrolünde ilaç tedavisine başvurulduğunu, gerekli durumlarda ise cerrahi yöntemlerin uygulandığını belirten Keskin, bu işlemlerin uygun merkezlerde yapılması gerektiğini ifade etti.<br />
Keskin, Dünya Obezite Günü mesajını, “Erken tanı komplikasyonları önler, kardiyovasküler riski azaltır ve yaşam kalitesini artırır. Daha sağlıklı bir yaşam için kilomuzu kontrol altında tutmalıyız” sözleriyle tamamladı.<br />
<img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_1293.jpeg" style="height:534px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/turkiyede-obez-orani-yuzde-72ye-ulasti-1772626806.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da AMATEM Polikliniği Hizmete Açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-amatem-poliklinigi-hizmete-acildi-46533</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-amatem-poliklinigi-hizmete-acildi-46533</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmete giren AMATEM Ayaktan Polikliniği ile alkol, madde ve davranışsal bağımlılıklar alanında tanı ve tedavi hizmeti sunulmaya başlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da bağımlılıkla mücadele kapsamında önemli bir sağlık yatırımı daha hayata geçirildi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) Ayaktan Polikliniği hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Alkol, uyuşturucu madde ve davranışsal bağımlılıklar alanında ayaktan tanı ve tedavi hizmeti sunacak olan poliklinikte, bağımlılık sorunu yaşayan bireylerin tedaviye erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve hastanenin Psikiyatri Kliniği sorumlu hekimi Doç. Dr. Kerim Uğur, AMATEM Ayaktan Polikliniği’nin poliklinik şartlarında hizmet vermeye başladığını belirtti. Bağımlılık türlerinin yalnızca alkol ve uyuşturucu madde ile sınırlı olmadığını ifade eden Uğur, özellikle son dönemde davranışsal bağımlılıkların da artış gösterdiğine dikkat çekti. Kumar bağımlılığı başta olmak üzere farklı bağımlılık türlerinin psikiyatrik hastalık kapsamında değerlendirildiğini ve tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bağımlılık tedavisinde multidisipliner yaklaşımın esas alındığını kaydeden Uğur, sürecin biyopsikososyal model çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi gibi kurumların desteğiyle hastalara bütüncül hizmet sunulduğunu ifade etti. Uğur, yeni polikliniğin şehirde artış gösteren bağımlılıkla mücadeleye önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>AMATEM Ayaktan Polikliniği’nin haftanın salı ve perşembe günleri 08.30–16.00 saatleri arasında hasta kabul edeceği bildirildi. 16 Şubat itibarıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden randevuların açıldığı, ilk hastaların kabul edilerek tedavi süreçlerinin başlatıldığı aktarıldı.</p>

<p>Destek almak isteyen vatandaşların MHRS üzerinden randevu oluşturabilecekleri veya doğrudan polikliniğe başvurarak AMATEM kapsamında değerlendirilmek istediklerini beyan edebilecekleri belirtildi. Yeni hizmetle birlikte Malatya’da bağımlılıkla mücadele kapasitesinin kurumsal düzeyde güçlendirildiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/malatyada-amatem-poliklinigi-hizmete-acildi-1772524820.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diyetisyen Hatice Tepe’den Ramazan Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/diyetisyen-hatice-tepeden-ramazan-uyarisi-46520</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/diyetisyen-hatice-tepeden-ramazan-uyarisi-46520</guid>
                <description><![CDATA[Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan’da sahurun atlanmasının metabolizmayı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, dengeli beslenmeye vurgu yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan’da sahurun atlanmasının metabolizmayı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, dengeli beslenme, kontrollü iftar ve yeterli su tüketiminin sağlık açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Malatya’da görev yapan Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Hatice Tepe, Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluğun vücut üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Sahur öğününün atlanmasının metabolizma ve kan şekeri dengesi üzerinde risk oluşturabileceğini belirten Tepe, dengeli ve planlı beslenmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ramazan sürecinde beslenme düzeninin stratejik şekilde planlanmasının, hem metabolik sağlığın korunması hem de günlük yaşam kalitesinin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Diyetisyen Hatice Tepe, sahurun gün içindeki enerji yönetiminde anahtar rol üstlendiğini kaydetti.</p>

<p>“Sahur öğününü atlamak gün içerisinde kan şekeri dalgalanmalarına, halsizlik ve baş dönmesine neden olabilir. Bu durum uzun vadede metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir” diyen Tepe, sahurda protein, kompleks karbonhidrat ve sağlıklı yağ içeren dengeli bir öğün tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Tepe, “Yumurta, peynir, yeşillikler, 2–3 dilim tam buğday ekmeği ve sağlıklı yağlardan oluşan bir sahur menüsü gün boyu tokluk hissinin korunmasına katkı sağlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İftara Kontrollü Başlanmalı</strong></p>

<p>İftar saatinde yapılan en yaygın hatanın hızlı ve aşırı tüketim olduğunu dile getiren Tepe, sindirim sisteminin ani yüklenmelere karşı korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“İftarda öncelikle su, hurma veya hafif iftariyelikler ve çorba ile başlangıç yapılmalı, ardından birkaç dakika ara verilmelidir. Bu ara hem sindirim sistemini hazırlar hem de aşırı kalori alımını önler. Ana yemeğe kontrollü geçiş sindirim sağlığı açısından önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Kızartma, aşırı yağlı ve hamur işi ağırlıklı besinlerin yerine sağlıklı pişirme teknikleriyle hazırlanan yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Tepe, bu yaklaşımın kilo kontrolü ve gastrointestinal sistem sağlığı açısından koruyucu etki sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>İftar ile Sahur Arasında 8–10 Bardak Su</strong></p>

<p>Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tepe, iftar ile sahur arasında en az 8–10 bardak su tüketilmesi gerektiğini söyledi. “Suyun tamamını iftarda bir anda tüketmek yerine zamana yayarak ve yudum yudum içmek sindirim sistemi açısından daha faydalıdır” dedi.</p>

<p><strong>Gebeler Uzman Görüşü Almalı</strong></p>

<p>Gebelerin oruç konusunda mutlaka hekim kontrolünde hareket etmesi gerektiğini belirten Tepe, uzun süreli açlık ve susuzluğun anne ve bebek sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>“Gebelerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Uzun süre aç ve susuz kalmak bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Uzman görüşü alınmadan karar verilmemelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Gıda İsrafına Karşı Planlı Sofralar</strong></p>

<p>Ramazan ayında artan gıda israfına da dikkat çeken Tepe, uzun süreli açlığın ardından gereğinden fazla yemek hazırlanmasının hem sağlık hem de kaynak yönetimi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti. Dengeli ve yeterli porsiyonlarla planlanan sofraların hem bireysel sağlık hem de toplumsal bilinç açısından önemli katkı sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan boyunca bilinçli ve dengeli beslenmenin bağışıklık sisteminin desteklenmesi, enerji seviyesinin korunması ve genel sağlığın sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını belirterek, vatandaşlara sağlıklı bir Ramazan dönemi geçirmeleri çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/03/diyetisyen-hatice-tepeden-ramazan-uyarisi-1772436720.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Depresyonun Gizli İşareti!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/depresyonun-gizli-isareti-46492</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/depresyonun-gizli-isareti-46492</guid>
                <description><![CDATA[Enerji düşüklüğü, aşırı uyuma ve ‘kurşun ağırlığı’ hissinin günlük yaşamı zorlaştırabileceğine vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Artmış iştah ve özellikle karbonhidrat isteği kilo değişimlerine ve beden algısı sorunlarına yol açabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enerji düşüklüğü, aşırı uyuma ve ‘kurşun ağırlığı’ hissinin günlük yaşamı zorlaştırabileceğine vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Artmış iştah ve özellikle karbonhidrat isteği kilo değişimlerine ve beden algısı sorunlarına yol açabilir. Kişilerarası ilişkilerde ise reddedilmeye duyarlılık ön plandadır.” dedi.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Kadınlarda daha sık görülen bu tablonun, ergenlik sonu ve erken yetişkinlik döneminde başladığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, ailesinde depresyon veya anksiyete öyküsü olanlarda riskin arttığını ve çevresel streslerin tabloyu etkilediğini aktardı. Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin ayrıca erken müdahalenin kronikleşme riskini azalttığı uyarısını yaptı.</strong></p>

<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun belirtileri, risk faktörleri, günlük yaşama etkileri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Atipik depresyon, duygudurumun olaylara tepkisel olmasıyla ayırt ediliyor!</strong></p>

<p>Atipik depresyonun, depresyonun belirli özgün belirtilerle seyreden bir alt tipi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin “Klasik (majör) depresyondan en önemli farkı, duygudurumun çevresel olaylara tepkisel olmasıdır.” dedi.</p>

<p>Kişinin iç dünyasında yoğun bir çökkünlük yaşarken, dışarıdan zaman zaman enerjik ve iyi görünebileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Olumlu bir gelişme karşısında kısa süreli bir iyilik hali oluşabilir; ancak bu düzelme kalıcı değildir ve yeniden depresif duygu durumuna dönülür. Bu tabloda sıklıkla aşırı uyuma, iştah artışı, kilo alma, kollar ve bacaklarda ‘kurşun ağırlığı’ olarak tarif edilen ağırlaşma hissi ve kişilerarası ilişkilerde reddedilmeye belirgin duyarlılık görülür.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık yüzde 15 ila 29’unda atipik özellikler görülebilir!</strong></p>

<p>‘Atipik’ kelimesinin ‘tipik olmayan’ anlamına geldiğini ancak ismine rağmen nadir bir tablo olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık yüzde 15 ila 29’unda atipik özellikler görülebilir.” dedi.</p>

<p>Halk arasında ‘kurşun ağırlığı’ ya da ‘kurşun paralizi’ olarak ifade edilen bu belirtinin, kişinin kollarında ve bacaklarında gerçek bir fiziksel ağırlık varmış gibi hissetmesi olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu durum yoğun yorgunluk ve harekete geçmede zorlanma yaratır. Hem biyolojik hem psikolojik boyutu vardır. Beyindeki serotonin, dopamin ve noradrenalin düzeylerindeki değişiklikler ile stres hormonu dengesizlikleri biyolojik zemini oluştururken; motivasyon kaybı, umutsuzluk ve isteksizlik de hareketi zorlaştıran psikolojik faktörlerdir. Bu belirti kişinin iradesizliği ya da ‘numara yapması’ olarak değerlendirilmemelidir.”</p>

<p><strong>Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma, günlük yaşamı zorlaştırıyor!</strong></p>

<p>Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma eğiliminin, işe ya da sorumluluklara başlamayı ve sürdürmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Zamanla erteleme, kaçınma ve sosyal geri çekilme artabilir.” dedi.</p>

<p>Artmış iştah ve özellikle karbonhidrat isteğinin kilo değişimlerine ve beden algısı sorunlarına yol açabileceğine de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Kişilerarası ilişkilerde ise reddedilmeye duyarlılık ön plandadır. Küçük bir eleştiri ya da ilgisizlik işareti yoğun değersizlik duygularını tetikleyebilir. Gün içinde duygusal iniş çıkışlar yaşanması da ilişkileri zorlaştırabilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Atipik depresyon kadınlarda daha sık görülüyor!</strong></p>

<p>Atipik depresyonun genellikle ergenlik sonu ve erken yetişkinlik döneminde başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Ergenlerde tablonun çabuk sinirlenme, aileye karşı öfke, alınganlık ve anlaşılmadığını düşünme gibi belirtilerle daha belirgin hale gelebileceğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, reddedilmeye duyarlılığın bu yaş grubunda daha dramatik yaşanabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Atipik depresyonun ortaya çıkışı birçok nedene bağlı!</strong></p>

<p>Atipik depresyonun ortaya çıkışının tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ailesinde depresyon, bipolar bozukluk ya da anksiyete bozukluğu bulunan kişilerde risk artar. Beyin kimyasındaki değişiklikler ve stres hormonu dengesizlikleri etkili olabilir. Erken dönem ebeveyn ilişkileri, baş etme biçimleri ve güncel stres faktörleri tabloyu şekillendirebilir.”</p>

<p><strong>Atipik depresyon tedavisinde temel yaklaşım ilaç, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri!</strong></p>

<p>Atipik depresyon tedavisinde temel yaklaşımın ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Ancak belirtilerin yapısı nedeniyle bazı farklılıklar olabilir.” dedi.</p>

<p>Aşırı uyuma ve enerji düşüklüğünün ön planda olduğu durumlarda daha aktive edici özellikte antidepresanlar tercih edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Psikoterapide ise duygudurumun çevresel olaylara bağlı değişkenliği, ilişkilerde kırılganlık ve reddedilme duyarlılığı üzerinde özellikle durulur. Başvurular çoğunlukla, ilişki sorunları ve terk edilme korkusu, eleştiriye aşırı hassasiyet, özsaygı ve değersizlik duyguları, motivasyon eksikliği ve erteleme ile duygusal yeme davranışları şeklinde olur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Erken müdahale kronikleşme riskini azaltır!</strong></p>

<p>Atipik depresyon tedavi edilmediğinde yıllarca sürebilen, dalgalı ancak kalıcı bir seyir gösterebileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Erken müdahale kronikleşme riskini azaltır.” dedi.</p>

<p>Hangi belirtiler ciddiye alınması gerektiği hakkında bilgi paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Küçük olaylara karşı aşırı duygusal yıkım, günde 10–12 saatten fazla uyuma ve yataktan çıkmakta zorlanma, belirgin iştah artışı ve kilo değişimi, reddedilmeye aşırı hassasiyet, iki haftadan uzun süren çökkünlük, işlevsellikte belirgin düşüş, sürekli değersizlik, umutsuzluk ya da yaşamın anlamsız olduğu düşünceleri günlük yaşamı ve ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa bir psikiyatri uzmanına başvurmak önemlidir. Erken destek, iyileşme sürecini kolaylaştırır ve uzun vadeli riskleri azaltır.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/02/depresyonun-gizli-isareti-1772193184.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evden Sigara Bırakma İmkânı!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/evden-sigara-birakma-imkani-46276</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/evden-sigara-birakma-imkani-46276</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz, 9 Şubat Sigara Bırakma Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz, 9 Şubat Sigara Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tütün kullanımının en önemli önlenebilir ölüm nedenlerinin başında geldiğini belirtti. Korkmaz, sigara bırakma hizmetinin Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde yürütüldüğünü ifade ederek vatandaşlara çağrıda bulundu.</p>

<p>Sigaranın başta akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığını vurgulayan Korkmaz, “Sigara başta akciğer kanseri ve kalp damar hastalıkları olmak üzere vücudumuzdaki hemen her organa geri dönüşü olmayan zararlar veren, yaşam süresini kısaltan en önemli önlenebilir ölüm nedenidir” dedi.</p>

<p>Dünya genelinde her gün yaklaşık 22 bin, yılda ise 8 milyondan fazla insanın tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Korkmaz, bu tablonun sigarayla mücadelenin hayati önemini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Sigara Bırakmak İsteyene Uzaktan Destek</strong></p>

<p>9 Şubat’ın toplumda sağlıklı yaşam bilincini artırmak ve tütünün zararlarına dikkat çekmek amacıyla Sigara Bırakma Günü olarak anıldığını kaydeden Korkmaz, bu tarihin sigarayı bırakmak isteyenler için bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.</p>

<p>Birçok kişinin sigarayı bırakmak istemesine rağmen zaman sorunu yaşadığını belirten Korkmaz, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yürütülen sigara bırakma polikliniğinde uzaktan hasta değerlendirme sistemi kapsamında görüntülü poliklinik uygulamasının da aktif olarak kullanıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>Bağımlılık Düzeyi Ölçülüyor, Süreç Yakından Takip Ediliyor</strong></p>

<p>“Görüntülü poliklinik hizmeti sayesinde hastalarımızla bilgisayar veya telefon ekranı üzerinden yüz yüze görüşür gibi iletişim kuruyoruz” diyen Korkmaz, sistemin özellikle yoğun çalışan bireyler için büyük kolaylık sağladığını söyledi.</p>

<p>Sürecin yüz yüze muayene titizliğiyle yürütüldüğünü belirten Korkmaz, “Görüşmede bağımlılık düzeyini ölçüyor, sigarayı tetikleyen faktörleri belirliyoruz. Kişinin genel sağlık durumunu değerlendirerek en uygun tedavi planını oluşturuyoruz. Gerekli durumlarda hastamızı doğrudan polikliniğe davet ediyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Bağımlılıkla Mücadelede Çok Yönlü Yaklaşım</strong></p>

<p>Tedavi sürecinin çok boyutlu yürütüldüğünü vurgulayan Korkmaz, sigara isteğiyle baş etme yöntemlerini içeren davranışsal eğitimler de verdiklerini belirtti.</p>

<p>“Hastalarımızın tedaviye uyumunu düzenli aralıklarla takip ediyoruz. Zorlandıkları dönemlerde yanlarında oluyoruz. Sigara bağımlılığı hem fiziksel hem psikolojik yönü olan bir süreçtir; bu nedenle bütüncül bir yaklaşım uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Artık Bahane Yok”</strong></p>

<p>Teknolojinin sunduğu imkanlarla sağlık hizmetine erişimin kolaylaştığını belirten Korkmaz, “Artık ‘Vaktim yok’ ya da ‘Randevuya gidemem’ gibi mazeretler geçerli değil. Önemli olan karar vermek ve ilk adımı atmaktır” dedi.</p>

<p>9 Şubat’ın bir milat olması gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz, “Sigara bırakılabilir bir bağımlılıktır. Doğru destekle başarı mümkündür. Kendinize ve sevdiklerinize yeni bir nefes hediye edin” diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/02/evden-sigara-birakma-imkani-1770635428.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Nefes Borusu Daralan Hastanın Hayata Tutunuş Hikayesi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-nefes-borusu-daralan-hastanin-hayata-tutunus-hikayesi-46208</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-nefes-borusu-daralan-hastanin-hayata-tutunus-hikayesi-46208</guid>
                <description><![CDATA[Yüksekten düşme sonucu entübe edilen ve uzun süreli entübeye bağlı olarak nefes borusunda daralma oluşan 33 yaşındaki Fatih Evren, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen nadir bir cerrahi operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, 7 ay önce balkondan düşerek ağır yaralanan Fatih Evren, yaklaşık 1,5 ay entübe halde yaşam mücadelesi verdi. Tedavi sürecini atlatan Evren’de bu kez entübeye bağlı olarak ses telleri düzeyinde nefes borusunda ciddi daralma meydana geldi. Nefes almakta zorlanan ve ses tellerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan hasta, farklı hastanelerde kapalı yöntemlerle birkaç kez ameliyat edilmesine rağmen sağlığına kavuşamadı.</p>

<p>Durumu giderek ağırlaşan Evren, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Göğüs Cerrahisi Servisi’ne başvurdu. Burada Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Murat Kılıç ile Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ın ortak yürüttüğü multidisipliner çalışma sonucu hasta, Türkiye’de sayılı merkezlerde yapılan özel bir ameliyata alındı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yapılan operasyonda daralan bölüm çıkarılarak nefes borusu yeniden birleştirildi. Ses tellerine zarar verilmeden gerçekleştirilen ameliyat sonrası hastanın sağlığına kavuştuğu bildirildi.</p>

<p>Taburcu edilen Fatih Evren, yaşadığı süreci anlatarak, “Entübeden çıktıktan sonra nefes alamamaya başladım. Üç kez kapalı operasyon geçirdim, tekrar etti. Burada açık ameliyat dediler, biraz riskliydi ama çok başarılı geçti. Ses tellerim de zarar görmedi. Şu an çok rahat nefes alıyorum, çok şükür” dedi.</p>

<p>Dr. Öğretim Üyesi Murat Kılıç ise hastada ses tellerinin hemen alt kısmında ciddi darlık oluştuğunu belirterek, “Bu bölgeye müdahale etmek risklidir. Ses telleri zarar görürse hasta ömür boyu nefes borusundan delikle yaşamak zorunda kalabilir. Bu nedenle cerrahi çok özellik arz ediyordu. Prof. Dr. Ahmet Kızılay hocamızla birlikte multidisipliner şekilde ameliyatı gerçekleştirdik. Dar segment çıkarıldı ve nefes borusu tekrar uç uca dikilerek birleştirildi. Hastamız şu an iyi durumda, dikişleri alındı ve taburculuğu planlandı” diye konuştu.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyonun Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde yapıldığını vurgulayan Kılıç, hastanın hem rahat nefes alıp vermesinin hem de konuşmasının sağlandığını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/02/malatyada-nefes-borusu-daralan-hastanin-hayata-tutunus-hikayesi-1770277062.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üç Boyutlu Haritalama ile Ablasyonda Çığır Açan Başarı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/uc-boyutlu-haritalama-ile-ablasyonda-cigir-acan-basari-46146</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/uc-boyutlu-haritalama-ile-ablasyonda-cigir-acan-basari-46146</guid>
                <description><![CDATA[Üç boyutlu haritalama destekli yeni nesil ablasyon uygulamalarıyla kalp ritim bozukluklarının tedavisinde işlem süresi kısalırken, hasta güvenliği ve kalıcı başarı oranları önemli ölçüde artırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ritim bozukluklarının tedavisinde uygulanan ileri düzey ablasyon yöntemleri, Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu’nun öncülüğünde önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Kardiyoloji alanında uzun yıllardır yaptığı klinik çalışmalar ve girişimsel uygulamalarla tanınan Prof. Dr. Kurtoğlu, üç boyutlu haritalama temelli yeni yaklaşımıyla ablasyon tedavisinde hem başarı oranlarını artırdı hem de hasta güvenliğini üst düzeye taşıdı.</p>

<p>Dünya genelinde kullanımı giderek yaygınlaşan üç boyutlu haritalama destekli ablasyon yöntemleri, Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde son yedi yıldır etkin şekilde uygulanıyor. Söz konusu yöntem sayesinde işlem süreleri belirgin şekilde kısalırken, radyasyon maruziyeti azalıyor ve tekrarlayan ritim bozukluklarının önüne geçiliyor. Özellikle atriyal fibrilasyon ve nadir görülen supraventriküler taşikardi gibi kompleks vakalarda elde edilen başarılı sonuçlar, yöntemin bilimsel çevrelerde de yakından takip edilmesine neden oluyor.</p>

<p>Ablasyon tedavisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu, “Ablasyon tedavisinde temel hedefimiz, ritim bozukluğuna neden olan elektriksel odakları en doğru şekilde tespit ederek çevre dokulara zarar vermeden etkisiz hale getirmektir. Üç boyutlu haritalama ile hassas enerji dağılımını birleştiren bu yaklaşım, işlem güvenliğini artırmakta ve kalıcı başarı sağlamaktadır. Bu sayede hastalarımız daha kısa sürede normal yaşamlarına dönebilmekte ve uzun süreli ilaç kullanımına olan ihtiyaç önemli ölçüde azalmaktadır” dedi.</p>

<p>Yeni nesil ablasyon yaklaşımının hasta konforunu da ön planda tuttuğunu vurgulayan Prof. Dr. Kurtoğlu, yöntemle birlikte daha düşük komplikasyon riski, daha hızlı iyileşme süreci ve daha yüksek klinik başarı oranlarının elde edildiğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen bu uygulamaların, yalnızca Türkiye’de değil uluslararası kardiyoloji camiasında da ilgiyle izlendiği bildirildi. Elde edilen klinik sonuçların bilimsel yayınlarla paylaşılması ve yöntemin farklı merkezlerde yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Ablasyon tedavisinde sağlanan bu yenilikçi gelişmelerin, kalp ritim bozukluklarının tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını araladığı belirtilirken, Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu’nun bilimsel vizyonu ve klinik tecrübesinin modern kardiyoloji uygulamalarına yön vermeye devam ettiği kaydedildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_0307.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/01/uc-boyutlu-haritalama-ile-ablasyonda-cigir-acan-basari-1769864068.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Sağlıkta Rekor Yoğunluk!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-saglikta-rekor-yogunluk-46139</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-saglikta-rekor-yogunluk-46139</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde 2024 ve 2025 yıllarında toplam 10 milyon 990 bin 853 hastaya sağlık hizmeti sunuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde 2024 ve 2025 yıllarında toplam 10 milyon 990 bin 853 hastaya sağlık hizmeti sunulurken, 10 bin kişiye düşen yatak sayısının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığı açıklandı.</p>

<p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada Malatya'da Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde 2024 yılında 2 milyon 22 bin 601 acil başvuru ve 3 milyon 239 bin 75 poliklinik muayenesi olmak üzere toplam 5 milyon 261 bin 676 hastaya hizmet verildiği belirtildi.&nbsp; 2025 yılında ise 2 milyon 9 bin 815 acil başvuru ve 3 milyon 719 bin 362 poliklinik muayenesi ile toplam 5 milyon 729 bin 177 hastaya sağlık hizmeti sunuluekwn veriler, Malatya’da sağlık hizmetlerine olan talep ve hizmet kapasitesinin arttığını ortaya koydu.</p>

<p>Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerdeki yatak kapasitesine ilişkin değerlendirmede, il genelinde 10 bin kişiye düşen yatak sayısının 23,5 olduğu, bu rakamın Türkiye ortalaması olan 19,8’in üzerinde bulunduğu kaydedildi. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024 verilerine göre Malatya’nın yatak kapasitesi açısından güçlü iller arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Yoğun bakım hizmetleri kapsamında ise bakanlığa bağlı hastanelerde toplam 214 yoğun bakım yatağının bulunduğu, bunların 173’ünün erişkin, 35’inin yenidoğan ve 6’sının çocuk yoğun bakım yatağı olduğu açıklandı. Tüm sektörler dâhil edildiğinde, Malatya’nın on bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı bakımından büyükşehirler arasında 2’nci sırada yer aldığı belirtildi.</p>

<p>Ağız ve diş sağlığı hizmetleri alanında 2025 yılı itibarıyla il genelinde 98 diş üniti ile hizmet verildiği, 19 Ocak 2026 tarihinde Şehit Mehmet Kılınç Ağız ve Diş Hastanesi’ne bağlı Göztepe Semt Polikliniğinin açılmasıyla birlikte diş üniti sayısının 108’e yükseldiği bildirildi. 2024 yılında 447 bin 2, 2025 yılında ise 464 bin 452 hastaya poliklinik ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuldu. Bu süreçte 80 bin 586 diş çekimi, 1 bin 514 cerrahi müdahale, 34 bin 173 protez uygulaması, 94 bin 847 dolgu ve 24 bin 174 kanal tedavisi gerçekleştirildi.</p>

<p>Hastanelerde yapılan ameliyatların risk ve niteliklerine göre A-B-C-D-E olarak sınıflandırıldığı, tüm ameliyatlar içerisinde özellikli ameliyat grupları olan A-B-C grubu ameliyatların oranının yüzde 48,5 seviyesinde olduğu aktarıldı. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin tıbbi cihaz altyapısının güçlendirilmesi, uzman hekim sayısındaki artış ve Turgut Özal Üniversitesi akademisyenlerinin katkılarıyla nitelikli ameliyat sayılarında ve iyileşme oranlarında artış sağlandığı kaydedildi.</p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hemodiyaliz, periton diyalizi, yanık birimi, tüp bebek, palyatif bakım, kronik yara bakım hizmetleri, hiperbarik oksijen tedavi merkezi, robotik yürüme merkezi, perinatal tanı merkezi, inme merkezi, onkoloji tanı ve tedavi merkezi, KBRN ünitesi, çocuk izlem merkezi, erişkin ayaktan arındırma merkezi ile sintigrafi, PET-CT ve kemik dansitometre gibi birçok özellikli birimin aktif olarak hizmet verdiği belirtildi.</p>

<p>Özellikle robotik yürüme merkezi, hiperbarik oksijen tedavisi, yanık, tüp bebek ve inme merkezi gibi özellikli birimler sayesinde hastaların il dışına sevk edilme ihtiyacının büyük ölçüde azaltıldığı, tanı ve tedavilerin Malatya’da başarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, vatandaşlara daha kaliteli, erişilebilir ve güvenli sağlık hizmeti sunmak amacıyla tüm sağlık çalışanlarıyla birlikte çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_0289.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/01/malatyada-saglikta-rekor-yogunluk-1769783347.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Maneviyat Ruhsal Dengeyi Güçlendiriyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/maneviyat-ruhsal-dengeyi-guclendiriyor-46084</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/maneviyat-ruhsal-dengeyi-guclendiriyor-46084</guid>
                <description><![CDATA[İnönü Üniversitesi Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde görev yapan Uzman Psikolog İsmail Reyhani, yetişkinlerde en sık görülen psikolojik sorunların anksiyete ve depresyon olduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde görev yapan Uzman Psikolog İsmail Reyhani, yetişkinlerde en sık görülen psikolojik sorunların anksiyete ve depresyon olduğunu belirterek, maneviyatın ruh sağlığı üzerinde önemli bir dengeleyici rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>İnönü Üniversitesi Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde görev yapan Uzman Psikolog İsmail Reyhani, yetişkinlerde görülen psikolojik sorunlar, tedavi süreçleri ve ruh sağlığını koruma yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Yetişkinlerde en sık karşılaşılan sorunların anksiyete ve depresyon olduğunu belirten Reyhani, bu durumların bireylerin günlük yaşamlarını, sosyal ilişkilerini ve iş hayatlarını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. Psikolojik sorunların işlevselliği düşürdüğünü vurgulayan Reyhani, stres düzeyinin artmasıyla birlikte kişilerde sosyal ve mesleki problemlerin ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Tedavi süreçlerinin kişiye göre planlandığını dile getiren Reyhani, terapi, ilaç tedavisi ve gerekli durumlarda yatış tedavisinin uygulandığını kaydetti. Günlük yaşamını sürdürememe, hayattan zevk alamama ve yoğun kaygı hissinin tedavi gerektiren önemli belirtiler olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Depresyonun geçici bir ruh haliyle karıştırılmaması gerektiğini belirten Reyhani, belirtilerin iki-üç hafta boyunca devam etmesi halinde mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini ifade etti. Ruhsal sorunların fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabildiğini söyleyen Reyhani, baş ağrısı, terleme, sıcak basması gibi şikayetlerin psikolojik kaynaklı olabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Travmaların tedavi edilmediğinde kalıcı hale gelebileceğini vurgulayan Reyhani, kabuslar, kaçınma davranışları ve sürekli olayı hatırlama durumlarında profesyonel desteğin şart olduğunu söyledi. Terapi sürecinin kişiye göre değiştiğini belirten Reyhani, tedavinin aylar hatta yıllar sürebileceğini ifade etti.</p>

<p>Toplumda psikolojik destek almaya yönelik önyargıların hâlâ güçlü olduğunu belirten Reyhani, “Psikoloğa gidenlere ‘deli damgası’ vurulması tamamen yanlış bir algıdır. Ruhsal sorunlar bir günde oluşmadığı gibi bir günde de çözülmez” dedi.</p>

<p>Ruh sağlığını korumada hareket ve sosyal yaşamın önemine dikkat çeken Reyhani, kişinin kendisini iyi hissettiren aktivitelere yönelmesi gerektiğini vurguladı. Maneviyatın ruhsal dengeyi güçlendirdiğini ifade eden Reyhani, maneviyatın bireye yalnız olmadığını hissettirdiğini ve ahiret inancının kaygıyı azalttığını söyledi.</p>

<p>Açıklamasını tavsiyelerle tamamlayan Reyhani, bireylerin içine kapanmaması, sosyal hayatın içinde yer alması ve hayata tek bir pencereden bakmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_0170.jpeg" style="height:453px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/01/maneviyat-ruhsal-dengeyi-guclendiriyor-1769427407.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Kardan Kapanan Yolda Hasta Kurtarıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kardan-kapanan-yolda-hasta-kurtarildi-46081</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kardan-kapanan-yolda-hasta-kurtarildi-46081</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da yoğun kar nedeniyle yolu kapanan mahallede rahatsızlanan 86 yaşındaki hasta, ekipler ve vatandaşların yardımıyla hastaneye ulaştırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Eğnir köyünde, etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşımın kapanması sonucu sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşandı. Bölgedeki olumsuz hava koşulları sebebiyle ambulansın doğrudan ulaşamadığı mahallede, düşerek ayak bileğinden yaralanan 86 yaşındaki hasta için koordineli bir tahliye çalışması yürütüldü.</p>

<p>Arapgir 1 No’lu 112 Acil Sağlık ekibi tarafından organize edilen çalışmada, köy yolu üzerinde vatandaşların desteğiyle hasta güvenli şekilde taşınarak ambulansa alındı. İlk müdahalesi yapılan hasta, Arapgir Ali Özge Devlet Hastanesi’ne nakledildi.</p>

<p>Yetkililer, kış şartları nedeniyle kırsal bölgelerde benzer durumlara karşı ekiplerin teyakkuz halinde olduğunu bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 23:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/01/malatyada-kardan-kapanan-yolda-hasta-kurtarildi-1769373560.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da İki Kuzen Koklear İmplantla Yeniden Duymaya Başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-iki-kuzen-koklear-implantla-yeniden-duymaya-basladi-45881</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-iki-kuzen-koklear-implantla-yeniden-duymaya-basladi-45881</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da işitme sorunu yaşayan 6 yaşındaki Ayşe Selçuk ve 14 yaşındaki İncesu Selçuk isimli kuzenlere, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde koklear implant (yapay kulak) ameliyatı yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da işitme sorunu yaşayan 6 yaşındaki Ayşe Selçuk ve 14 yaşındaki İncesu Selçuk isimli kuzenlere, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde koklear implant (yapay kulak) ameliyatı yapıldı. Başarılı geçen operasyonun ardından çocukların işitme, dil ve konuşma gelişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bir süre işitme cihazı kullanan ancak zamanla cihazlardan yeterli fayda göremeyen Ayşe ve İncesu Selçuk’un iletişimlerinin kısıtlanması üzerine, yapılan değerlendirmeler sonucunda koklear implant ameliyatına karar verildi. Operasyonlar, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Demir tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>“Erken Yaşta Yapılan Tedavi Büyük Kazanım Sağlıyor”</strong></p>

<p>Koklear implant hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi İsmail Demir, “Koklear implant, işitme cihazı tedavisinden yeterli yanıt alamayan ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan hastalarımıza uyguladığımız ileri teknolojik bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem erken yaşlarda uygulandığında dil ve konuşma gelişimi açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.</p>

<p>Ayşe ve İncesu’nun sürecine değinen Demir, “Hastalarımız işitme cihazı kullanıyordu ancak artık fayda görmedikleri için implant kararı aldık. Ameliyatlarımız sorunsuz geçti, hastalarımızın durumu iyi” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Tanıdan Rehabilitasyona Kadar Tüm Süreç Merkezde</strong></p>

<p>Ameliyat sonrası sürece de değinen Demir, “Tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini kendi bölümümüzde, asistanlarımız ve odyologlarımızla birlikte sürdüreceğiz. Bu sadece cerrahi bir işlem değil, aynı zamanda uzun soluklu bir eğitim ve rehabilitasyon sürecidir. Aile desteği de çok önemli” diye konuştu.</p>

<p><strong>5 Yıl Sonra Yeniden Başladı</strong></p>

<p>Merkezde 5 yıl aradan sonra tekrar koklear implant ameliyatlarına başlandığını belirten Demir, Elazığ Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut Karlıdağ’ın desteğiyle iki ameliyatın başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Hastaların birkaç gün içinde taburcu edilmesinin planlandığını aktaran Demir, yaklaşık 3 ay sonra işitmenin aktif hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Devlet Karşılıyor, Büyük Merkezlerde Yapılıyor</strong></p>

<p>Koklear implant ameliyatlarının belirli kriterlere göre uygulandığını vurgulayan Demir, “Bu ameliyatlar maliyeti yüksek işlemler ancak devlet tarafından karşılanıyor. Sadece üçüncü basamak, donanımlı hastanelerde yapılabiliyor” dedi.</p>

<p><strong>“Erken Müdahale Sosyal Gelişimi de Etkiliyor”</strong></p>

<p>Erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çeken Demir, “Erken dönemde implant yapılan çocuklar dil, konuşma ve sosyal gelişim açısından yaşıtlarından geri kalmıyor. Geç kalınan vakalarda ise uzun süreli rehabilitasyon gerekebiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dr. Demir, “İlimizde uzun süredir yapılmayan bu işlemler artık Malatya’da gerçekleştiriliyor. Hastalarımızın başka şehirlere gitmesine gerek kalmadı” diyerek sürecin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Ailelerden Teşekkür</strong></p>

<p>İncesu Selçuk’un annesi Hüsniye Selçuk, “Kızım yaklaşık 2 yıldır işitme cihazı kullanıyordu. Yeterli verim alınamayınca implant kararı verildi. Şimdi umutluyuz, doktorlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.</p>

<p>Anneanne ve babaanne Kadriye Selçuk ise, “Torunlarımızın yeniden duyması bizim için büyük mutluluk. Hocalarımızın emeğine sağlık” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_9591(1).jpeg" style="height:449px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Jan 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/01/malatyada-iki-kuzen-koklear-implantla-yeniden-duymaya-basladi-1768054338.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gastrointestinal Hastalıklar Hayat Tehdit Ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/gastrointestinal-hastaliklar-hayat-tehdit-ediyor-45810</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/gastrointestinal-hastaliklar-hayat-tehdit-ediyor-45810</guid>
                <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, birçok gastrointestinal hastalığın belirti vermeden ilerlediğini belirterek, kolonoskopi ve endoskopinin doğru zamanda yapılmasının ölümcül riskleri önleyebileceğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, gastrointestinal hastalıkların nedenleri, erken teşhisin önemi ve yaşam tarzının sindirim sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bağırsakların “ikinci beyin” olarak tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Çağın, modern yaşamın sindirim sistemi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, “Kronik stres ve uykusuzluk, bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor. Duygusal durumlar doğrudan sindirim sistemine yansıyor.” dedi.</p>

<p>Beslenme alışkanlıklarının belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Çağın, hızlı yemek yeme, öğün atlama, liften fakir beslenme ve tuvalet ihtiyacının ertelenmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini vurgulayarak, “Sindirim sistemimiz aslında yaşam tarzımızın aynasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gastrointestinal hastalıkların çoğu zaman sessiz seyrettiğini belirten Prof. Dr. Çağın, “Belirti vermeden ilerleyen bu hastalıklar geç fark edildiğinde tedavi şansı azalıyor. Oysa erken teşhis hayat kurtarıcıdır.” diye konuştu.</p>

<p>Tanı sürecinde kolonoskopi, endoskopi, kan ve dışkı testleri, görüntüleme yöntemleri ile kapsül endoskopinin kullanıldığını aktaran Çağın, hastalıkların yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini söyledi. Çocuklarda besin alerjileri ve fonksiyonel kabızlık, genç ve orta yaşta reflü ve huzursuz bağırsak sendromu, ileri yaşlarda ise kolon polipleri ve kolorektal kanserlerin daha sık görüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Gastrointestinal hastalıkların toplumsal bir sorun haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Çağın, bu hastalıkların iş gücü kaybına, yaşam kalitesinde düşüşe ve sağlık harcamalarında artışa neden olduğunu ifade etti.</p>

<p>Beslenmenin tedavide en az ilaç kadar etkili olduğunu vurgulayan Çağın, reflü hastalarında çikolata, domates ve narenciye gibi gıdaların şikâyetleri artırdığını, inflamatuar bağırsak hastalıklarında ise batı tipi diyetin hastalığı alevlendirdiğini söyledi.</p>

<p>Koruyucu hekimliğin önemine değinen Prof. Dr. Çağın, taramaların yaygınlaştırılması, okullarda sağlık eğitiminin artırılması ve medyanın etkin kullanılmasıyla toplumsal farkındalık oluşturulabileceğini belirtti.</p>

<p>Kolonoskopi ve endoskopinin her hastaya rutin uygulanmadığını ifade eden Çağın, açıklanamayan karın ağrısı, kilo kaybı, kronik ishal veya kabızlık, dışkıda kan ve kansızlık durumlarında bu işlemlerin mutlaka yapılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Prof. Dr. Çağın, “Ne kadar sağlıklı yaşarsak sindirim sistemimiz de o kadar sağlıklı olur. Yaşam tarzı bozuldukça sindirim sistemi de olumsuz etkilenir.” uyarısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2026/01/gastrointestinal-hastaliklar-hayat-tehdit-ediyor-1767625515.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Buzlanma Kırık Vakalarını Artırdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-buzlanma-kirik-vakalarini-artirdi-45742</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-buzlanma-kirik-vakalarini-artirdi-45742</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da etkili olan kar yağışıyla birlikte zeminlerde oluşan buzlanma, düşme ve kaymaya bağlı ciddi yaralanmaları beraberinde getiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Kar yağışıyla birlikte artan buzlanma, acil servislerde kırık ve çıkık vakalarında belirgin yükselişe neden oldu. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Reşit Sevimli, yürüme, araç kullanımı ve ilk müdahale süreçlerine ilişkin hayati uyarılarda bulundu.</p>

<p>Malatya’da etkili olan kar yağışıyla birlikte zeminlerde oluşan buzlanma, düşme ve kaymaya bağlı ciddi yaralanmaları beraberinde getiriyor. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşit Sevimli, özellikle kış aylarında acil servislere başvuruların arttığını belirterek vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kış şartlarının etkisini artırmasıyla birlikte el bileği, kol, bacak ve vücudun farklı bölgelerinde kırık vakalarıyla karşılaştıklarını ifade eden Prof. Dr. Sevimli, buzlu zeminlerde yapılan en büyük hatalardan birinin ellerin cepte yürünmesi olduğunu söyledi. Bu durumun düşme anında refleksleri devre dışı bıraktığını belirten Sevimli, kafa travmaları, beyin kanamaları ve ciddi ortopedik yaralanmaların kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Yavaş, kontrollü ve bilinçli hareket vurgusu</strong></p>

<p>Buzlu alanlarda yürürken küçük ve dengeli adımlar atılması gerektiğini dile getiren Sevimli, kaymayan tabanlı ayakkabı kullanımının önemine dikkat çekti. Vatandaşların bilinmeyen ve riskli zeminlerden kaçınması gerektiğini belirten Sevimli, zeminin mutlaka kontrol edilerek ilerlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Çocuklar daha yüksek risk altında</strong></p>

<p>Çocukların ani hareketleri ve dikkatsiz davranışlarının ciddi kırıklara yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Sevimli, özellikle dirsek, ön kol ve uyluk kemiği kırıklarıyla sık karşılaşıldığını söyledi. Uzun fren mesafeleri nedeniyle araç trafiğinin de çocuklar açısından ayrı bir risk oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Sürücülere kar lastiği ve hız uyarısı</strong></p>

<p>Kış koşullarında sürücülerin sorumluluğunun arttığını ifade eden Sevimli, kar lastiği kullanımının hem sürücü hem de yaya güvenliği açısından kritik olduğunu belirtti. Kontrollü ve düşük hızda seyretmenin olası kazaların önüne geçeceğini kaydetti.</p>

<p><strong>İlk müdahalede sabitleme hayati önem taşıyor</strong></p>

<p>Düşme sonrası kırık ya da çıkık şüphesi bulunan durumlarda, sağlık kuruluşuna ulaşım gecikecekse yaralı bölgenin hareket ettirilmeden sabitlenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sevimli, basit malzemelerle atel uygulamasının yapılabileceğini ve hastanın en kısa sürede acil servise ulaştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kış aylarında bilinçli hareket etmenin önemine dikkat çeken Sevimli, kontrollü düşüş reflekslerinin dahi ciddi yaralanmaları azaltabileceğini vurgulayarak vatandaşlara tedbiri elden bırakmamaları çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 18:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/12/malatyada-buzlanma-kirik-vakalarini-artirdi-1767023571.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 2 Kilo Dev Tümör Başarıyla Çıkarıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-2-kilo-dev-tumor-basariyla-cikarildi-45655</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-2-kilo-dev-tumor-basariyla-cikarildi-45655</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen zorlu operasyonla, 70 yaşındaki Aysel Çetin’in böbrek ve böbrek üstü bezlerinde tespit edilen 2 kilo 200 gram tümör başarıyla çıkarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen zorlu operasyonla, 70 yaşındaki Aysel Çetin’in böbrek ve böbrek üstü bezlerinde tespit edilen 2 kilo 200 gram ağırlığındaki dev tümör başarılı bir şekilde çıkarıldı. Operasyonu gerçekleştiren ekip, hastanın sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiğini açıkladı.&nbsp;</p>

<p><strong>Şikâyetlerle Başvurdu, Tetkiklerde Dev Tümör Ortaya Çıktı</strong></p>

<p>Karında şişkinlik ve ağrı şikâyetleriyle hastaneye gelen Aysel Çetin’e yapılan görüntüleme ve incelemelerde, biri böbrek alt polde, diğeri böbrek üstü bezinde olmak üzere yaklaşık 15 santimetrelik iki büyük kitle tespit edildi. Kitlelerin pankreasa ve dalağa doğru yayılım gösterdiği belirlendi.&nbsp;</p>

<p><strong>Operasyon Üç Uzman Tarafından Gerçekleştirildi</strong></p>

<p>Zorlu operasyonu Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Ender Akdemir, Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Güzel, Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muhammet Çiçek tarafından gerçekleştirildi. Cerrahi ekip, tümörü çevre dokularla birlikte tamamen çıkararak başarılı bir ameliyata imza attı. Operasyon sonucunda hastadan 2 kilo 200 gram ağırlığında dev bir kitle alındı.</p>

<p><strong>“Hastamız Ameliyat Sonrası Sorunsuz Şekilde İlerliyor”</strong></p>

<p>Operasyon hakkında bilgi veren Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Ender Akdemir, şunları kaydetti: “Böbrek alt polde ve böbrek üstü bezlerinde 15’er cm’lik dev tümörler tespit ettik. Tümörün pankreas ve dalağa yayılımı nedeniyle operasyon oldukça riskliydi. Ancak cerrahi ekibimizin işbirliği sayesinde başarılı bir şekilde tamamlandı. Hastamız ameliyat sonrası 4. haftasında sağlıklı bir şekilde takip ediliyor ve herhangi bir komplikasyon gelişmedi. Şu anda patoloji raporunun sonucunu bekliyoruz. Sonuçlara göre tedavi sürecini planlayacağız” dedi.</p>

<p><strong>Hasta Yakını Songül Çetin: “Allah Razı Olsun, Çok İyi İlgilendiler”</strong></p>

<p>Hastanın yakını Songül Çetin, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: “Hastamızın şikâyetleriyle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine geldik. Hastanede tüm tetkikler yapıldı, sonuçlara bakıldığında tümörün çok büyük olduğu söylendi. Ameliyat çok şükür başarılı geçti. Hastamız üç gün yoğun bakımda kaldı, daha sonra servise alındı. Doktorlarımızdan ve tüm ekipten Allah razı olsun. Çok iyi ilgilendiler ve çok iyi baktılar” dedi.</p>

<p><strong>Hasta Aysel Çetin: “Doktorlarımızdan Razıyım, Durumum İyiye Gidiyor”</strong></p>

<p>Ameliyat sonrası durumu iyiye giden Aysel Çetin ise duygularını şu ifadelerle paylaştı: “Doktorlarımız Ender Akdemir, Muhammet Çiçek ve Mehmet Güzel beni ameliyat ettiler. Hepsinden Allah razı olsun. Çok iyi baktılar, kendimi her geçen gün daha iyi hissediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MEAH’da Sağlık Başarılarına Bir Yenisi Eklendi</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen başarılı operasyon, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ileri cerrahi uygulamalardaki deneyimini bir kez daha ortaya koydu. Hastane yönetimi, multidisipliner ekip çalışmasıyla vatandaşlarımıza yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_9021.jpeg" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_9022.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/12/malatyada-2-kilo-dev-tumor-basariyla-cikarildi-1766404436.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Bir İlk: Aort Yırtığı Kapalı Yöntemle Onarıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bir-ilk-aort-yirtigi-kapali-yontemle-onarildi-45515</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bir-ilk-aort-yirtigi-kapali-yontemle-onarildi-45515</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yüksekten düşme sonucu kalpten çıkan ana damar olan aortta yırtık oluşan 66 yaşındaki hasta, uygulanan ileri düzey kapalı yöntemle hayata tutundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yüksekten düşme sonucu kalpten çıkan ana damar olan aortta yırtık oluşan 66 yaşındaki hasta, uygulanan ileri düzey kapalı yöntemle hayata tutundu. Yapılan müdahale, hastanede ilk kez gerçekleştirilen endovasküler stent greft yöntemiyle başarıyla tamamlandı.</p>

<p><strong>Yüksekten Düştü, Aort Yırtığıyla Hastaneye Getirildi</strong></p>

<p>Yüksekten düşme sonucu ağır yaralanan Celal Akbaşlı (66), acil olarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildi. Yapılan ilk değerlendirmelerde hastanın vücudunda çok sayıda kemik kırığı ve çatlak olduğu belirlendi. Ancak yapılan ileri tetkikler, hayati riski en üst seviyeye çıkaran asıl problemin aort damarında ciddi bir yırtılma olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><strong>“Birçok Hasta Hastaneye Ulaşamadan Hayatını Kaybediyor”</strong></p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı, aynı zamanda Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, hastanın durumu hakkında şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastamız bize yüksekten düşmeye bağlı ağır travma ile geldi. İncelemelerimizde çok sayıda kemik kırığı, kemiklerde çatlaklar ve en önemlisi kalbinden çıkan ana damar olan aortta ciddi bir yırtık tespit ettik. Bu yırtık aort damarının sırta bakan bölümündeydi ve bulunduğu yer itibarıyla hayati bir tehdit oluşturuyordu. Bu tür yaralanmalarda birçok hasta hastaneye ulaşamadan hayatını kaybetmektedir.”</p>

<p><strong>Açık Ameliyata Uygun Değildi, Kapalı Yöntemle Müdahale Edildi</strong></p>

<p>Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, yırtığın bulunduğu bölgenin açık cerrahiye uygun olmaması nedeniyle farklı bir yöntem uyguladıklarını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Aorttaki yırtık, anatomik konumu nedeniyle açık cerrahiye uygun değildi. Bu sebeple hastanemizde ilk kez uygulanan bir yöntemle, kapalı olarak damar içerisinden onarım yapmayı planladık. Sol ve sağ kasık damarlarından girilerek, anjiyografi eşliğinde yırtılmış olan damara stent greft yerleştirdik. Bu sayede yırtık alan kapatıldı ve kanama riski tamamen kontrol altına alındı.”</p>

<p><strong>Hastanede İlk Kez Uygulandı, Başarıyla Tamamlandı</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen bu işlem, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez uygulanan endovasküler aort onarımı olarak kayıtlara geçti. Ameliyatın ardından hasta yoğun bakıma alındı, kısa sürede servise çıkarıldı.</p>

<p>Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, hastanın sağlık durumunun iyiye gittiğini belirterek, “Takiplerde herhangi bir olumsuzluk görmüyoruz. İyileşme süreci hızlı ilerliyor. Her şey yolunda giderse hastamızı birkaç gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>“Ertesi Gün Ayağa Kalktım, Şimdi Çok İyiyim”</strong></p>

<p>Tedavi sürecini anlatan hasta Celal Akbaşlı ise yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>“Yüksekten düştüm, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirdiler. Film çektiler, aort damarımda yırtık olduğunu söylediler ve hemen kırmızı alana alındım. Yoğun bakımda kaldım, hocalar karar verdi ameliyata. Geçen pazartesi ameliyat oldum, bir gece yoğun bakımda kaldım. Ertesi gün ayağa kalktım, yürüdüm. Şimdi çok şükür iyiyim. Allah hocalarımızdan razı olsun.”</p>

<p><strong>Hayat Kurtaran Müdahale</strong></p>

<p>Uygulanan yüksek teknoloji destekli kapalı yöntem sayesinde, ölüm riski son derece yüksek olan aort yırtığı başarılı bir şekilde onarıldı. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin bu alandaki ilk uygulaması, bölgedeki ileri düzey sağlık hizmetleri açısından da önemli bir kazanım oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_8679.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/12/malatyada-bir-ilk-aort-yirtigi-kapali-yontemle-onarildi-1765355946.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Depresyonda ‘Acil Çıkış’ Mümkün Değil, Nasıl Kontrol Altına Alınır !</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-nasil-kontrol-altina-alinir-45453</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-nasil-kontrol-altina-alinir-45453</guid>
                <description><![CDATA[Depresyonun ani şiddetlenebilen ve kişinin hızla ‘çözüm arayışına’ sürüklendiği kriz dönemleri bulunduğunu belirten uzmanlar, en kritik adımın can güvenliğini sağlamak olduğunu söylüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Depresyonun irade eksikliği değil, nörobiyolojik temelli bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Klinik psikoloji ve psikiyatri açısından, depresyondan ‘acil çıkış’ ifadesi, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklentidir. Birkaç saat içinde tamamen iyileşmek, kırık bir kemiğin anında kaynaması gibi, biyolojik ve psikolojik süreçlere aykırıdır.” dedi. Gerçekçi olanın, akut kriz anlarında belirtileri hızlıca hafifletmek, yıkıcı davranışları önlemek ve profesyonel yardım alana kadar stabilizasyonu sağlamak olduğunu kaydeden Demir, Kullanılabilecek tekniklerden bahsederek bu yöntemlerin tedavi yerine kriz yönetimine hizmet ettiğine ve depresyonun temel nedenini ortadan kaldırmadığına dikkat çekti.&nbsp;</p>

<p>Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, depresyonun ‘acil çıkış’ ile çözülebilecek bir durum olup olmadığı, kriz anlarında hangi adımların izlenebileceği hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Depresyondan ‘acil çıkış’, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklenti!</strong></p>

<p>Depresyonun, modern yaşamın en yaygın ve zorlayıcı ruh sağlığı sorunlarından biri olduğunu ifade eden&nbsp;Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle kriz anlarında veya belirtilerin aniden şiddetlendiği akut dönemlerde, bireyler doğal olarak ‘hemen bir çözüm’ veya ‘acil çıkış’ arayışına girerler.” dedi.&nbsp;</p>

<p>‘Depresyondan acil çıkış’ ifadesinin klinik olarak mümkün olup olmadığını değerlendiren Demir, “Klinik psikoloji ve psikiyatri açısından bakıldığında, depresyondan ‘acil çıkış’ ifadesi, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklentidir. Depresyon, beyindeki nörotransmiter dengesizlikler, bilişsel çarpıtmalar ve davranışsal döngülerle karakterize karmaşık bir hastalıktır. Birkaç saat içinde tamamen iyileşmek, kırık bir kemiğin anında kaynaması gibi, biyolojik ve psikolojik süreçlere aykırıdır. Ancak, bu karamsar olmak gerektiği anlamına gelmez. Gerçekçi olan, akut kriz anlarında belirtileri hızlıca hafifletmek, yıkıcı davranışları önlemek ve profesyonel yardım alana kadar stabilizasyonu sağlamaktır. Bu, ‘acil çıkış’ değil, ‘acil durum yönetimi’ olarak adlandırılabilir. Burada amaç duygusal çöküşün derinleşmesini durdurmak ve kişiyi güvenli bir zemine çekmektir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>En öncelikli bilimsel müdahale, can güvenliğini sağlamak!</strong></p>

<p>Bireyleri en çok ‘hemen bir çözüm’ arayışına iten akut depresyon belirtilerinden bahseden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hayattan zevk alamama halinin dayanılmaz bir boyuta ulaşması, sanki fizikselmiş gibi hissedilen yoğun bir iç sıkıntısı ve ruhsal acı, aniden ve zorlayıcı bir şekilde ortaya çıkan intihar düşünceleri ile saatlerce süren uykusuzluk veya tam tersi, yataktan çıkamama hali en acil çözüm arayışının tetikleyicileridir.” dedi.</p>

<p>Ani bir depresif çöküş yaşayan kişinin ilk 24 saat içinde uygulayabileceği, bilimsel olarak desteklenen ve Davranışsal Aktivasyon (Behavioral Activation) ile Duygusal Düzenleme (Emotion Regulation) ilkelerine dayanan adımlar olduğunu aktaran Demir, şöyle devam etti:</p>

<p>“İlk adım acil güvenlik önlemi alınmasıdır. Profesyonel yardım aranmalı, intihar düşüncesi varsa, 112 veya bir kriz hattı aranmalı ya da acil servise başvurulmalı. En öncelikli bilimsel müdahale, can güvenliğini sağlamaktır. Bu, hayat kurtarıcı ilk adımdır. İkinci adım ‘5 dakika kuralı’dır. O anki görevi (yataktan çıkmak, duş almak, bir bardak su içmek) sadece 5 dakika boyunca yapmayı hedefleyin. Bu davranışsal aktivasyon ilkesidir. Depresyon, hareketsizlikle beslenir. Küçük bir başarı bile beynin ödül sistemini hafifçe tetikleyebilir. Üçüncü adım biyolojik düzenleme yapılmasıdır. Vagus siniri aktivasyonu yardımcı olabilir. Yüzünüzü soğuk suyla yıkayın veya ensenize soğuk bir kompres uygulayın. Vagus siniri uyarımı, vücudun ‘savaş ya da kaç’ tepkisini yavaşlatarak, sakinleşme tepkisini hızlandırır. Bu, akut anksiyete ve panik durumunda etkilidir. Nefes egzersizlerinden özellikle kare nefes (4 saniye al, 4 saniye tut, 4 saniye ver, 4 saniye tut) tekniği, vücudun otonom sinir sistemini bilinçli olarak kontrol etmenin ve kalp atış hızını yavaşlatmanın en hızlı yoludur.”</p>

<p><strong>Bu teknikler belirtileri azaltır ama depresyonun nedenini çözmez!&nbsp;</strong></p>

<p>Dördüncü adım olarak ortam değiştirilmesi gerektiğini kaydeden&nbsp;Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Evdeyseniz odanızı değiştirin, mümkünse 10 dakikalık kısa bir yürüyüş yapın. Beyin, bulunduğu ortamla güçlü bir şekilde ilişki kurar. Fiziksel ortamı değiştirmek, beynin düşünce döngüsünü kırmasına yardımcı olur.” dedi.</p>

<p>Dikkat dağıtma tekniklerinin de etkili olabileceğini ifade eden Demir, “5-4-3-2-1 Topraklama Tekniğini (5 gördüğün, 4 dokunduğun, 3 duyduğun, 2 kokladığın, 1 tattığın şeyi söyleme) deneyin. Bu teknik, zihni yıkıcı düşünce döngüsünden o anki gerçekliğe odaklanmaya zorlar. Kısa vadede hızlı etki gösteren müdahaleler, ‘acil çıkış’ sağlamasa da, çöküş anının şiddetini azaltmada oldukça etkilidir. Bu teknikler belirtileri yönetmede son derece etkilidir, ancak depresyonun temel nedenini ortadan kaldırmazlar. Bir ağrı kesici gibidirler; ağrıyı dindirir ama kırığı tedavi etmezler.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Bu belirtiler acil müdahale gerektiriyor!</strong></p>

<p>Depresyonun acil müdahale gerektirdiği durumlar olduğuna vurgu yapan&nbsp;Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Kişinin aktif olarak kendini yaralama veya intihar planları yapması, başkalarına zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması, gerçeklikle bağın koptuğu sanrılar veya halüsinasyonlar görmeye başlaması, günlerce banyo yapmamak, yemek yememek veya su içmemek gibi belirtilerde kişi vakit kaybetmeden acil yardım veya bir ruh sağlığı uzmanına başvurmalı.” dedi.</p>

<p>Demir ayrıca, bu durumların sadece psikolojik değil, aynı zamanda biyolojik ve sosyal bir acil durum olduğunun ve hastane yatışını gerektirebileceğinin altını çizdi.</p>

<p><strong>Depresyon bir irade eksikliği değil, beyin hastalığı!</strong></p>

<p>Toplumda sıkça duyulan ‘moralini yükselt, düşünme, kafanı dağıt’ gibi önerilerin, depresyon yaşayan bir kişi için yetersiz ve hatta zararlı olabileceğine dikkat çeken&nbsp;Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Depresyon bir irade eksikliği değil, beyin hastalığıdır. Kişinin ‘moralini yükseltme’ gücü, hastalığın kendisi tarafından bloke edilmiştir. Bu tür öneriler, kişiye ‘yeterince çabalamıyorsun’ mesajını verir. Bu da var olan suçluluk ve değersizlik duygularını pekiştirir, kişiyi daha da izole eder.” uyarısını yaptı.</p>

<p>Depresyondaki kişiye acil durumlarda nasıl destek olunması gerektiği konusunda önerilerde bulunan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğrulama ve empati önemli. ‘Şu an ne kadar acı çektiğini anlamaya çalışıyorum. Yalnız değilsin’ gibi ifadelerle duygularını doğrulayın. ‘Kafanı dağıt’ yerine, ‘sana su getireyim mi?’ veya ‘hastaneyi birlikte arayalım mı?’ gibi somut ve basit görevler teklif edin. İntihar riski varsa, kişiyi yalnız bırakmayın ve profesyonel yardım almasını sağlayın. Unutmayın, bu teknikler tedavi değil, akut kriz anını atlatma becerileridir. Depresyon bir maratondur, sprint değil. ‘Acil çıkış’ yerine, ‘güvenli yönetim’ ve profesyonel yardım arayışı en bilimsel ve gerçekçi yaklaşımdır. Kriz anında atılacak her bilinçli küçük adım, iyileşme yolculuğunun bir parçasıdır.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 12:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/12/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-nasil-kontrol-altina-alinir-1764928594.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOAH’ın Erken Belirtileri Yaşlanmayla Karıştırılıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-45224</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-45224</guid>
                <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’lı hastalar genellikle bu semptomları sigara kullanımına veya yaşlanmaya bağlayarak doktora başvurmayı geciktiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı.</strong></p>

<p>Nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi şikâyetlerle kendini gösteren KOAH’ın, erken dönemde fark edilmediğinde yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebildiğine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’lı hastalar genellikle bu semptomları sigara kullanımına veya yaşlanmaya bağlayarak doktora başvurmayı geciktiriyor. Oysa erken tanı, tedavi başarısını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor” dedi.</p>

<p>KOAH’ın tanısında solunum fonksiyon testlerinin (nefes testleri) belirleyici olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bu testler sayesinde hastalığın evresi ve akciğer kapasitesindeki kayıp net biçimde ortaya çıkar. Tedavide sigarayı bırakmaya yönelik medikal destekler, düzenli egzersiz ve solunum rehabilitasyonu büyük önem taşır. Ayrıca grip ve zatürre aşıları, oksijen tedavisi ve ileri evrelerde yapılan bazı özel akciğer girişimleri sayesinde hastaların nefes alma konforu ve günlük yaşamı belirgin biçimde iyileştirilebilir” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Hastalık hâlâ yanlış tanı ve eksik tedaviyle mücadele ediyor</strong></p>

<p>KOAH’ın gerek toplumda gerekse bazı hekimler arasında yeterince tanınmadığı için çoğu zaman doğru biçimde teşhis edilemediğini ve bu nedenle eksik ya da hatalı tedavi yaklaşımlarına maruz kalabildiğini belirten Doç. Dr. Çalışkan, “Oysa hastalığın erken evrede doğru biçimde tanımlanması, toplum sağlığı açısından son derece önemli. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, genellikle tütün ürünlerinin kullanımı veya zararlı gaz ve partiküllere uzun süre maruz kalma sonucu ortaya çıkar. Ancak doğru tedbirlerle büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğu unutulmamalı” dedi.</p>

<p><strong>Soba dumanına maruz kalmak KOAH riskini artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın uzun yıllar boyunca erkeklerde daha sık görüldüğünün düşünüldüğünü ancak son dönemde yapılan araştırmaların, KOAH’ın kadın ve erkeklerde neredeyse eşit oranda ortaya çıktığını gösterdiğini belirten Çalışkan, “Hatta artık kadınların sigara dumanının zararlı etkilerine karşı daha hassas oldukları biliniyor. Sigara, puro ve nargile gibi tütün ürünlerinin kullanımı, mesleki olarak; toz, duman veya kimyasal maddelere maruz kalmak, evde odun ya da saman gibi biyomas yakıtlarla ısınmak veya yemek pişirmek ve genetik yatkınlık, bu akciğer hastalığına yakalanma riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 13:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/11/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-1763376314.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diyabete Dikkat: “Bir Adım Atın, Yarına Sağlıkla Ulaşın”</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/diyabete-dikkat-bir-adim-atin-yarina-saglikla-ulasin-45181</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/diyabete-dikkat-bir-adim-atin-yarina-saglikla-ulasin-45181</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lezan Keskin, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lezan Keskin, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, diyabetin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla artan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Lezan Keskin, diyabetin önlenebilir, kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Diyabetin Tarihi ve Dünya Diyabet Günü’nün Önemi</strong></p>

<p><strong>Doç. Dr. Lezan Keskin, Dünya Diyabet Günü’nün tarihine değinerek, “Bugün 14 Kasım, Dünya Diyabet Günü. 1921 yılında insülini keşfederek milyonlarca şeker hastasının tedavisini mümkün kılan ve 1923 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü alan Kanadalı Dr. Frederick Banting’in doğum günü. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonu, bilime yaptığı katkıya saygı göstermek amacıyla bugünü tüm dünyada Diyabet Günü olarak kabul etmiştir” dedi.</strong></p>

<p>Doç. Dr. Lezan Keskin, bu özel günün amacının diyabetin önemini vurgulamak, toplumda farkındalık oluşturmak ve önlenebilir kayıpları en aza indirmek olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Diyabet, Vücuttaki Tüm Sistemleri Etkileyen Kronik Bir Hastalıktır”</strong></p>

<p><strong>Diyabetin yalnızca kan şekerinin yükselmesiyle sınırlı olmadığını ifade eden Doç. Dr. Lezan Keskin, hastalığın bütün organ ve sistemleri etkileyen ciddi sonuçlara yol açtığını söyledi.</strong></p>

<p><strong>“Diyabet, pankreastan salgılanan insülin hormonunun yokluğu, eksikliği veya etkisizliği sonucu kan şekeri yüksekliğiyle seyreden ciddi, kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Kan şekerinin yükselmesiyle birlikte damarlar aracılığıyla vücudun her noktasına ulaşarak hücre, organ ve sistemleri etkiler. Bu durum, mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonlara neden olur.” dedi.</strong></p>

<p><strong>Kalp, Böbrek ve Göz Sağlığı Risk Altında</strong></p>

<p>Doç. Dr. Lezan Keskin, diyabetin uzun vadede beyinde inme ve felç, gözde görme kaybı ve körlük, kalpte ise koroner arter hastalıkları ve kalp krizi riskini artırdığını belirtti.&nbsp;</p>

<p>Ayrıca, “Sinir sisteminin etkilenmesiyle diyabetik nöropati gelişir. Bu durum el ve ayaklarda uyuşma, yanma, karıncalanma gibi belirtilerle kendini gösterir. Böbreklerde diyabetik nefropatiye yol açarak zamanla diyaliz gerektiren son dönem böbrek yetmezliğine ilerleyebilir. Diyaliz ünitelerindeki hastaların büyük bir kısmını diyabetik bireyler oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doç. Dr. Lezan Keskin, kontrol altına alınmayan diyabetin yara iyileşmesini de geciktirdiğini ve uzuv kayıplarına kadar varan sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Diyabet, Kişinin Yaşam Kalitesini ve Özgürlüğünü Etkiler”</strong></p>

<p>“Diyabet yalnızca organ kaybına değil, bireyin yaşam kalitesinin, özgürlüğünün ve geleceğinin kaybına da neden olabilir.” diyen Doç. Dr. Lezan Keskin, yeni tanı konulan diyabet hastalarının genellikle çok su içme, sık idrara çıkma ve fazla yemek yeme şikâyetleriyle başvurduğunu belirtti.</p>

<p>&nbsp;Ayrıca bulanık görme, kadınlarda tekrarlayan enfeksiyonlar, erkeklerde ise cinsel fonksiyon bozukluklarının da diyabetin erken belirtileri arasında olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Tanı ve Test Süreci</strong></p>

<p>Diyabet tanısında laboratuvar testlerinin önemine değinen Doç. Dr. Lezan Keskin, “Açlık kan şekeri 126 mg/dl’nin, tokluk kan şekeri 200 mg/dl’nin üzerinde ise diyabet tanısı konulabilir. Ayrıca Hemoglobin A1c testi, son üç aylık kan şekeri ortalamasını gösterir ve yüzde 6,5’in altında olmasını isteriz. A1c değerindeki her yüzde birlik artış, komplikasyon riskini artırır.” dedi.</p>

<p><strong>Diyabet Türleri ve Tedavi Yaklaşımları</strong></p>

<p>Doç. Dr. Lezan Keskin, diyabetin farklı alt tipleri bulunduğunu belirterek, “Tip 1 diyabet genellikle genç yaşlarda görülür ve pankreasta insülin üretimi yok denecek kadar azdır. Bu nedenle tedavide insülin kullanımı zorunludur. Tip 2 diyabet ise tüm vakaların yüzde 90’ını oluşturur. Genetik yatkınlık, obezite, hipertansiyon ve yüksek kolesterol bu türün önemli nedenleridir.” diye konuştu.</p>

<p>Gebelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabetin de anne ve bebek sağlığı açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca bazı ilaçlar, enfeksiyonlar ve pankreas cerrahilerinin de diyabet gelişiminde rol oynayabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Yaşam Tarzı Değişikliği Tedavinin Temelidir”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Keskin, diyabetin önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, “Amacımız kan şekeri düzeylerini normal seviyelerde tutmak ve ideal kiloya ulaşmak. Bunun için düzenli beslenme, aktif bir yaşam tarzı, sigara ve alkolün bırakılması en az ilaç tedavisi kadar önemlidir. Gerekli durumlarda insülin ve oral antidiabetikler tedavide en önemli desteklerimizdir.” dedi.</p>

<p><strong>“Malatya Diyabet Oranında Türkiye’de İlk Sırada”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Lezan Keskin, ülke ve il düzeyindeki diyabet verilerini de paylaştı: “2010 yılında yapılan Türkiye Obezite ve Diyabet Prevalans çalışmasında ülkemizde diyabet oranı yüzde 13,7 iken, Malatya’da bu oran yüzde 21 ile ilk sırada yer aldı. Bu tabloyu değiştirmek bizim elimizde.” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“Bir adım atın, yarına sağlıkla ulaşın”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Lezan Keskin, diyabet farkındalığını artırmak amacıyla Malatya’da düzenlenecek etkinliğe tüm vatandaşları davet etti: “16 Kasım Pazar günü 100. Yıl Parkı’nda gerçekleştireceğimiz yürüyüşte Malatya halkını ‘Bir adım atın, yarına sağlıkla ulaşın’ sloganıyla diyabet farkındalığına ortak olmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_7935.jpeg" style="height:443px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Nov 2025 13:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/11/diyabete-dikkat-bir-adim-atin-yarina-saglikla-ulasin-1763117853.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de Organ Bağışında Yeni Dönem</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/turkiyede-organ-bagisinda-yeni-donem-45106</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/turkiyede-organ-bagisinda-yeni-donem-45106</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de Vatandaşlar artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden tek tuşla organ bağışı yapabilecek. Yeni dijital sistemle bağışçı sayısının artması ve nakil bekleyen binlerce hastaya umut olunması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de organ bağışı sürecinde önemli bir adım atıldı. Sağlık Bakanlığı’nın hayata geçirdiği dijital beyan sistemiyle vatandaşlar artık e-Devlet ve e-Nabız platformları üzerinden organ bağışında bulunabiliyor. Yeni uygulamayla birlikte, bağış sürecinin hızlanması ve binlerce hastaya umut olacak bağışçı sayısının artması amaçlanıyor.</p>

<p>Organ Bağışı Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Güven Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nden Prof. Dr. Burak Işık, organ bağışının “bir iyilikten öte, yaşam kurtaran bir sorumluluk” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Organ bağışı tedavisi mümkün olmayan hastalar için tek umuttur”</strong></p>

<p>Organ bağışının, geri dönüşü olmayan hastalıklar için tek tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Işık, “Organ bağışı yalnızca bir fedakârlık değil; tedavisi başka türlü mümkün olmayan hastalar için tek umuttur. Vatandaşlarımız artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden birkaç saniyede bağışçı olabiliyor. Bu sistem hem süreci kolaylaştırıyor hem de bağışçı iradesini güvence altına alıyor” dedi.</p>

<p><strong>“Yeni düzenleme etik, şeffaf ve hayat kurtarıcı”</strong></p>

<p>26 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme ile birlikte, bağışçının iradesi artık birincil kabul ediliyor. Işık, “Yeni yasa sayesinde, bağışçının kararı yakınlarının görüşüne bakılmaksızın geçerli sayılacak. Bu, etik ve şeffaf bir adım olmanın yanında, organ bağışını kişinin özgür iradesiyle alınan bir karar haline getiriyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“<strong>Bir imza binlerce hayata umut olabilir”</strong></p>

<p>Dijital sistemin farkındalığı artıracağına dikkat çeken Prof. Dr. Işık, “Artık bir imza binlerce hayata umut olabilir. e-Devlet üzerinden birkaç saniyede yapılan bir beyan, bir çocuğun kalbini, bir annenin böbreğini, bir babanın karaciğerini yeniden çalışır hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Organ bağışının aile içinde konuşulmasının önemini vurgulayan Işık, “Bağış kararınızı yakınlarınızla paylaşmak çok önemli. Çünkü acil bir durumda aileniz sizin iradenizi bilirse süreç çok daha hızlı ve doğru ilerler. Bugün konuşmak, yarın bir can kurtarabilir” dedi.</p>

<p>“<strong>Kadavra bağışını artırmak zorundayız”</strong></p>

<p>Türkiye’nin canlı vericiden yapılan organ nakillerinde Avrupa’da üst sıralarda olduğunu hatırlatan Işık, “Canlı vericili nakillerde başarı oranımız çok yüksek. Ancak kadavra bağışı hâlâ istenilen seviyede değil. Dijital beyan sistemi bu konuda büyük bir fırsat sunuyor. Çünkü artık herkes birkaç adımda bağışçı olabilecek” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Türkiye ve dünya verileri</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla 33 binden fazla hasta organ nakli bekliyor. Bugüne kadar yapılan toplam nakil sayısı 74 bini aşarken, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2023 yılında dünya genelinde 172 binden fazla organ nakli gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>“Organ bağışı yaşamın devamını sağlayan en yüce armağandır”</strong></p>

<p>Topluma çağrıda bulunan Prof. Dr. Burak Işık, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Organ bağışı, yaşamın devamını sağlayan en yüce armağandır. Bugün atılan dijital adım, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; insan hayatına verilen değerin göstergesidir. Her vatandaşımızı organ bağışçısı olmaya davet ediyorum.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 15:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/11/turkiyede-organ-bagisinda-yeni-donem-1762604782.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Üç Damar Tıkanıklığı Aynı Operasyonda Tedavi Edildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-uc-damar-tikanikligi-ayni-operasyonda-tedavi-edildi-45085</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-uc-damar-tikanikligi-ayni-operasyonda-tedavi-edildi-45085</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi, nadir görülen ve yüksek riskli bir vakayı başarıyla sonuçlandırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi, nadir görülen ve yüksek riskli bir vakayı başarıyla sonuçlandırdı. Kalbinde tümör (miksoma) tespit edilen hastanın aynı zamanda üç ana damarında tıkanıklık bulunması üzerine, iki ayrı operasyon tek seansta gerçekleştirildi. Operasyon, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı ve aynı zaman Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim dalı başkanı Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu ve ekibi tarafından yaklaşık 5 saatlik zorlu bir ameliyatla tamamlandı.</p>

<p><strong>Hayati Risk Taşıyan İki Farklı Kalp Sorunu Aynı Anda Tedavi Edildi</strong></p>

<p>Dış merkezden ileri tetkik için Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen 70 yaşındaki Mustafa Deveci, yapılan incelemelerde iki ciddi kalp rahatsızlığıyla karşı karşıya kaldı. Kalbin sol kulakçığında yer alan iyi huylu tümör (miksoma), kopma riski nedeniyle beyne veya akciğerlere pıhtı atarak ani ölüme yol açabilecek nitelikteydi. Ayrıca yapılan anjiyo sonucunda, hastanın kalbi besleyen üç ana koroner damarında ciddi tıkanıklıklar tespit edildi. Bu durum, klasik yöntemlerle iki ayrı ameliyat gerektirirken, ekip yüksek riskli bu operasyonları tek seansta yapmaya karar verdi.</p>

<p><strong>Beş Saat Süren Zorlu Operasyon: Tümör Alındı, Damarlar Yeniden Açıldı</strong></p>

<p>Operasyonun teknik detaylarını paylaşan Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, cerrahinin iki aşamada planlandığını ifade etti:</p>

<p>“Birinci aşamada kalp tümörünün çıkarılması planlandı. Öncelikle kalbi durdurarak, hastayı kalp-akciğer makinesine (kardiyopulmoner bypass) bağladık. Sol kulakçığa ulaşıp tümörü kalbin hassas duvarına zarar vermeden tamamen çıkardık. Böylece olası pıhtı kaynağını ortadan kaldırdık.”</p>

<p>Prof. Nurkay Katrancıoğlu, ikinci aşamada ise bypass işlemini gerçekleştirdiklerini belirtti:</p>

<p>“Tümörün alınmasının ardından, hastanın tıkalı üç koroner damarına başarılı bir şekilde bypass greftleri yerleştirdik. Böylece kalbin kan akışı yeniden sağlandı.”</p>

<p>Yaklaşık beş saat süren operasyonun ardından, hasta kısa sürede yoğun bakımdan servise alındı ve iyileşme süreci sorunsuz ilerledi.</p>

<p><strong>Hasta Mustafa Deveci: “Kalbim Yeniden Doğdu”</strong></p>

<p>Hiç sigara kullanmadığını ve sporla iç içe bir yaşam sürdüğünü belirten Mustafa Deveci, yaşadığı süreci şöyle anlattı:</p>

<p>“70 yaşındayım. 15 yıl su altında dalgıç olarak görev yaptım. Hiç sigara kullanmadım, her zaman sporla iç içe bir yaşam sürdüm. Hastaneye kalple ilgili bir şikâyetle gelmedim; ancak çekilen kalp filminde kalbimde bir kitle ve üç damarımda tıkanıklık tespit edildi. Kalbimdeki bu iki ciddi sorun, tek bir ameliyatla başarıyla giderildi.”</p>

<p>Ameliyat sürecinde gösterilen ilgi ve profesyonellikten duyduğu memnuniyeti dile getiren Deveci, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Ameliyatım çok başarılı geçti. Başından sonuna kadar herkes çok ilgilendi. Ameliyatıma giren tüm ekibe, en ufak emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Hasta Mustafa Deveci, operasyonun ardından göğüs ağrılarının tamamen geçtiğini, kendisini daha enerjik hissettiğini belirterek, “Bu benim için kalbimin yeniden doğuşu oldu,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu: “Bu Vaka Multidisipliner Başarının Bir Örneği”</strong></p>

<p>Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, vakanın cerrahi açıdan önemini vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Bu vaka, kardiyak cerrahinin ne kadar multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini gösteren ender örneklerden biriydi. Hastamızda hem kalp tümörü hem de üç damar hastalığı aynı anda bulunuyordu. Bu nedenle operasyon, doğru zamanlama ve güçlü bir ekip çalışması gerektirdi. Erken teşhis ve agresif cerrahi yaklaşım sayesinde hastamızı başarıyla tedavi ettik. Onu hızla toparlanırken görmek, tüm ekibimiz için büyük bir mutluluk kaynağıdır” dedi.</p>

<p><strong>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Ekibi Türkiye’ye Örnek Oldu</strong></p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi, gerçekleştirdiği bu operasyonla hem tıbbi literatürde hem de klinik uygulamalarda örnek teşkil eden bir başarıya imza attı. Kardiyak miksoma ile üç damar tıkanıklığının aynı seansta tedavi edilmesi, Türkiye’de nadir görülen cerrahi başarılar arasında yer aldı.</p>

<p>Hastanın kısa sürede taburcu edileceği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Nov 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/11/malatyada-uc-damar-tikanikligi-ayni-operasyonda-tedavi-edildi-1762420196.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Bel Fıtığı Ameliyatı Geçiren Hastalarda Yeni Umut</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bel-fitigi-ameliyati-geciren-hastalarda-yeni-umut-45022</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bel-fitigi-ameliyati-geciren-hastalarda-yeni-umut-45022</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da Dr. Serkan Akpancar’ın doğal iğne tedavisi üzerine çalışması, European Spine Journal’da yayımlanarak bel fıtığı hastalarına yeni umut oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da Bel fıtığı ameliyatı sonrası ağrıları devam eden hastalar için umut verici bir gelişme tıp dünyasında yankı buldu. Ortopedi ve Travmatoloji / Harp Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar’ın yürüttüğü bilimsel çalışma, doğal iğne tedavisi olarak bilinen Perinöral Tedavi yönteminin etkinliğini ortaya koydu.</p>

<p>Malatya'da özel bir hastanede görev yapan Doç. Dr. Akpancar’ın araştırması, beyin ve omurga cerrahisi alanında dünyanın en itibarlı bilimsel yayın organlarından biri olarak kabul edilen European Spine Journal (Avrupa Beyin Cerrahisi Dergisi)’nde yayımlanarak uluslararası akademik çevrelerde büyük ses getirdi.</p>

<p>Doç. Dr. Serkan Akpancar, yaptığı açıklamada, ameliyat sonrası iyileşme göstermeyen hastalarda “stabilite kusuru” bulunmadığı durumlarda Perinöral Tedavi’nin artık altın standart tedavi yöntemi olarak değerlendirildiğini vurguladı.</p>

<p>Söz konusu yöntem, vücudun doğal iyileşme kapasitesini aktive eden özel iğneler aracılığıyla sinir çevresine uygulanan doğal bir protokol olarak öne çıkıyor. Ağrının kökenine doğrudan etki eden bu tedavi, hem hastaların yaşam kalitesini artırıyor hem de tekrar cerrahi müdahale ihtiyacını önemli ölçüde ortadan kaldırıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 19:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/malatyada-bel-fitigi-ameliyati-geciren-hastalarda-yeni-umut-1761928013.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diş Eti Çekilmesinin En Büyük Sebebi Diş Taşı!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-44998</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-44998</guid>
                <description><![CDATA[Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır.” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş eti çekilmelerinin, çoğunlukla diş taşı birikimi nedeniyle ortaya çıktığını belirten uzmanlar, diş taşı temizliğinin diş etini eski haline döndürmediğini belirtiyor.</strong></p>

<p><strong>Diş taşı temizliği yapıldıktan ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra tedavi planlamasının yapılabileceğini aktaran&nbsp;Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır.” dedi. &nbsp;Yama yapılan bölgenin iyileşmesi için hastaların yaklaşık 10 gün boyunca bölgeyi kullanmamaları gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler,&nbsp;PRF denilen biyomateryal ile parça alınan yara bölgesinin korunarak iyileşmenin desteklendiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Diş taşı temizliğinden sonra çekilen diş eti eski haline gelmez!&nbsp;</strong></p>

<p>Diş eti çekilmelerinin çeşitli nedenlerle karşımıza çıktığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Farklı nedenleri olsa da en temel sebebi&nbsp;diş taşı birikimidir.” dedi.</p>

<p>Diş taşlarının birikmesiyle diş etinin yavaş yavaş aşağı doğru çekildiğini ifade eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Diş taşı temizliğinden sonra ise çekilen diş eti eski haline gelmez.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Tedavi, diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra planlanır!</strong></p>

<p>Diş taşı temizliği yapıldıktan ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra tedavi planlamasının yapılabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak o diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır. Bunun için genellikle damak bölgesinden bir parça kullanılır. Diş eti çekilmesinin boyutuna göre, yani ne kadar parça gerekli ise damak bölgesinden o kadar parça kesilir ve hazırlanan bölgeye çeşitli dikişlerle tutturulur.” şeklinde tedavi yöntemini açıkladı.</p>

<p><strong>Çekilmenin tamamı her zaman kapatılamayabilir!</strong></p>

<p>Müdahalenin ardından hastanın, tedavinin uygulandığı bölgeye mümkün olduğunca iyi bakması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bölge temiz tutulmalı ve çok kullanmaktan kaçınılmalı. 1 hafta ile 10 gün arasında yama yapılan doku alttaki dokulardan da beslenerek yerine yapışır ve iş eti çekilmesi tedavi edilmiş olur.” dedi.</p>

<p>Yüksek miktarda diş eti çekilmesinin olduğu durumlarda ise her zaman çekilmenin tamamının kapatılamayabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak önemli olan sıkı, yapışık ve dişin hareket etmesini önleyecek güzel bir dokunun oluşmasıdır. Bu da yapılan ‘serbest diş eti grefti’ denilen damaktan diş eti alınarak yama yapılan tedavilerle mümkün olur. İşlem sonrasında ise ağrı ve enfeksiyon oluşmaması için hastaya antibiyotik ve ağrı kesici reçete edilir.” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Dikişler alındıktan sonra hasta normal düzenine dönebiliyor!</strong></p>

<p>Damaktan alınan parçanın yerinde oluşan yara bölgesine de çeşitli uygulamalar yapıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Güler sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Damakta oluşan yara bölgesi için hastanın kanından elde edilen ve PRF denilen yara bandı benzeri bir biyomateryal oluşturulur ve parçanın alındığı yaralı bölgeye tutturulur. Yeme içme sırasında bu bölgedeki biyomateryal etkilenmez. Bu tedavi süresinde hastalardan beklenen yaklaşık 10 gün kadar yama yapılan bölgeyi kullanmamalarıdır. Bu sürenin sonunda dikişler alınır ve hasta normal yeme içme düzenine dönebilir.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 13:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-1761732807.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’ya 15 Yeni Hekim Atandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyaya-15-yeni-hekim-atandi-44944</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyaya-15-yeni-hekim-atandi-44944</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyle Malatya'ya 14’ü uzman, 1’i pratisyen olmak üzere toplam 15 hekim atandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni atamalarla birlikte Malatya’daki uzman hekim kadro doluluk oranı yüzde 87’ye ulaştı. Türkiye genelinde 100 bin kişiye düşen uzman hekim sayısı 119 iken, bu oran Malatya’da 124 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Atama listesine göre; çocuk hematolojisi ve onkolojisi, nefroloji, radyoloji, tıbbi patoloji, çocuk endokrinolojisi, çocuk göğüs hastalıkları, iç hastalıkları, genel cerrahi, aile hekimliği ve tıbbi onkoloji gibi branşlarda hekimler göreve başlayacak.</p>

<p>Yeni görevlendirilen hekimler; Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere Battalgazi, Arapgir, Darende, Kale, Pütürge, Doğanşehir, Hekimhan ve Yeşilyurt ilçelerindeki sağlık kurumlarında hizmet verecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 22:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/malatyaya-15-yeni-hekim-atandi-1761333364.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 78 Yaşındaki Hastanın Aort Damarındaki Balonlaşma Kapalı Yöntemle Onarıldıı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-78-yasindaki-hastanin-aort-damarindaki-balonlasma-kapali-yontemle-onarildii-44804</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-78-yasindaki-hastanin-aort-damarindaki-balonlasma-kapali-yontemle-onarildii-44804</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 78 yaşındaki hastanın aort damarında bulunan 7.9 santimetrelik anevrizma, cerrahi kesi yapılmadan kapalı yöntemle (EVAR) başarıyla onarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Operasyon, Prof. Dr. Mehmet Cansel ve Doç. Dr. Şiho Hidayet tarafından komplikasyonsuz şekilde gerçekleştirildi.</p>

<p>Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 78 yaşındaki Muhittin Baydoğan isimli hastaya abdominal aort anevrizması (karın ana atardamarı balonlaşması) nedeniyle ileri düzey bir damar operasyonu başarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Cansel ve Doç. Dr. Şiho Hidayet tarafından 6 Ekim 2025 tarihinde yapılan işlemde, EVAR (Endovasküler Aortik Anevrizma Onarımı) yöntemi kullanıldı. Hastanın abdominal aortunda 7,9 santimetrelik ciddi bir balonlaşma tespit edilirken, bu boyutun üzerindeki anevrizmaların yırtılma riski taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Klasik cerrahi yöntemlerin yüksek risk içermesi nedeniyle endovasküler (damar içi) teknik tercih edildi. Bu yöntemle, hastanın kasık bölgesi cerrahi olarak açılmadan damar kapama cihazlarıyla güvenli giriş sağlandı. Sol femoral arterden ilerletilen stent greft, aorttaki anevrizmalı bölgeye yerleştirildi ve her iki iliak artere uzanan greft sistemi başarıyla tamamlandı.</p>

<p>İşlem sonrası herhangi bir kaçak (endoleak) izlenmedi, damar girişleri kapama cihazlarıyla başarılı şekilde sonlandırıldı. Operasyonun komplikasyonsuz geçtiği ve hastanın stabil durumda postoperatif takibe alındığı açıklandı.</p>

<p>Ameliyatı başarıyla gerçekleştiren doktorlar,&nbsp; bu tür minimal invaziv işlemlerin özellikle ileri yaş ve yüksek riskli hastalar için büyük avantaj sağladığını vurgulayaral, “Cerrahi kesi olmadan yapılan bu tür damar onarımları, hem hastanın konforunu artırıyor hem de iyileşme sürecini hızlandırıyor” ifadeleri kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 13:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/malatyada-78-yasindaki-hastanin-aort-damarindaki-balonlasma-kapali-yontemle-onarildii-1760438287.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>A’dan Z’ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-44801</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-44801</guid>
                <description><![CDATA[Meme kanserine tüm dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadın yakalanıyor. Tüm kanserlerin %25’ini oluşturan meme kanseri Türkiye’de de her 8 kadından birisinde görülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanserine tüm dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadın yakalanıyor. Tüm kanserlerin %25’ini oluşturan meme kanseri Türkiye’de de her 8 kadından birisinde görülüyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrollerle meme kanseri önlenebiliyor. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı tedavide önemli kolaylıklar sağlıyor. Bu nedenle korunma yollarını bilmek, belirtileri tanımak ve risk faktörlerini öğrenmek hayat kurtarıyorMeme Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Halit Özgül “15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü” nedeniyle meme kanserinin modern cerrahi yöntemlerinin daha güvenli ve estetik sonuçları hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Yüzde 90 tedavi edilebiliyor</strong></p>

<p>Türkiye’de meme kanseri en sık 35–45 yaş aralığında görülmektedir. Dünyada genellikle 45–55 yaş aralığında ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de vakaların yarısından fazlası 50 yaş öncesinde tanı almaktadır. Erken evrede yakalanan meme kanserinde tedavi başarısı %99’a kadar çıkmaktadır. Ortalama sağkalım oranı %90 civarındadır. Erken tanıda tedavi daha kısa, daha kolay ve daha az maliyetlidir. İleri evrede immünoterapiler ve hedefe yönelik ilaçlarla yaşam süresi uzatılabilmektedir.</p>

<p><strong>Meme kanserinden korunmak için başlıca adımlar şunlardır;</strong></p>

<ul>
	<li>Haftada en az 3 saat egzersiz yapın.</li>
	<li>Akdeniz tipi gibi sağlıklı beslenme alışkanlığı edinin.&nbsp;</li>
	<li>Sigara ve alkolden uzak durun.</li>
	<li>Sağlıklı kilonuzu koruyun.</li>
	<li>Düzenli taramalarınızı ihmal etmeyin.</li>
	<li>Ayda bir kendi kendinize meme muayenesi yapın.</li>
	<li>Gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçının.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>20 yaşından itibaren kontrollere başlanmalı!</strong></p>

<p>Meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını artıran en kritik faktördür. Kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor kontrolleri ve mamografi gibi tarama yöntemleri, hastalığın henüz belirti vermeden tespit edilmesini sağlayabilir. Uzmanlar, 20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyor. 40 yaşından sonra ise düzenli mamografi taramaları, risk faktörlerine bağlı olarak daha erken yaşlarda bile başlamalı. Unutmayın, erken teşhis sadece tedavi sürecini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda hayat kurtarır.</p>

<p><strong>Meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır;</strong><br />
- Memede ele gelen sert, ağrısız kitle<br />
- Meme şeklinde değişiklik, asimetri<br />
- Ciltte çukurlaşma, portakal kabuğu görünümü<br />
- Meme başında akıntı<br />
- Koltuk altında şişlik</p>

<p><strong>Meme kanserinde risk faktörleri şunlardır;</strong></p>

<ul>
	<li>Kadın olmak (erkeklerde çok nadir görülür).</li>
	<li>Yaş. Türkiye’de daha çok 35–45 yaş aralığında, dünyada ise 45–55 yaş aralığında sık görülür.</li>
	<li>Aile öyküsü ve BRCA1/2 gen mutasyonu.</li>
	<li>Obezite ve hareketsiz yaşam.</li>
	<li>Sigara, alkol kullanımı.</li>
	<li>Doğum yapmamak veya emzirmemek.</li>
	<li>Uzun süreli hormon tedavileri.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>Cerrahide pek çok seçenek mevcut</strong></p>

<p>Cerrahi tedavi, meme kanserinde en temel ve en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle erken evrede hem sağkalım hem de yaşam kalitesini belirleyen ana faktördür. Meme koruyucu cerrahide ümör ve çevresindeki sağlıklı dokunun çıkarılması. Kozmetik avantajı vardır, sonrasında radyoterapi gerekir. Total mastektomi diye adlandırılan ameliyatta meme dokusunun tamamının çıkarılması söz konusu olur. Bu cerrahi büyük veya çok odaklı tümörlerde tercih edilir.&nbsp;</p>

<p>Modifiye radikal mastektomide meme dokusu ile birlikte aksiller lenf nodları çıkarılır ve bu cerrahi ileri evrelerde uygulanır. Sentinel lenf nodu biyopsisi ile koltuk altındaki ilk lenf nodları incelenir. Eğer temizse geniş diseksiyon gerekmez, böylece lenfödem riski azalır. Onkoplastik cerrahi ve rekonstrüksiyon ameliyatı ile memede tümör çıkarılırken, estetik ve onarım yöntemleri birlikte uygulanabilir. Bu sayede hem kanser kontrolü hem de psikolojik iyilik hali sağlanır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 13:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-1760437291.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorunu İçin 5 Öneri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/kadinlarda-idrar-kacirma-sorunu-icin-5-oneri-44791</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/kadinlarda-idrar-kacirma-sorunu-icin-5-oneri-44791</guid>
                <description><![CDATA[Her yaştan kadını etkileyen idrar kaçırma sorunu 40 yaşına gelen kadınların yaklaşık % 40’ında görülebiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Her yaştan kadını etkileyen idrar kaçırma sorunu 40 yaşına gelen kadınların yaklaşık % 40’ında görülebiliyor. Hamilelik, doğum ve menopozdan kaynaklanan hormonal değişiklikler ile pelvik taban kaslarının zayıflaması ve mesaneye baskı yapması sonucunda ortaya çıkabiliyor. Doğru teşhis, kişiye özel tedaviler ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde idrar kaçırmadan kurtulmak mümkün olabiliyor.&nbsp; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ak, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorunu ile ilgili bilgi verdi.</p>

<p><strong>İdrar kaçırma sosyal yaşamdan uzaklaştırır</strong></p>

<p>İdrar kaçırma her yaştan ve her sosyal statüden kadın için önemli bir sorundur. Erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülen bir sorundur. Kadınlar yaşlandıkça istemsiz şekilde ortaya çıkan idrar kaçırma sorunu, yaşlanmanın bir sonucu olarak görülmemelidir. Özellikle gebelik sırasında veya idrar yolu enfeksiyonları nedeniyle geçici olarak idrar kaçırma sorunu ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlarda yaşam tarzı değişiklikleri (kilo vermek gibi), pelvik taban kas eğitimi ve menopoz sonrası dönemde yapılan müdahale ile sorun olmaktan çıkmaktadır. Günde 10- 15 kez idrara çıkan bir kadının yaşam kalitesi de olumsuz etkilenmektedir. Çünkü bu sorunu yaşayan her kadın sosyal hayattan da uzaklaşmaktadır.&nbsp;İdrar kaçırma günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa bir uzman doktordan destek alınmalıdır.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>Kadınlar bu sorunu erteliyor</strong></p>

<p>Kadınlar bu sorunu çoğu zaman sakladıkları için çözümünü de ertelerler. İdrar tutamama bazı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Hapşırma ve öksürme, ağır eşyalar kaldırma, ağır egzersiz yapma gibi durumlarda mesaneye baskı uygulandığında idrar kaçağı ortaya çıkabilir.&nbsp;</li>
	<li>Yoğun bir idrar yapma isteğinin ertelenmesi sonucunda istemsiz idrar kaçırma kaçınılmazdır. Özellikle uyku sırasında gece boyunca sık sık idrara çıkma ihtiyacı olabilmektedir. Ayrıca enfeksiyona bağlı hastalıkta ya da nörolojik bir sorunda ve şeker hastalığı gibi daha ciddi bir sorun nedeniyle ortaya çıkabilmektedir.</li>
	<li>Taşma tipi idrar kaçırmada ise mesanenin tamamen boşalmaması nedeniyle sık sık veya sürekli idrar damla damla idrar çıkışı olabilmektedir.</li>
	<li>Fiziksel veya zihinsel sorunlar idrarı kaçırmaya neden olabilmektedir. Örneğin, şiddetli artrit söz konusu ise, zamanında tuvalete yetişmekte sorun çıkmaktadır.</li>
	<li>Karma tip idrar kaçırmada ise birden fazla idrar kaçırma türü vardır. Genellikle stres bağlı idrar kaçırma ile sıkışma sonucunda sorun olmaktadır.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong></li>
</ul>

<p><strong>Her 3 kadından 1’inde var&nbsp;</strong></p>

<p>İdrar kaçırma yani idrar veya mesane kontrolünün kaybı her üç kadından birinde görülmektedir. İdrar kaçırma sorunu belirtilere göre kişiye özel bir tedavi planıyla hareket edilmelidir ve yaşam kalitesinin yükseltilmesiyle çözülebilmektedir.&nbsp;</p>

<p>İdrar kaçırmanın tedavisi ise detaylı bir tıbbi öykü ve belirtilerin ayrıntılı bir şekilde uzman hekime anlatılmasıyla başlamaktadır. İdrar kaçırmanın ne zaman ve ne sıklıkla yaşandığı sorulmalıdır. Mesaneyi etkileyecek sorunun ve semptomlara neden olabilecek diğer durumlar hekim tarafından araştırılmadır. Bunun için fiziksel bir muayene de yapılabilmektedir. Bu muayenede mesane doluyken öksürme istenebilmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Kegel egzersizi öneriliyor</strong></p>

<p>Pelvik taban kasları yaşla ve daha az fiziksel aktiviteyle zayıflamaktadır. Pelvik taban kas eğitimi olarak da bilinen Kegel egzersizleri, stres kaynaklı idrar kaçırmayı önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Pelvik taban kasları çalıştıran egzersizlerdir. Pelvik taban kasları; rahmi, mesaneyi, ince bağırsağı ve rektumu destekler. Her 10 kadından 4’ünde Kegel egzersizlerini denedikten sonra idrar kaçırma sorununda azalma olduğu görülmüştür. Günlük olarak yapılan Kegel egzersizi özellikle hamilelik döneminde yararlı olabilmektedir. Hamilelik ve doğum sırasında sıklıkla görülen pelvik taban kaslarının zayıflamasını önlemeye yardımcıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>Bu önerileri dikkate alın</strong><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Yaşam tarzı değişiklikleri ve pelvik taban kas eğitiminin yanı sıra hem stres hem de sıkışma tipi idrar kaçırmanın tedavisinde günlük yapılacak basit uygulamalar da faydalı olabilmektedir.</p>

<ol>
	<li>Yaşam tarzı değişiklikleri sorunun çözümünde etkilidir. Özellikle sıvı alımı kontrollü olarak yapılabilir.&nbsp;</li>
	<li>Mesaneyi 2-3 saatte bir boşaltmak için tuvalete gidilmesi idrar kaçırma sorunu için etkili olabilir.</li>
	<li>Dışkılama sırasında zorlanmanın sorun olmaması için kabızlığın kesinlikle tedavi edilmesi gerekir.</li>
	<li>Kilo kontrolünün sağlanması sorunu azaltacaktır.</li>
	<li>Sigara kesinlikle bırakılmadır. Sigara içmek, pelvik taban rahatsızlığının gelişme riskini 2 kat artırmaktadır. Alkol ve kafein tüketimi de sınırlanmalıdır.</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 13:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/kadinlarda-idrar-kacirma-sorunu-icin-5-oneri-1760352526.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Caner Cengiz Turan’dan Memleket Sevdasıyla Sağlık Hizmeti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/caner-cengiz-turandan-memleket-sevdasiyla-saglik-hizmeti-44764</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/caner-cengiz-turandan-memleket-sevdasiyla-saglik-hizmeti-44764</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Maltepe Onkoloji Hastanesi’nde görev yapan Op. Dr. Caner Cengiz Turan, memleketi Malatya’ya olan bağlılığını göstermeye devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_7043.jpeg" style="height:600px; width:800px" />İstanbul Maltepe Onkoloji Hastanesi’nde görev yapan Op. Dr. Caner Cengiz Turan, memleketi Malatya’ya olan bağlılığını göstermeye devam ediyor. 6 Şubat depremlerinde büyük yara alan kentini unutmayan Dr. Turan, haftanın Cuma ve Cumartesi günleri Malatya Divan Hastanesi’nde hasta kabul ederek hemşehrilerine sağlık hizmeti veriyor.</p>

<p>Ortopedi ve Travmatoloji alanında gerçekleştirdiği başarılı ameliyat ve tedavilerle birçok hastasını sağlığına kavuşturan Dr. Turan, hizmetin kendisi için gurur kaynağı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Dr. Turan, yaptığı açıklamada, “Her zaman Malatyalı hemşehrilerimin hizmetindeyim. Onların sağlığı için çalışmak ve memleketime hizmet etmek benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır” dedi</p>

<p>.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 11 Oct 2025 16:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/caner-cengiz-turandan-memleket-sevdasiyla-saglik-hizmeti-1760189462.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-44729</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-44729</guid>
                <description><![CDATA[ kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Çoğu zaman göz ardı edilen bazı belirtiler ise bu hastalığın ilk habercisi olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tek taraflı ve kanlı meme başı akıntıların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor ve bu belirtiyi yaşayan kadın ve erkeklerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini belirtiyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanserinin belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Tek taraflı meme başı akıntısı önemli bir belirti</strong></p>

<p>Meme başı akıntısı yalnızca doğum ya da emzirme döneminde değil, hiç doğum yapmamış gebe olmayan kadınlarda veya erkeklerde de görülebilir. Özellikle tek taraflı, kendiliğinden ve kanlı akıntılar ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Meme başı akıntısı birçok farklı nedenden dolayı oluşabilir. Bu akıntı aynı zamanda meme kanseri gibi ciddi bir hastalığın da belirtisidir. Teşhiste öncelikle kişinin yaşı ve genel sağlık durumu dikkate alınır. Daha sonra akıntının hangi dönemlerde, nasıl ve hangi sıklıkta oluştuğu incelenir. Meme başı akıntısının rengine de dikkat edilmelidir. Meme başı akıntısının nedenini belirlemek için meme ultrasonu, mamografi, duktografi, biyopsi, kan testlerine bakılabilir.</p>

<p><strong>Bu kişilerin yüzde 10’u meme kanseriyle karşı karşıya</strong></p>

<p>Son verilere bakıldığında ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen kanserlerin başında yaklaşık yüzde 25 gibi bir oran ile meme kanseri gelmektedir. Bu nedenle düzenli kontrol, kendi kendine yapılan meme muayenesi ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden tetkik yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Patolojik incelemelere bakıldığında meme başı akıntısı olan kişilerin neredeyse yüzde 5-10’unda kanser saptanabilmektedir.</p>

<p><strong>Hangi renk akıntı meme kanserini işaret edebilir?</strong></p>

<p>Meme başı akıntısının rengi tanıda önemli ipuçları verir. Örneğin, en tehlikeli diyebileceğimiz pembe ve kanlı olan akıntıdır. Bu renkteki meme başı akıntıları iyi huylu tümör (intraduktal papillom) ya da meme kanseri belirtisi olabilir. Bunun dışında süt renginde beyaz ya da sarımsı akıntılar, hormonal değişiklikleri işaret edebilir. Emzirme sonrası normal kabul edilir. Yeşil veya kahverengi akıntılar da meme kanalı genişlemesi veya fibrokistik değişikliklerle ilgili olabilir. Son olarak şeffaf veya sarı meme başı akıntıları ise hormonal dengesizliklerden kaynaklanabilir.</p>

<p><strong>Ne zaman doktora gitmeliyim?</strong></p>

<p>Her kanlı akıntı hemen meme kanseri olarak yorumlanmamalıdır.&nbsp;Meme başı akıntısının sebebi iyi huylu tümoral oluşum da olabilir.&nbsp;Ancak bu, hemen doktor kontrolü gereken bir belirtidir.&nbsp;Özellikle tek bir memeden akıntı geliyorsa zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır.&nbsp;Tek memeden gelen, sürekli ve kendiliğinden olan kanlı akıntılar göz&nbsp;ardı edilmemelidir.</p>

<p><strong>Belirtileri fark etmek erken tanı için büyük şans</strong></p>

<p>Meme başı akıntısı tek taraftan geliyorsa, kanlıysa, memeye elle kontrolde ele gelen bir kitle hissediliyorsa, akıntı meme sıkılmadığı halde kendiliğinden geliyorsa meme kanseri olma ihtimali yüksektir. Bu belirtileri yaşayan kişi eğer erkekse bu normal bir durum değildir. Kadın ise bu durum normal olabilir; ancak yine de hemen doktora gitmesi ve gerekli tetkikleri yaptırması gerekir.&nbsp;Bu belirtilerin hemen fark edilmesi erken tanı için önemlidir. Böylelikle meme kanseri, daha başlangıç evresindeyken yakalanabilir. Bu noktada kendi&nbsp;kendine meme muayenesi yapmanın önemini ve düzenli meme kontrollerinin ihmal edilmemesini vurgulamak gerekir.&nbsp;40 yaşından sonra her kadının mamografi taraması yaptırmasını öneriyoruz.&nbsp;Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kişilerin ise kontrollere daha erken yaşlarda başlaması gerekir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 17:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-1759932673.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Normal Doğum Sağlıklı Nesillerin Teminatıdır”</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/normal-dogum-saglikli-nesillerin-teminatidir-44698</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/normal-dogum-saglikli-nesillerin-teminatidir-44698</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Engin Yıldırım, normal doğumun anne ve bebek sağlığı için en güvenli ve doğal yöntem olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Engin Yıldırım, normal doğumun anne ve bebek sağlığı için en güvenli ve doğal yöntem olduğunu belirterek, “Normal doğum sağlıklı nesillerin teminatıdır, sezaryen ise bir zorunluluk olmadıkça tercih edilmemelidir” dedi.</p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Yıldırım, Normal Doğum Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, normal doğumun anne ve bebek sağlığı için en güvenli yöntem olduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Yıldırım, “Normal doğum sağlıklı nesillerin teminatıdır. İnsan neslinin devamı ve sağlıklı bireylerin dünyaya gelmesi açısından tek ve gerçek yol normal doğumdur. Vatandaşlarımız, normal doğumun anne ve bebek sağlığı için en doğal ve güvenli yöntem olduğunu bilmelidir” dedi.</p>

<p>“<strong>Normal doğum, ulusal sağlık politikasının temel unsurudur”</strong></p>

<p>Normal doğumun sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda ulusal bir sağlık politikası meselesi olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldırım, “Bu politika, Sağlık Bakanlığı tarafından güçlü biçimde desteklenmektedir. Normal doğum, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“<strong>Doğal ve spontan bir süreç”</strong></p>

<p>Yıldırım, normal doğumun kendiliğinden başlayan doğal bir süreç olduğunu, birkaç saat ile bir gün arasında sürebileceğini belirterek, “Doğum ağrılı olabilir ancak sonunda büyük bir mutluluk ve tatmin yaşanır. Normal doğum, annelere psikolojik ve fiziksel açıdan fayda sağlarken, bebekler de dış dünyaya daha sağlıklı şekilde uyum sağlar” dedi.</p>

<p>“<strong>Hormonal dengeler doğumu başlatır”</strong></p>

<p>Doğumu başlatan fizyolojik süreçlere değinen Yıldırım, “Bebeğin oluşturduğu baskı, plasenta ve annenin hormon dengesi doğumu tetikler. Ayrıca hipotalamus, hipofiz ve böbrek üstü bezlerinden gelen sinyaller de bu süreçte etkili olur” diye konuştu.</p>

<p>“<strong>Sezaryen normal doğumun alternatifi değildir”</strong></p>

<p>Sezaryenin ancak tıbbi zorunluluk halinde tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Sezaryen cerrahi bir işlemdir ve kanama, travma gibi komplikasyonlar doğurabilir. Bu nedenle normal doğum süreci mümkünse her zaman öncelikli olmalıdır” dedi.</p>

<p>“<strong>Anne sütü üretimi normal doğumda daha fazladır”</strong></p>

<p>Yıldırım, normal doğumun bebeğin bağışıklığını güçlendirdiğini, annenin süt üretimini hızlandırdığını belirterek, “Doğum sonrası toparlanma süreci de sezaryene göre daha kısadır. Rahim kısa sürede eski haline döner” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“<strong>Ekonomik ve toplumsal avantajlar”</strong></p>

<p>Normal doğumun ekonomik açıdan da avantaj sağladığını belirten Yıldırım, “Sezaryen doğumun maliyeti normal doğumun yaklaşık beş katıdır. Normal doğum hem ekonomik hem de toplumsal yönden daha sağlıklıdır” dedi.</p>

<p>“<strong>Normal doğum, ulusal gelecek meselesidir”</strong></p>

<p>Son olarak, normal doğumun teşvik edilmesinin toplumsal bilinç açısından da önem taşıdığını belirten Yıldırım, “Sağlık Bakanlığı’nın bilgilendirme toplantıları, sempozyumları ve eğitim faaliyetleri bu konuda farkındalığı artırmaktadır. Normal doğum, sağlıklı nesiller ve güçlü bir toplum için vazgeçilmezdir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_6913.jpeg" style="height:776px; width:526px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/normal-dogum-saglikli-nesillerin-teminatidir-1759754186.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Ameliyatsız Kanser Tedavisinde Büyük Başarı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-ameliyatsiz-kanser-tedavisinde-buyuk-basari-44676</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-ameliyatsiz-kanser-tedavisinde-buyuk-basari-44676</guid>
                <description><![CDATA[İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, gastroenteroloji alanındaki güncel gelişmeleri paylaşmak ve ileri endoskopik uygulamaları tanıtmak amacıyla Gastroenterohepatoloji Günleri”başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, gastroenteroloji alanındaki güncel gelişmeleri paylaşmak ve ileri endoskopik uygulamaları tanıtmak amacıyla düzenlediği “Gastroenterohepatoloji Günleri” ile ulusal düzeyde bilimsel bir platform oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı, gastroenteroloji alanındaki bilimsel ve klinik birikimini paylaşmak amacıyla “İnönü Üniversitesi Gastroenterohepatoloji Günleri”ni Malatya’da bir otelde düzenledi.</p>

<p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Türkiye’nin farklı üniversitelerinden çok sayıda akademisyen, uzman hekim ve asistan katıldı. Kongrede, karaciğerden pankreasa, bağırsak hastalıklarından endoskopik uygulamalara kadar pek çok başlıkta güncel gelişmeler ele alındı.</p>

<p><strong>Ameliyatsız Kanser Tedavisinde Büyük Başarı</strong></p>

<p>Toplantının başkanlığını yürüten Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, İnönü Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü’nün son yıllarda gerçekleştirdiği ileri endoskopik işlemlerle önemli bir başarı elde ettiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Çağın, “Bölümümüzde, mide ve bağırsaklarda oluşan erken evre kanserler ve bazı zor polipler ameliyata gerek kalmadan endoskopik yöntemlerle çıkarılabiliyor. Endoskopik Mukozal Rezeksiyon (EMR) ve Endoskopik Submukozal Disseksiyon (ESD) gibi yöntemlerle hastalar büyük ameliyat yaşamadan tedavi olabiliyor. Bu kongreyle hem bilimsel bilgileri paylaşmayı hem de bölümümüzde yapılan bu değerli çalışmaların görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Bilimsel Paylaşım ve Deneyim Aktarımı İçin Önemli Bir Adım</strong></p>

<p>Çağın, kongrenin sadece bilimsel paylaşım açısından değil, aynı zamanda bölümün klinik başarılarının tanıtılması açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, “Amacımız bu toplantıyı her yıl geliştirerek ulusal ölçekte bir bilimsel platform haline getirmek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Klinik Başarımız Her Yıl Artıyor</strong></p>

<p>Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Seçkin, İnönü Üniversitesi’nin Türkiye’nin en donanımlı gastroenteroloji merkezlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Seçkin, “35 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan kliniğimizde 50’nin üzerinde yatak kapasitesi, endoskopi ünitesi ve polikliniklerimizle geniş bir alanda hizmet sunuyoruz. Karaciğer, pankreas, mide, bağırsak ve safra yolları hastalıklarının tanı ve tedavisinde ileri teknikleri uyguluyoruz. Karaciğer nakli öncesi hazırlık süreçlerinden mide ve bağırsak poliplerinin çıkarılmasına kadar birçok alanda başarılı sonuçlar elde ediyoruz.” dedi.</p>

<p>İnönü Üniversitesi Gastroenterohepatoloji Günleri’nin, önümüzdeki yıllarda kapsamı genişletilerek ulusal düzeyde düzenlenmesi ve Türkiye’nin önde gelen gastroenteroloji uzmanlarını bir araya getirmesi planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Oct 2025 16:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/10/malatyada-ameliyatsiz-kanser-tedavisinde-buyuk-basari-1759585644.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Bir Hastadan 3 cm’lik Böbrek Tümörü Alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bir-hastadan-3-cmlik-bobrek-tumoru-alindi-44584</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bir-hastadan-3-cmlik-bobrek-tumoru-alindi-44584</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen parsiyel nefrektomi ameliyatı ile sağlıklı böbrek dokusu korunarak 3 cm’lik böbrek tümörü çıkartıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, sağlam böbrek dokusu korunarak sadece tümör dokusunun alındığı parsiyel nefrektomi ameliyatı başarıyla yapıldı.</p>

<p>Daha önce kolon kanseri nedeniyle operasyon geçiren ve karaciğer metastazları bulunan 60 yaşındaki hastanın tetkiklerinde sağ böbreğin alt kısmında 3 cm’lik kitle tespit edilmesi üzerine üroloji kliniğine yönlendirilen hasta, böbrek fonksiyonlarının korunması amacıyla parsiyel nefrektomi ameliyatına alındı. Operasyonla sadece tümör dokusu alınırken, sağlam böbrek dokusu korunarak hastanın sağlığına kavuşması sağlandı.</p>

<p>Ameliyat hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Battal Selçuk Çakmak, “Hastaya yapılan tetkiklerde sağ böbrek alt polde 3 cm’lik kitle tespit edilmesi üzerine üroloji kliniğimize yönlendirildi. Böbrek fonksiyonlarını korumak amacıyla parsiyel nefrektomi, yani sadece tümör dokusunun alınmasıyla ameliyatı başarıyla tamamladık” dedi.</p>

<p>Böbrek kanserlerinin yetişkin tümörlerinin yüzde 2-3’ünü oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Mehmet Levent Akbulut, erken tanıda tedavi sonuçlarının yüz güldürücü olduğunu, geç kalınmış tanılarda ise sürecin çok daha zorlaştığını vurguladı. Akbulut, böbrek kanserinin genellikle idrarda kanama ve yan ağrısı ile ortaya çıktığını, bazen de rutin tetkiklerde tesadüfen saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Sigara kullanımı, obezite ve aile öyküsünün risk faktörleri arasında yer aldığına dikkat çeken Akbulut, sigara içilmemesi, kilo kontrolü ve aile öyküsü olanların erken yaşlardan itibaren yıllık sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Parsiyel nefrektomi ameliyatlarının “nefron koruyucu cerrahi” olarak adlandırıldığını ve böbrek fonksiyonlarını koruması nedeniyle büyük önem taşıdığını belirten Akbulut, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nde bu tür mikro cerrahilerin başarıyla uygulandığını söyledi.</p>

<p>Başarılı ameliyata Malatya Turgut Özal Üniversitesi Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Serdar Buğday, Üroloji Öğretim Üyesi Dr. Ender Akdemir ile Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Battal Selçuk Çakmak, Uzm. Dr. Mehmet Levent Akbulut ve Uzm. Dr. Muhammet Çiçek katıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 16:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/malatyada-bir-hastadan-3-cmlik-bobrek-tumoru-alindi-1758808225.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebekleri Öpmeden Önce İyi Düşünün!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/bebekleri-opmeden-once-iyi-dusunun-44571</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/bebekleri-opmeden-once-iyi-dusunun-44571</guid>
                <description><![CDATA[. Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocukları öperken neden dikkatli olmamız gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bebekleri ve çocukları öpmek toplumda genellikle sevgi göstergesi olarak algılansa da bağışıklık sistemleri tam anlamıyla gelişmediği için bu durum bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Masum bir öpücükle bebeklere geçebilen Herpes virüsünün yol açtığı enfeksiyon, yetişkinlerde uçuklara sebep olurken, bebekleri ve küçük çocukları hızlı bir şekilde hasta edebiliyor. Bu virüs zamanla organları olumsuz etkileyebiliyor ve daha büyük sorunlar ortaya çıkabiliyor. Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocukları öperken neden dikkatli olmamız gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi.&nbsp;</p>

<p><strong>Uçukların nedeni Herpes Simpleks</strong></p>

<p>İnsanlar bebek gördüğünde ilk tepkileri genelde yanaklarını veya alnını öpmek olur. Sevimli görünümleri nedeniyle onlara dokunma hissi tetiklenir. Ancak bebekleri öpmenin bazı sakıncaları olabilir. Yetişkinlerdeki ağız içi ve çevresindeki uçuklar, bebekleri öpmeden önce düşünülmesi gereken önemli bir sorundur. Uçuklara neden olan virüs aslında Herpes Simpleks virüsüdür. Bu virüs bebeğe basit bir öpücükle geçebilmektedir. Çoğu yetişkin oldukça yaygın olan bu virüsün aslında HSV-1 varyantını taşır. Yetişkinlerde uçuklara neden olan bu virüs zamanla Genital Herpes’e de (HSV-2) neden olabilir. Nüfusun yaklaşık %67’si, çoğu zaman farkında olmadan Herpes Simpleks Virüsü 1’i (HSV-1) taşımaktadır. HSV-1 genellikle tükürük veya kabarcıklarla ya da temas yoluyla yayılır. En bulaşıcı dönemi kabarcıkların oluşmaya başladığı zamandır. Ancak virüs cilt hücrelerinde uykuda olabileceğinden, belirtiler görünmediğinde de yayılabilmektedir. Bu açıdan sağlık ve hijyen açısından bir risk olan masum öpücükler bebek ve çocuklar için tehlikeli olabilmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Bebeklerin bağışıklık seviyesi düşüktür</strong></p>

<p>Anne sütüyle beslenen bebeklerin belirli düzeyde bağışıklık düzeyi artsa da, yaşamlarının ilk birkaç ayında bağışıklık sistemi hastalıklardan korunacak kadar olgunlaşmaz. Karmaşık bir yapıya sahip olan bağışıklık sistemi, yenidoğanları enfeksiyonlardan koruyacak kadar gelişmemiştir. Endişe verici olan ise bebeklerin belirli virüs ve mikroplara maruz kalmaları halinde vücutlarında geri dönüşü olmayan hasarların ortaya çıkabilmesidir. Kan-beyin bariyeri henüz tam olarak gelişmemiş yenidoğanlar ve bebeklerde bağışıklık sistemi de henüz emekleme aşamasındadır. Bu bariyerle doğmuş olsalar da bağışıklığın gelişmesi için daha zamana ihtiyaç vardır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda kan-beyin bariyeri olgunlaşmadığı için beyin enfeksiyonu riski yüksektir. Virüsler ve mikroplar; soğuk algınlığı, ishal veya kusmaya neden olan hastalıklarla birlikte ortaya çıktığında endişe edici bir durum da söz konusu olmaktadır.&nbsp;</p>

<p><strong>Masum öpücükler riskli olabilir</strong></p>

<p>Aile bireylerine ve arkadaş çevresine neden bir bebeğe dokunmanın ya da öpmenin doğru olmadığını söylemek çok zor olabilmektedir. Ancak, masum öpücüklerin bebekler için büyük bir risk olduğu doğru bir şekilde anlatılmadır. Yapılan araştırmalarla yeni doğan bebeklerin büyük çocuklara ve yetişkinlere göre bakteri kaynaklı enfeksiyon kapma riskinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.</p>

<p>Bebekleri ve çocukları öpmeden önce uyulması gereken bazı basit kurallar vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir.</p>

<ol>
	<li>Grip ya da nezleyseniz bebekleri ve çocukları kesinlikle öpmeyin. Özellikle ağzınızda (HSV-1) varsa bu durum bebekler için çok tehlikeli olabilir.</li>
	<li>Onlara yaklaşmadan önce ellerinizi yıkadığınızdan emin olun.</li>
	<li>Bebekleri illaki öpecekseniz dudak, yüz ve el bölgelerinin yerine saç veya sırt gibi yerlerinden öpmeyi tercih edin.</li>
	<li>Hassas ciltlerine makyajlıyken ya da parfüm sıktıktan sonra temas etmeyin.&nbsp;</li>
	<li>Çocukların beden sınırlarına ve rızasına saygı göstermek önemli bir ilkedir. Çocuklar istemediği zaman öpme konusunda zorlanmamalıdır.</li>
	<li>Aile bireylerinden ya da yakın çevreden kişilerin haricinde çok yakın olmayan insanların bebekleri öpmesine izin verilmemelidir.</li>
	<li>Öpücük dışında sarılma, oyun oynama veya kaliteli zaman geçirme gibi yollarla sevgi gösterilebilir.&nbsp;</li>
</ol>

<p>Unutmamalıdır ki bebeklerin ve çocukların sağlığı her şeyden önce gelmelidir. Onlara sevgimizi gösterirken daha dikkatli ve bilinçli olmamız gerekir.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 21:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/bebekleri-opmeden-once-iyi-dusunun-1758738458.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gözü Ovuşturmak Görme Kaybına Yol Açabilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/gozu-ovusturmak-gorme-kaybina-yol-acabilir-44539</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/gozu-ovusturmak-gorme-kaybina-yol-acabilir-44539</guid>
                <description><![CDATA[Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlarından biri. Ancak günlük yaşamda gözleri sık sık ovuşturmak gibi farkında olmadan yaptığımız bazı alışkanlıklar, kalıcı görme kayıplarına yol]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlarından biri. Ancak günlük yaşamda gözleri sık sık ovuşturmak gibi farkında olmadan yaptığımız bazı alışkanlıklar, kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi hastalıklara dönüşebiliyor.&nbsp;Gözlerini sıklıkla ve şiddetli bir şekilde ovuşturan kişilerde keratokonus hastalığının oluşabileceğini açıklayan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu,</strong>&nbsp;“<strong>Bu rahatsızlık, korneanın şekil bozukluğu ve incelmesi ile seyreden, ilerlediğinde görmeyi hatta gözün bütünlüğünü tehdit edebilen önemli bir sağlık sorunu” açıklamasında bulundu.</strong></p>

<p>&nbsp;Keratokonus, gözün en dış tabakası olan korneanın incelip sivrileşerek, doğal yuvarlak şeklini kaybetmesiyle ortaya çıkıyor. Düzgün sferik yapısını kaybeden korneanın görme kalitesini düşürebileceğinden bahseden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Keratokonus, görme gücünü olumsuz etkiler ve bu durum ilerleyen aşamalarda görme kaybına kadar gidebilir. Hastalığın kesin nedeni bilinmese de gözü yoğun şekilde kaşımak gibi korneaya zarar veren küçük travmalar ve genetik yatkınlık önemli risk faktörleri arasında” dedi.</p>

<p>&nbsp;<strong>Gözlük numarasının hızla değişmesi önemli bir sinyal</strong></p>

<p>Gözlük numarasının sıklıkla değişmesinin keratokonusun önemli bir belirtisi olduğunu belirten Uslu, “Bunun yanı sıra gözlükle tam netlik sağlanamaması ve kimi zaman bu şikâyetlerin uzun süre devam etmesi diğer önemli semptomlar. Uzun vadede ise hastalığın seyri ve şiddetine bağlı olarak farklı göz semptomları görülebilir. Korneadaki incelme ve dikleşme hızlı olduğunda görme kalitesinde belirgin azalma, ileri görme kaybı ve hatta korneanın delinmesine kadar gidebilecek ciddi sorunlar ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>&nbsp;Çocuklar ve hamileler risk grubunda</strong></p>

<p>Alerjik konjonktiviti olan ve sık sık gözlerini kaşıyan kişilerde bu hastalığın görülme olasılığının arttığına değinen Uslu, “Ancak kadınlar ve erkekler arasında görülme sıklığı açısından istatistiksel bir fark yok. Hastalık her yaşta teşhis edilebilse de çocukluk ve erken gençlik döneminde daha hızlı ve agresif ilerleme gösteriyor. Benzer şekilde, gebelik süreci de&nbsp;hastalığın daha hızlı ilerleyebildiği dönemlerden biri. Yaş ilerledikçe hastalığın hızı yavaşlayabilir ancak bu durumun her hasta için geçerli olmadığı bilinmeli. Buradaki önemli nokta düzenli doktor takibini ihmal etmemek, gözü şiddetli kaşımamak ve göz yüzeyini her türlü travmadan korumak” dedi.</p>

<p>&nbsp;<strong>Düzenli kontrol ve gözlük kullanımı en temel tedavi</strong></p>

<p>Hastalığın tanısının, göz doktorunun muayene sırasında şüphelenerek istediği kornea topografisi ile kesinleştiğini ifade eden Uslu, “Tedavi yöntemleri ise hastalığın ilerleme hızına ve şiddetine, kornea topografisindeki bulgulara &nbsp;göre farklılık gösteriyor. Bu tedaviler arasında; düzenli doktor kontrolü ve gözlük kullanımı, özel tasarlanmış kontakt lensler (hibrid ve skleral lensler), &nbsp;korneanın güçlenmesini sağlayan crosslinking yöntemi, korneaya halka yerleştirilmesi ve son aşamada kornea nakli yer alıyor” dedi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Sep 2025 17:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/gozu-ovusturmak-gorme-kaybina-yol-acabilir-1758552577.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevsim Geçişlerinde Kalp Ve Akciğer Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/mevsim-gecislerinde-kalp-ve-akciger-uyarisi-44528</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/mevsim-gecislerinde-kalp-ve-akciger-uyarisi-44528</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Hasan Pekdemir, ani sıcaklık değişimlerinin kalp ve akciğer hastalarında ciddi risk oluşturduğunu belirterek göğüs ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, mevsim geçişlerinde özellikle kalp ve kronik akciğer hastalarının dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Pekdemir, ani sıcaklık değişimlerinin özellikle hipertansiyon ve koroner arter hastalığı olan bireylerde risk oluşturduğunu belirterek, “Mevsim geçişlerinde kıyafetlerin uyumsuzluğu, soğuk algınlığına bağlı kas ağrıları bazen kalp ağrısıyla karıştırılabiliyor. Bu da hastaların gerçek göğüs ağrılarını ihmal etmesine yol açabiliyor. Oysa koroner arter hastalığı ani ölümlere sebep olabilen ciddi bir hastalıktır. Bu dönemde göğüs ağrısı şikâyeti mutlaka ciddiye alınmalı” dedi.</p>

<p>Alerjik astım ve KOAH gibi kronik akciğer hastalıkları bulunan kişilerin de mevsim geçişlerinde daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Pekdemir, “Kalp ve akciğer birlikte çalışan organlardır. Akciğer hastalıkları zamanla kalbi de etkileyerek kalp yetmezliğine yol açabilir. Özellikle gribal enfeksiyonların arttığı kış hazırlık döneminde grip aşısı yaşlı ve risk grubundaki hastalar için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Pandemi döneminde birçok hastanın şikâyetlerini Covid-19 korkusuyla hastaneye bildirmediğini, bunun da ani ölümlere yol açtığını hatırlatan Pekdemir, aşılarla ilgili ise şunları söyledi:</p>

<p>“Pandemi döneminde kullanılan aşıların uzun vadeli faz çalışmalarının yapılmadan piyasaya sürülmesi tartışma yarattı. Elbette her ilacın olumsuz etkisi olabilir ama elimizde aşıların kalbe veya diğer organlara doğrudan zarar verdiğine dair bilimsel bir veri yok. O dönemde aşılar sayesinde salgından çıkabildik. Şu anda da ülkemizde yoğun gribal enfeksiyonlar görülüyor, bu yüzden hastalarımızın özellikle koruyucu tedbirlere dikkat etmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_6520.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/mevsim-gecislerinde-kalp-ve-akciger-uyarisi-1758456675.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlardan Önemli ve Kritik Uyarı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/uzmanlardan-onemli-ve-kritik-uyari-44485</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/uzmanlardan-onemli-ve-kritik-uyari-44485</guid>
                <description><![CDATA[2022’de hayatımıza giren yapay zeka uygulamaları, yalnızca teknoloji meraklılarının değil, ruhsal sorun yaşayan bireylerin de ilgisini çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2022’de hayatımıza giren yapay zeka uygulamaları, yalnızca teknoloji meraklılarının değil, ruhsal sorun yaşayan bireylerin de ilgisini çekti. Ancak uzmanlara göre yapay zekâ, terapi sürecinin yerini alabilecek bir araç değil.</p>

<p>Son dönemde birçok kişi, ruhsal sıkıntılarını hafifletmek için yapay zekaya yöneliyor. Bu durum ise önemli bir soruyu gündeme taşıyor: “Yapay zeka terapinin yerini alabilir mi?” uzmanların bu soruya yanıtı net: “Kesinlikle hayır.”</p>

<h3>“<strong>Sana Tam Anlamıyla Bir Terapist Olamam”</strong></h3>

<p>Konuyla ilgili konuşan Psikolog Dr. Fatma Kayım: “Yapay zekanın kendisine yöneltilen soruya verdiği yanıt çarpıcı: “Sana tam anlamıyla bir terapist olamam. Çünkü terapi, uzun süreli ve profesyonel bir süreçtir; yüz yüze ya da kontrollü bir şekilde ilerlemesi gerekir.” dedi.</p>

<h3><strong>Terapi, Sadece Soru-Cevap Değildir</strong></h3>

<p>Psikolog Dr. Fatma Kayım, profesyonel terapinin danışanın kendini yargılanmadan ifade edebileceği güvenli bir alan yarattığının altını çiziyor: “Terapistler; geçmiş yaşantılar, kişisel öyküler, ihtiyaçlar ve sözel olmayan ipuçlarını (mimik, ses tonu, beden dili) dikkate alır. Her danışana özgü yaklaşım geliştirilir, bu da yapay zekânın veremeyeceği bir derinliktir. Ayrıca unutulmamalıdır ki yapay zekâ araçlarının empati kurma becerisi yoktur ve bu tür yazılımlar tarafından tam olarak anlaşılmak mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Yanlış Yönlendirme Riski</strong></h3>

<p>Psikolog Dr. Fatma Kayım, araştırmalara göre bireylerin yapay zekâya yönelmesinin başlıca nedenini “damgalanma korkusu” olarak belirtiyor. Psikolog Dr. Kayım: “Bu durum tehlikeli bir riski beraberinde getiriyor. Yapay zekâ araçları belirtilere göre olası tanılar önerebilir. Ancak psikiyatrik tanılama, semptomların ötesinde çok daha derin bir analiz gerektirir.</p>

<p>Özellikle eş tanı gibi karmaşık durumlarda yapay zekâ yetersiz kalıyor. Üstelik yüzeysel öneriler, uzman kontrolü olmadan uygulandığında ciddi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Sonuç olarak; yapay zekâ anlık rahatlama yaratabilir ancak terapinin yerini alması mümkün değildir. Ruhsal sorunlarla baş eden kişilerin mutlaka profesyonel destek almaları gerekir.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 17:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/uzmanlardan-onemli-ve-kritik-uyari-1758120829.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prostat Kanseri 50 Yaş Üstü Erkeklerde Daha Sık Görülüyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/prostat-kanseri-50-yas-ustu-erkeklerde-daha-sik-goruluyor-44461</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/prostat-kanseri-50-yas-ustu-erkeklerde-daha-sik-goruluyor-44461</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen ve erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen ve erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür. Erken evrede genellikle belirti vermeyen prostat kanseri, ilerleyen dönemlerde idrar yapma güçlüğü, sık idrara çıkma ve idrarda kan gibi şikâyetlerle ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. İzak Dalva, prostat kanserinin özellikle 50 yaş üstü erkeklerde daha sık görüldüğünü vurgulayarak, farkındalığın artırılmasının, erken teşhisin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını belirtiyor.</strong></p>

<p>2022 verilerine göre, tüm dünyada 1,47 milyon kişi prostat kanseri tanısı aldı. Hayat boyu her 8–10 erkekten biri prostat kanserine yakalanmakta, mortalite (ölüm oranı) ise daha düşük orandadır. Prostat kanseri,özellikle 50 yaş üstü erkeklerde sık görülüyor ve erken evrede belirti vermeyebiliyor. İdrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma, idrarda kan ve bel veya sırt ağrısı gibi şikâyetler hastalığın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, prostat kanseri riskini azaltmada ve erken teşhiste hayati önem taşıyor.</p>

<p><strong>HANGİ FAKTÖRLER PROSTAT KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR?</strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. İzak Dalva</strong>, prostat kanserinin bazı risk faktörleriyle ilişkili olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>&nbsp;<em>“Prostat kanseri özellikle 50 yaş üstü erkeklerde görülür. Hastaların yaklaşık yüzde 60’ı 65 yaş ve üzerindedir. Genç erkeklerde nadiren görülür, ancak 50 yaş altı prostat kanseri daha agresif seyredebilir. Ailede prostat kanseri öyküsü olan erkeklerin risk oranı daha yüksektir; baba veya kardeşi 60 yaşından önce prostat kanseri olmuşsa veya birkaç nesilde prostat kanseri saptanmışsa risk artar. Ayrıca BRCA1 ve BRCA2 gibi gen mutasyonları agresif prostat kanseri riskini yükseltebilir. Şeker hastalığı, obezite, D vitamini eksikliği, erkek tipi kellik ve düşük boşalma sıklığı da risk faktörleri arasındadır. ”</em></p>

<p><strong>BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİLMELİ!</strong></p>

<p><em>“Prostat kanseri erken evrede belirti vermeyebilir.”&nbsp;</em>uyarısında bulunan&nbsp;<strong>Prof. Dr. İzak Dalva,</strong><em>&nbsp;“ Hastalığın ilerleyen aşamalarında tümörün prostat dokusuna basısına bağlı olarak idrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma, idrarda kanama, ereksiyon zorluğu ve ağrı görülebilir. Ayrıca bel, kalça ve sırt ağrıları, halsizlik ve kansızlık şüphe uyandırmalıdır. Bu tür belirtiler varsa, vakit kaybetmeden doktora başvurmak çok önemlidir.”&nbsp;</em>dedi.</p>

<p><strong>ERKEN TEŞHİSİN HAYAT KURTARDIĞINI UNUTMAYIN</strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. İzak Dalva</strong>, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:<br />
<em>“Lokalize yani vücudun diğer bölgelerine yayılmamış prostat kanseri aşamasında saptanan hastalarda tedavi şansı yüksek, yaşam süresi uzatılabilir. Bu vakaların yaklaşık yüzde 80’i kontrol altına alınabiliyor. İleri evrelerde ise tedavi şansı düşüyor. Bu nedenle düzenli kontroller ve risk faktörlerinin bilinmesi hayati önem taşıyor.”</em></p>

<p><strong>PROSTAT KANSERİ TANI VE TARAMA YÖNTEMLERİ</strong></p>

<p>PSA (Prostat Spesifik Antijen) testinin &nbsp;prostat kanseri taramasında kullanılan temel bir kan testi olduğunu belirten&nbsp;<strong>Prof. Dr. izak Dalva</strong><em>, “Kandaki PSA düzeyine göre risk belirlenir, ancak PSA testi tek başına tanı koydurmaz. 2.5–4 ng/ml arasında PSA değerine sahip kişilerde prostat kanseri riski yaklaşık yüzde 15, 4–10 ng/ml arasında ise yüzde 30 civarındadır. 50 yaşından itibaren, risk grubundaki erkeklerde daha erken yaşlarda PSA testi önerilebilir. Ailede prostat kanseri mevcutsa, test 40 yaşından itibaren yapılmalıdır.”</em>&nbsp;diye konuştu.</p>

<p><strong>Prof. Dr. İzak &nbsp;Dalva</strong>, tarama sürecinde rektal muayene ve PSA yüksekliği durumunda MR bulguları eşliğinde transrektal USG ve füzyon iğne biyopsisi ile kesin tanı konduğunu da ekledi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. İzak Dalva</strong>, prostat kanserinde teknolojik ve güncel tanı yöntemlerini ise şu şekilde belirtti:&nbsp;<em>“Prostat kanseri tanısı için PSA testi, Prostat Health Index, PCa3 testi, Prostat MR incelemesi, transrektal USG ve füzyon iğne biyopsisi kullanılmaktadır. Operasyon olarak ise laparaskopik radikal prostatektomi gerçekleştirilmektedir.”</em></p>

<p><strong>PROSTAT KANSERİNDEN KORUNMA VE SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ</strong></p>

<p>Prostat kanserinden korunma yöntemlerini de anlatan&nbsp;<strong>Prof. Dr. İzak Dalva</strong>&nbsp;sözlerini şöyle sonlandırdı: &nbsp;<em>“Prostat kanserinden korunmak için sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, kilo kontrolünü sağlamak, şeker hastalığını kontrol altında tutmak ve alkol ile yağlı gıdaları sınırlamak gerekir. Süt ve süt ürünleri sınırlı, etli gıdalar az olmalı; antioksidan açısından zengin nar, yeşil çay, brokoli, domates ve taze meyve-sebzeler bol tüketilmelidir.”</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Sep 2025 13:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/prostat-kanseri-50-yas-ustu-erkeklerde-daha-sik-goruluyor-1757932635.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Kalp Krizi Geçiren Hastanın İmdadına Helikopter Yetişti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-yetisti-44432</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-yetisti-44432</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende’de kalp krizi geçiren 72 yaşındaki kadın ambulans helikopterle Malatya’ya sevk edildi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 72 yaşındaki Zeynep Budak'a ilk müdahalesi kaldırıldığı Darende Somuncu Baba Devket Hastenesinde yapıldı. Yaşlı hastanın acil ameliyata alınması kararlaştırılınca 112 hava ambulansından destek istendi.&nbsp;<br />
ilce stadyumuna iniş yapan&nbsp;helikopter ambulansa konulan hasta daha sonra &nbsp;Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Sep 2025 17:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/malatyada-kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-yetisti-1757688928.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa’nın En Fazla Karaciğer Nakli Yapılan Merkezi Malatya’da</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/avrupanin-en-fazla-karaciger-nakli-yapilan-merkezi-malatyada-44428</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/avrupanin-en-fazla-karaciger-nakli-yapilan-merkezi-malatyada-44428</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da Haziran 2022’de uygulamaya konulan “Banu Bedestenci Sönmez Karaciğer Çapraz Nakil Sistemi” sayesinde verici ve hasta eşleşmeleri en uygun kombinasyonlarla yapılabiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_6332(1).jpeg" style="height:600px; width:800px" />Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, 300’üncü çapraz karaciğer nakline imza atarak önemli bir başarıya daha ulaştı. Dünyada ilk kez 4’lü, 5’li, 6’lı ve 7’li çapraz karaciğer nakillerini gerçekleştiren enstitü, bu alanda lider konumunu pekiştirdi.</p>

<p>Haziran 2022’de uygulamaya konulan “Banu Bedestenci Sönmez Karaciğer Çapraz Nakil Sistemi” sayesinde verici ve hasta eşleşmeleri en uygun kombinasyonlarla yapılabiliyor. Bu sistemle 7 Temmuz 2022’de dünyanın ilk 4’lü, 4 Ekim 2023’te ilk 5’li, 23 Ocak 2024’te ilk 6’lı ve 2 Temmuz 2024’te ilk 7’li çapraz karaciğer nakli Malatya’da gerçekleştirildi. Enstitüde aynı anda yedi karaciğer naklini yapabilecek teknik altyapı ve deneyimli ekip bulunuyor.</p>

<p><strong>Avrupa’nın en fazla karaciğer nakli yapılan merkezi</strong></p>

<p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde karaciğer nakli çalışmaları 1998 yılında başlarken ilk nakil 2002’de gerçekleştirildi. 2005’te canlı vericili nakil programının devreye girdiği enstitüde 2011’de Karaciğer Nakli Enstitüsü kuruldu, 2016’dan itibaren de enstitü kendi hastanesinde hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Bugüne kadar Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve ekibinin önderliğinde 4 bin 100’ün üzerinde nakil gerçekleştirilen merkez, yılda yaklaşık 300 nakille Türkiye ve Avrupa’nın en fazla karaciğer nakli yapılan adresi oldu.</p>

<p>Başarı oranı yüzde 85-90 arasında seyreden enstitüde nakillerin yaklaşık yüzde 90’ı canlı vericili olarak gerçekleştirildi. Çoklu çapraz karaciğer nakilleri ise dünyada sadece Malatya’da yapılabiliyor.</p>

<p><strong>Bilim dünyasına yön veriyor</strong></p>

<p>Çapraz nakillerde kullanılan eşleştirme sistemi, Boston Üniversitesi’nden iki Türk akademisyen, Prof. Dr. Tayfun Sönmez ve Prof. Dr. Utku Ünver tarafından geliştirildi. Bu sistem sayesinde Malatya, karaciğer naklinde dünya çapında referans noktası haline geldi.</p>

<p>İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, sadece Türkiye’de değil dünyada da bilimsel yayınları ve öncülük ettiği yeniliklerle dikkat çekiyor. Enstitü, karaciğer nakillerinde elde ettiği başarılarla hem sağlık alanına hem de bilim dünyasına önemli katkılar sunmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>“Avrupa’da en fazla karaciğer nakli yapan merkeziz”</strong></p>

<p>Enstitüde eş zamanlı olarak yedi karaciğer nakli yapılabilecek teknik donanım bulunduğunu belirten Enstitü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, “Çapraz karaciğer naklinde dünyada öncü, lider merkeziz. Donörü olan ama uyumsuz çıkan hastaların çözüm yeri Malatya’dır” dedi.</p>

<p>Nakillerin yaklaşık yüzde 90’ının canlı vericili olduğunu aktaran Prof. Dr. Yılmaz, “2008’den itibaren Türkiye ve Avrupa’da en fazla karaciğer nakli yapan merkez olduk. Başarı oranımız yüzde 85 ile 90 arasında. Bu oran dünya standartlarının üzerindedir. “Amaç daha çok hastaya karaciğer nakli şansı sunabilmek. Çoklu çapraz nakillerde dünyanın ilklerini Malatya’da gerçekleştirdik. Bilimsel yeniliklerin peşindeyiz ve bu alanda dünyaya örnek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Sep 2025 22:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/avrupanin-en-fazla-karaciger-nakli-yapilan-merkezi-malatyada-1757618025.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da kanserde erken teşhis Ücretsiz Yapılıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kanserde-erken-teshis-ucretsiz-yapiliyor-44345</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-kanserde-erken-teshis-ucretsiz-yapiliyor-44345</guid>
                <description><![CDATA[ Malatya İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Haftası kapsamında kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekerek, ücretsiz tarama programlarının kentte devam ettiğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya sağlık il Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere ise iki yılda bir kolorektal kanser taraması yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Vatandaşların, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerine başvurarak ücretsiz taramalardan yararlanabileceği kaydedildi.</p>

<p>Sağlık Müdürlüğü, kanserle mücadelede erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak vatandaşları düzenli kontrole davet etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Sep 2025 17:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/malatyada-kanserde-erken-teshis-ucretsiz-yapiliyor-1756997119.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Bir Hastanın Mesaneden 200 Taş Çıkarıldı,</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bir-hastanin-mesaneden-200-tas-cikarildi-44324</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-bir-hastanin-mesaneden-200-tas-cikarildi-44324</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da mesaneden 200 taş çıkarıldı, aynı ameliyatta prostat kanseri de tedavi edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen bir ameliyatta &nbsp;72 yaşındaki hastanın mesanesinden 200’ün üzerinde taş çıkarıldı. Aynı ameliyatta prostat kanseri tanısı da konulan yaşlı hastaya laparoskopik radikal prostatektomi de uygulandı.</p>

<p>Üroloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hüseyin Çelik ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası çıkarılan taşlarla “İnönü Üroloji” yazısı oluşturuldu. Operasyonun ardından sağlık durumu normal olan hastanın, komplikasyon gelişmemesi halinde 3-4 gün içinde taburcu edilmesi planlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_6105.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Sep 2025 20:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/09/malatyada-bir-hastanin-mesaneden-200-tas-cikarildi-1756834209.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuluncak’ta Helikopter Ambulans  Karayoluna indi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/kuluncakta-helikopter-ambulans-karayoluna-indi-44248</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/kuluncakta-helikopter-ambulans-karayoluna-indi-44248</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Kuluncak ilçesinde helikopter ambulans hasta almak için karayoluna indi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Kuluncak ilçesinde göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran bir hasta, uygun iniş alanı bulunamayınca karayoluna inen helikopter ambulans ile Malatya'ya sevk edildi.</p>

<p>Kuluncak Devlet Hastanesine göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran M.G. isimli hasta için Komuta Kontrol Merkezi tarafından helikopter ambulans sevki kararı verildi. Ancak ilçede uygun bir alan bulunamayınca helikopter ambulansın karayoluna indirilmesine karar verildi.</p>

<p>Karayolları ve emniyet ekipleri, güvenlik önlemleri alarak yolu trafiğe kapattı. Kara ambulansıyla getirilen hasta, yol üzerine iniş yapan helikopter ambulansa nakledildi. Sevkin tamamlanmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.</p>

<p>Helikopter ambulansla Malatya’ya getirilen hasta, Turgut Özal Tıp Merkezi Heliport alanında kara ambulansına devredilerek acil servise ulaştırıldı.</p>

<p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan helikopter ambulans, sadece Malatya’ya değil Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerine de hizmet veriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Aug 2025 22:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/08/kuluncakta-helikopter-ambulans-karayoluna-indi-1756237905.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Tüp Bebek Merkezi Hizmet Vermeye Başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-tup-bebek-merkezi-hizmet-vermeye-basladi-43784</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-tup-bebek-merkezi-hizmet-vermeye-basladi-43784</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Üremeye Yardımcı Tedavi (Tüp Bebek) Merkezi, hasta kabulüne başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Üremeye Yardımcı Tedavi (Tüp Bebek) Merkezi, hasta kabulüne başladı. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlere umut olacak merkez, aynı zamanda kanser tedavisi gören ve ileride çocuk sahibi olmayı düşünen bireylere de hizmet verecek.</p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin teknik altyapı ve hazırlık çalışmaları, Kadın Doğum ve Çocuk Binası’nın açılmasıyla birlikte kısa sürede tamamlandı.</p>

<p>İki adet poliklinik, hasta bilgilendirme odaları, embriyo laboratuvarı, ameliyathane standartlarında yumurta toplama odası, hasta hazırlık ve gözlem alanları olmak üzere dört ana bölümden oluşan merkez hakkında açıklamalarda bulunan Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Pınar Kırıcı, çevre illere de hizmet vereceğini belirtti.</p>

<p>Maliyetli bir süreç olan tüp bebek tedavisinin belirlenen şartları taşıyan kişilere devlet desteğiyle, ücretsiz olarak yapıldığına dikkati çeken Doç. Dr. Kırıcı, "Merkezimizde başvuran çiftlerin tetkik, tanı ve tedavi süreçlerinin tamamı gerçekleştirilebilecek. Basit yumurtlama tedavisinden, aşılama ve tüp bebek uygulamalarına kadar tüm aşamalar hastanemiz bünyesinde yapılabilecek. 23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük, tıbbi olarak tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan ve sosyal güvencesi bulunan çiftler bu hizmetten faydalanabilir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/IMG_4634.jpeg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Jun 2025 14:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/06/malatyada-tup-bebek-merkezi-hizmet-vermeye-basladi-1750938828.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Geçit, Erken Teşhis Hayat Kurtarır</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/baskan-gecit-erken-teshis-hayat-kurtarir-43291</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/baskan-gecit-erken-teshis-hayat-kurtarir-43291</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Yeşilyurt İlçe Kaymakamlığı, Yeşilyurt Belediyesi, İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle, ‘Ulusal Kanser Haftası’ dolayısıyla ‘Hisset Harekete Geç’ temalı özel farkındalık programı düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal Kanser Haftası’ dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, kansere karşı bilinçli bir hayat yaşamanın önemine dikkat çekip, düzenli kontrollerin ve erken teşhisin hayati öneme sahip olduğunu söyledi.&nbsp;<br />
Yeşilyurt İlçe Kaymakamlığı, Yeşilyurt Belediyesi, İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle, ‘Ulusal Kanser Haftası’ dolayısıyla ‘Hisset Harekete Geç’ temalı özel farkındalık programı düzenlendi.<br />
Çilesiz Aksa Caminin yan tarafındaki alanda düzenlenen etkinliğe; Vali Seddar Yavuz’un eşi Selda Yavuz, Yeşilyurt Kaymakamı Kutsal Baytak, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İl Sağlık Müdürü Cezmi Karaca, Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürü Seyit Çiftçi, sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda kanserde erken teşhisinin önemi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve koruyucu önlemler hakkında bilgiler paylaşıldı.<br />
Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürü Seyit Çiftçi konuşmasında, kanserin kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci önem sırasına sahip olduğunu ifade ederken, 2018 yılı verilerine göre dünyada 18 milyon insanın kansere yakalandığının tespit edildiğini, 9.6 milyon insanında hayatını kaybettiği bilgisini paylaşırken, kanserle ilgili toplumsal farkındalık oluşturmak adına bu tür etkinliklere büyük önem verdiklerini söyledi. &nbsp;<br />
Kanserle mücadelede farkındalık programlarının önemli bir yer kapladığına işaret eden İl Sağlık Müdürü Cezmi Karaca, toplumsal bilincin artmasının kanserle mücadelede etkin bir rol oynadığını ifade edip, sağlıklı yaşam koşullarına sahip olunmasıyla birlikte düzenli kontrollerin kanserle mücadelede önemli olduğunu hatırlattı.&nbsp;<br />
Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, etkinlikte yaptığı konuşmada, kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.<br />
Kanserle mücadelede toplum bilincinin artması ve herkesin düzenli kontrollerini yaptırmasının önemli olduğunu ifade eden Başkan Geçit, “ Ulusal Kanser Haftası, sadece farkındalık yaratmak için değil, aynı zamanda umut etmek, mücadele etmek ve dayanışma içinde olmanın önemini hatırlamak için büyük bir fırsattır. Dünyada her beş insandan biri kansere yakalanıyor, bu büyük bir rakamdır. Kanser, sadece tıbbi bir mücadele değil, aynı zamanda duygusal, sosyal ve psikolojik bir savaş alanıdır. Bu zorlu süreçte en çok ihtiyaç duyduğumuz şey ise bilgi, erken tanı, moral ve sevgidir. Özellikle tütün ve alkolden uzak durmak, yaşam şartlarına çok dikkat etmek gerekiyor. Popüler kültürün dayattığı beslenme alışkanlıklarından, hazır gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Bugün kanserle savaşan milyonlarca insan var. Aramızda bu mücadeleyi kazanan kahramanlar da bulunuyor, kaybettiğimiz sevdiklerimiz de. Her biri bize şunu gösteriyor: erken teşhis hayat kurtarır. Bu nedenle düzenli kontroller, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve bilinçlenme hayati öneme sahiptir. “ dedi.<br />
Kanser Haftasının sadece hastalıkla mücadele eden bireyleri değil, aynı zamanda onların yanında olan ailelerini, sağlık çalışanlarını ve gönüllüleri de anmak için bir fırsat olduğuna konuşmasında yer veren Başkan Geçit, “Sağlık çalışanlarımızın her biri, insanlığın ortak umudu olan şifa yolunda özveriyle emek veriyor. Unutmayalım; kanser bir son değil, bir sınavdır. Ve bu sınavda hep birlikte daha güçlü olabiliriz.” şeklinde konuştu.<br />
Yeşilyurt İlçe Kaymakamı Kutsal Baytak ise, kanserin modern çağın en sinsi hastalıklarından olduğunu ifade ederken, “ Kansere karşı en güçlü silahlarımızdan biri erken teşhis ve sağlıklı yaşam alışkanlarıdır. Bir hayatı kurtarmak sadece tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir görevdir. Özellikle gençlerimizden ricamız; sağlıklı bir gelecek bugünden attığınız adımlarla şekillenir. Dengeli beslenmek, hareketli bir yaşam tarzını benimsemek, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek sadece bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur.” diye konuştu.<br />
Renkli anların yaşandığı etkinliğe katılan öğrenciler tarafından kanserle mücadeleye dikkat çekmek amacıyla özel gösteriler sergilendi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/8f347df3-7257-4d18-b118-46ed0f2da994.jpeg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Apr 2025 18:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/04/baskan-gecit-erken-teshis-hayat-kurtarir-1745077773.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Helikopter Ambulans Sağlık İçin Havalandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-helikopter-ambulans-saglik-icin-havalandi-43153</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-helikopter-ambulans-saglik-icin-havalandi-43153</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde76 yaşındaki hasta  Helikopter Ambulans ile hastaneye kaldırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Darende ilçesinde rahatsızlanan 76 yaşındaki hasta, ambulans helikopter ile hastaneye kaldırıldı. Darende ilçesinde rahatsızlanan A.Y.’nin yakınları İlçe Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada tetkikleri yapılan hasta, daha sonra ilçe stadına inen ambulans helikopter ile Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 19:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/03/malatyada-helikopter-ambulans-saglik-icin-havalandi-1743437545.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar Uyardı, Ağız Kokusuna Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/uzmanlar-uyardi-agiz-kokusuna-dikkat-43043</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/uzmanlar-uyardi-agiz-kokusuna-dikkat-43043</guid>
                <description><![CDATA[Diş hekimi Şeyda Polat İnanmaz, Ramazan ayında en sık karşılaşılan problemlerden birinin ağız kokusu olduğunu belirterek, dişlerin düzenli bir şekilde fırçalamasının önemine vurgu yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Ramazan ayında değişen beslenme alışkanlıklarının ağız diş sağlığını da etkilediğini kaydeden uzmanlar iftar ve sahur sonrası dişlerin düzenli bir şekilde fırçalanmasının önemine dikkat çekiyor. Malatya-Yeşilyurt Çarmuzu Sağlıklı Hayat Merkezi Dt. Şeyda Polat İnanmaz, ağız ve diş sağlığı açısından dişleri fırçalamanın yanı sıra diş ipi ve gargara kullanılmasını önerdiklerini kaydetti.</h2>

<p><strong>İftar ve sahur aralığında su tüketimi önemli"</strong></p>

<p>Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan birinin ağız kokusu olduğunu aktaran Dt. İnanmaz, "Uzun süre açlığa bağlı olarak ağız ve midemizin susuz kalması sonucu ağız kokusu problemi yaşıyoruz. Bunu önlemek için dişlerimizi düzenli fırçalamaya ek olarak diş ipi ve gargara kullanımı ile birlikte sigara tüketimini azaltmamız ve iftar ile sahur aralığında su tüketimemiz gerekiyor. Bunların haricinde çay, kahve ve çikolatadan de uzak durmayı öneriyoruz. Bunlara dikkat edersek ağız kokusu problemini azaltmış oluruz" dedi. Düzenli ağız bakımın sağlıklı bir yaşam için önemine vurgu yapan Dt. İnanmaz, yılda en az iki defa hekim kontrolünün yapılması gerektiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Mar 2025 11:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/03/uzmanlar-uyardi-agiz-kokusuna-dikkat-1742200572.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Malatya’da Hekimler 14 Mart Tıp Bayramı’nı Kutluyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-malatyada-hekimler-14-mart-tip-bayramini-kutluyor-43019</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-malatyada-hekimler-14-mart-tip-bayramini-kutluyor-43019</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da Bugün 14 Mart Tıp Bayramı… Ancak ne yazık ki hekimler, bu anlamlı günü coşkuyla kutlayamıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da Bugün 14 Mart Tıp Bayramı… Ancak ne yazık ki hekimler, bu anlamlı günü coşkuyla kutlayamıyor.</p>

<p>Sağlıkta şiddet olayları artarak devam ediyor ve bu durum, sağlık sisteminin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Şiddetin önlenememesi, sistemde geri dönüşü zor problemlere yol açarken, hem hekimler hem de hastalar için ciddi travmalara neden oluyor.</p>

<p>Sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisi için güvenli bir çalışma ortamı şarttır. Nitelikli bir sağlık hizmeti ancak güvenli koşullar, yeterli muayene süresi ve insani bir iş yükü ile mümkündür.</p>

<p>Biz hekimler, dün olduğu gibi bugün de görevimizi layıkıyla yerine getirebilmek için taleplerimizin dikkate alındığı bir çalışma ortamı istiyoruz.</p>

<p>Bu doğrultuda, tüm meslektaşlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, daha güzel ve güvenli bir gelecekte hizmet verebilme umuduyla nice bayramlara ulaşmayı diliyoruz.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/492a97e5-9be0-4fef-bc70-d32ada2d5ee6.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Mar 2025 16:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/03/malatyada-malatyada-hekimler-14-mart-tip-bayramini-kutluyor-1741958678.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Sağlık’ta Çağ Atlayarak Başarısını Sürdürüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-saglikta-cag-atlayarak-basarisini-surduruyor-42989</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-saglikta-cag-atlayarak-basarisini-surduruyor-42989</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde kullanılan "üç boyutlu haritalama" yöntemi ile kalp çarpıntısı tedavisinde kesin sonuç alınabiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ritim bozukluğu tedavisinde önemli merkezlerden biri olan Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde kullanılan "üç boyutlu haritalama" yöntemi ile kalp çarpıntısı tedavisinde kesin sonuç alınabiliyor.</p>

<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Uzman Hekimi Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu, tekrarlayan ritim bozukluğu olan hastalarda ablasyon tedavisini uyguladıklarını bildirdi.</p>

<p>Ablasyon tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu, "Ablasyon olarak hastanemizde 3 boyutlu ablasyon yöntemini kullanıyoruz. Ünitemizde yaklaşık 5 yıldır 3 boyutlu ablasyon cihazını kullanmaktayız. Bu işlemde, hastayı genel anestezi altında, hasta hissetmeden uyutarak alıyoruz ve kalbin sol tarafına ulaşıyoruz, orada 4 tane toplardamarımız var bu 4 toplardamarı da aktif olanlarının etrafını yakarak işlemi sonlandırıyoruz. Yaklaşık 2-3 saat kadar sürebilecek bir işlem. Daha sonra hastamızı uyutarak herhangi bir şey hissetmeden konforlu bir şekilde alıp 1-2 gün takip ettikten sonra taburcu ediyoruz " dedi.</p>

<p><strong>Atriyal Fibrilasyon tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir</strong></p>

<p>Yaşla birlikte çok sık görülen kalbin düzensiz ve genellikle çok hızlı atmasına neden olan atriyal fibrasyon’un tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydeden Prof. Dr. Kurtoğlu, "Atriyal fibrasyon, çok görülen kardiyak aritmi sıklığı yaşla birlikte artıyor. Maalesef birçok sakatlığa, beyin felcine ve kalp yetersizliği gibi başka diğer hastalıklara da sebebiyet verebilir. Bu nedenle erken tanısı ve erken müdahalesi önemli. Ünitemizde de bu işlem ücretsiz bir şekilde hastalarımıza çok uzun randevu süreleri vermeden gerçekleştirmekteyiz. Son teknoloji ürünü olan bir cihaz kullanmaktayız" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 12:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/03/malatya-saglikta-cag-atlayarak-basarisini-surduruyor-1741685057.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Pekdemir’den Koroner Hastalığı Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/prof-dr-pekdemirden-koroner-hastaligi-uyarisi-42769</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/prof-dr-pekdemirden-koroner-hastaligi-uyarisi-42769</guid>
                <description><![CDATA[İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, KAH’nın dünya genelinde en sık ölüm nedeni olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, KAH’nın dünya genelinde en sık ölüm nedeni olduğunu belirterek, bu hastalığın bazen hiçbir belirti vermeden ani kalp krizi veya ani ölüme yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Pekdemir, koroner damarların ani tıkanmasının kalp krizi ile sonuçlandığını ve acil müdahale gerektirdiğini söyledi. "Koroner damarlar zamanla daralabilir, ancak bazı durumlarda bu daralmalar yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir. Bu duruma kronik total oklüzyon (CTO) denir" diyen Pekdemir, CTO’nun yaygın bir durum olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>"Ani ortaya çıkan damar tıkanıkları bazen ani ölümlerle de sonuçlanabilir"</strong></p>

<p>Koroner arter hastalığının dünyada en yaygın hastalıklardan biri olduğuna vurgu yapan Pekdemir, "Bilindiği gibi kalbi besleyen üç ana damar var. Bu damarlar zamanla tıkanabilmekte daralabilmektedir. Bazı risk faktörleri ile diyabet, sigara, yüksek kolesterol, hiper tansiyon ailede yatkınlığın olması gibi ve günümüzde en büyük sebebi olan sedanter yaşam dediğimiz ve beslenme bozukluğuna bağlı olarak damarlar erken yaşta da daralabilmektedir. Bir damar daralmaya başladığı zaman ani bir tıkanmaya yol açarsa ki aniden ortaya çıkabilir veya zaman içerisinde yavaş yavaş da gelişebilir. Ani ortaya çıkan damar tıkanıkları bazen ani ölümlerle de sonuçlanabilir. Genellikle bu darlıklar yumuşaktır. Anjio sırasında kullandığınız malzemeler daha basit malzemelerdir çok rahatlıkla damarı açabilirsiniz ama yıllar içerisinde darlık gelişirse üzerine kireçlenme dediğimiz yağ dokusu yanında kireçlenme de ortaya çıkarsa ve damar tıkandığı zaman tamamen damarın içerisi sertleşir biz bu duruma kronik total oklüzyon diyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"İşlem deneyimli bir merkezde yapıldığı zaman yüzde başarısı vardır"</strong></p>

<p>Pakdemir, "Bazen kalbin bir damarında 2 damarında ortaya çıkabilir damarın tıkandığı bölgenin altında beslenemeyen yerlere vücut ince küçük damarlar geliştirebilir biz buna kollateral damarlar diyoruz normalde istirahatle hemen gezse bile hastaya günlük aktivitesinin bize ya da bir efor sarf ettiğinde bunlar yetmez. Bu durum yeterli olmayınca bazen şikayetlere yol açar en büyük şikayetlerinin işte eforla gelen nefes darlığı çarpıntı göğüs ağrısı bazen öyle bir hale gelir damarlar tam oluşmadığı zaman tam gelişmediği zaman dinlenme dahi günlük aktivitelerini yaparken dahi hatta göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayeti olur. Kronik total oklüzyon (CTO)dediğimiz damarlar genellikle her anjio olan her 5 hastadan birinde bulunur yaşla yaşlılıkla giderek sıklığı artar yani 65 yaşının üstünde yüzde 40’larda iken yetmişli 80 yaşları geçtiğimiz zaman bu oran yüzde 40- 45’e kadar yükselir. Damarın içerisindeki darlığın yapısı doğası çok sert bir yapı olduğu için anjio ile girdiğimizde daha değişik geliştirilmiş kompleks malzemelerle ve değişik tekniklerle açmak zorunda kalıyoruz. Normalde hastanın iki kasığını kullanarak 2 kateteri yerleştiriyoruz ve sert kesici teller mikro kateterler ona özel geliştirilmiş balonlar ve destek kateterleriyle bir taraftan tıkalı damara müdahale ederken bir taraftan da alt tarafının görüntülenmesini sağlıyoruz. Bu işlem deneyimli bir merkezde yapıldığı zaman dünya çapında yüzde 70 başarısı vardır. Klinik olarak Türkiye’de bu işi en iyi yapan merkezlerden biriyiz" diye konuştu</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Feb 2025 16:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/02/prof-dr-pekdemirden-koroner-hastaligi-uyarisi-1739193258.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyin Kanaması Geçiren Hastanın İmdadına Helikopter Yetişti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/beyin-kanamasi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-yetisti-42663</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/beyin-kanamasi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-yetisti-42663</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde beyin kanaması geçiren yaşlı hasta, ambulans helikopter ile Malatya’ya nakledildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Darende ilçesinde evinde fenalaşan 75 yaşındaki M.A., ilçedeki devlet hastanesi acil servisine kaldırıldı. Buradaki tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği belirlenen hastanın tam teşekküllü bir hastaneye sevki için 112 Ambulans helikopter devreye alındı. Kısa sürede ilçeye gelen ambulans helikopter, ilçe stadyumundan hastayı alarak Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne nakletti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jan 2025 19:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2025/01/beyin-kanamasi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-yetisti-1737994843.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da, Organ Bağışı Çağrısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-organ-bagisi-cagrisi-42052</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-organ-bagisi-cagrisi-42052</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekimi Vekili Uzman Dr. Abdullah Ercan, 3-9 Kasım “Organ Bağışı Haftası” dolayısıyla vatandaşlara organ bağışı çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekim vekili Uzman Doktor Abdullah Ercan, bu yıl “Öldükten sonra organlarım toprak olmasın, birilerine can olsun” sloganıyla yola çıkıldığını belirterek Türkiye ve dünyada organ nakli bekleyen çok sayıda hastaya dikkat çekti.</p>

<p>Hastane içinde organ bağışına dikkat çekme adına açılan standı ziyaret eden Uzm. Dr. Ercan, dünya genelinde 1 milyondan fazla insanın organ nakli için beklediğini, her yıl yaklaşık 100 bin kişinin ise uygun organ bulunamadığı için hayatını kaybettiğini belirtti. Türkiye’de nakil için organ bekleyen 30 binden fazla hasta bulunduğunu vurgulayan Ercan, “Ancak bağışçı sayısı ihtiyacı karşılamaktan çok uzak. Kadavradan yapılan bağış sayısı yılda yalnızca 350 civarında kalıyor. Bu bağışlar, bekleyen hastaların yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitelerini artırmak için büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başhekim Ercan, organ bağışında bulunmak isteyenlerin il ve ilçe sağlık müdürlükleri, devlet ve üniversite hastaneleri, özel hastaneler ile aile hekimliği merkezlerine başvurabileceğini ve buralarda organ bağış formunu imzalayarak bağışçı olabileceklerini belirtti. Ayrıca bağışçıların, aile üyelerini bilgilendirmelerinin, gelecekte oluşabilecek anlaşmazlıkları önlemek adına önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Organ bağışının dini boyutuna da değinen Ercan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organ bağışının caiz olduğuna dair fetvasını hatırlattı.</p>

<p>“<strong>Farkındalığı artırmak için çağrıda bulunuyoruz”</strong></p>

<p>Organ nakli koordinatörlerinin, yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların yakınlarıyla organ bağışı konusunda görüştüğünü belirten Ercan, bağış kararının, yıllardır bekleyen hastalara ikinci bir şans sunduğunu ifade etti. “Organ bağışı, yalnızca nakil bekleyen insanların hayatını kurtarmakla kalmayıp, insani dayanışmayı da güçlendiriyor” diyen Ercan, “Organ bağışı haberleri farkındalığı artırmaya katkı sağlıyor” diyerek toplumu bağış yapmaya davet etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 Nov 2024 21:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/11/malatyada-organ-bagisi-cagrisi-1730918655.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da  Hava  Trafiğinde Ambulans Yoğunluğu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hava-trafiginde-ambulans-yogunlugu-41639</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hava-trafiginde-ambulans-yogunlugu-41639</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 53 yaşındaki hasta, ambulans helikopter ile hastaneye kaldırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren hasta, ambulans helikopter ile hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Darende ilçesinde rahatsızlanan M.K.’nın yakınları ilçe Devlet Hastanesine başvurdu. Burada tetkikleri yapılan hastanın kalp krizi geçirdiği belirlenince acilen anjiyoya alınması için tam donanımlı hastaneye sevki istendi. 112 acil servisine talep iletilince il merkezinden ambulans helikopter havalanarak Darende ilçe stadına indi. Buraya ambulansla getirilen hasta burada ambulans helikopter ile Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne getirilerek tedavi altına alındı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/09/malatya-hava-ambulans-yogunlugu-devam-ediyor-1725977115.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Hava Ambulansın Yoğun Mesaisi Devam Ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hava-ambulansin-yogun-mesaisi-devam-ediyor-41456</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hava-ambulansin-yogun-mesaisi-devam-ediyor-41456</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde beyin kanaması geçiren 2 hasta ambulans helikopterle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Darende ilçesinde beyin kanaması geçiren Z.T. (84) ile M.A. (69) Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki ilk müdahalelerinin ardından 2 hastanın şehir merkezine sevkine karar verildi. Bunun üzerine Darende ilçe stadına inen ambulans helikoptere alınan 2 hasta, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Aug 2024 15:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/08/malatyada-hava-ambulansin-yogun-mesaisi-devam-ediyor-1723294491.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Memişoğlu, Temaslarını Tamamlayarak Malatya’dan Ayrıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-temaslarini-tamamlayarak-malatyadan-ayrildi-41455</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-temaslarini-tamamlayarak-malatyadan-ayrildi-41455</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, sağlık yatırımlarını ve hizmetlerini yerinde inceleyerek Malatya’dan ayrıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal &nbsp;Memişoğlu’na ziyareti sırasında; Vali Seddar Yavuz,&nbsp;Malatya AK Parti Milletvekilleri Bülent Tüfenkci&nbsp;ve&nbsp;İhsan Koca, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er,&nbsp;İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Ercan Altın,&nbsp;Dr. Öğretim Üyesi Erhan Berk,&nbsp;kurum ve kuruluş temsilcileri&nbsp;ile&nbsp;vatandaşlar katıldı.</p>

<p>İlk ziyaretini Malatya Valiliğine yapan Bakan Memişoğlu, deprem sonrası&nbsp;Malatya’nın&nbsp;genel durumu, sağlık hizmetleri, ihtiyaçlar ve gelecekte yapılması planlanan yatırımlar ile ilgili Vali Seddar Yavuz ile değerlendirme&nbsp;ve istişarelerde bulundu.</p>

<p>Valilik&nbsp;ziyareti sonrası,&nbsp;sağlık hizmetlerinin durumunu yerinde görmek ve hastanenin ihtiyaçlarını değerlendirmek amacıyla&nbsp;MalatyaEğitim&nbsp;ve&nbsp;Araştırma Hastanesine ziyarette bulunan Bakan Memişoğlu,&nbsp;hastane personeli ve yöneticileriyle bir araya gelerek, hastanenin mevcut durumu, hasta hizmetleri, altyapı eksiklikleri ve geliştirilmesi gereken alanlar üzerinde incelemelerde bulundu.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin yerel düzeydeki durumunu değerlendirmek ve toplum sağlığına yönelik çalışmaları yerinde incelemek amacıyla Yeşilyurt ilçesindeki Çarmuzu Aile Sağlık Merkezi ile&nbsp;Abdulkadir Eriş Verem Savaş&nbsp;Dispanserini&nbsp;ziyaret edip,&nbsp;sağlık personelleri&nbsp;ile&nbsp;görüş alışverişinde bulunarak,&nbsp;birimlerin halk sağlığına katkısını artırmak için yapılabilecek iyileştirmeler üzerine değerlendirme ve istişarelerde bulundu.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun ziyaretindeki önemli duraklardan biri de Battalgazi Devlet Hastanesi oldu.&nbsp;Sayın Bakan&nbsp;başkanlığında yapılan toplantıda;&nbsp;Vali Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Erhan Berk, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Selçuk Sinanoğlu, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran,&nbsp;Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erol Karaaslan ve ilgili kurum müdürlerinin katılımıyla İl Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İl Değerlendirme Toplantısı'nın ardından, Battalgazi Devlet Hastanesinde kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenleyen Bakan Memişoğlu, sonrasında beraberindeki heyetle beraber Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'i ziyaret ederek, şehrin sağlık hizmetlerine yönelik yapılan çalışmalar ve projeler hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Ziyaret sonrası, İl Sağlık Müdürlüğü'ne geçerek, UMKE personelleriyle sohbet edip, yerel sağlık yöneticileriyle sağlık hizmetlerinin durumu, geleceğe yönelik projeler hakkında istişare ve değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Son olarak, Turgut Özal Tıp Merkezini ziyaret eden Bakan Memişoğlu, Prof. Dr. Sezai Yılmaz'dan, karaciğer nakli hakkında brifing alan Sağlık Bakanı Memişoğlu ildeki resmi temaslarını tamamlayarak ziyaretini sonlandırdı.&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Aug 2024 15:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/08/saglik-bakani-memisoglu-temaslarini-tamamlayarak-malatyadan-ayrildi-1723294183.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Büyükşehir’den, Engellilere Sağlık Taraması</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-buyuksehirden-engellilere-saglik-taramasi-40967</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-buyuksehirden-engellilere-saglik-taramasi-40967</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Büyükşehir Belediyesi engellilere yönelik sosyal ve kültürel alanlarda yapmış olduğu hizmetlerin yanı sıra engellilerin bilinçlenmesi için de projeler gerçekleştiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi engellilere yönelik&nbsp;sosyal ve kültürel&nbsp;alanlarda yapmış olduğu hizmetlerin&nbsp;yanı&nbsp;sıra engellilerin bilinçlenmesi için de projeler gerçekleştiriyor.&nbsp;10-16 Mayıs Engelliler Haftası nedeniyle engellilere ve ailelerine yönelik&nbsp;olarak&nbsp;gerçekleştirilen proje kapsamında&nbsp;Kernek Külliyesi Engelliler Koordinasyon Merkezinde&nbsp;‘Sağlık Taraması’&nbsp;yapıldı.</p>

<p>Malatya&nbsp;Büyükşehir Belediyesi&nbsp;engelli vatandaşların&nbsp;her alanda&nbsp;hayatlarını kolaylaştırmak için&nbsp;yanlarında olmayı sürdürüyor.&nbsp;Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen ve&nbsp;Kernek Külliyesi Engelliler Koordinasyon Merkezinde&nbsp;engelli&nbsp;ve&nbsp;yakınlarına yönelikgerçekleştirilen sağlık taraması ücretsiz&nbsp;olarak yapıldı.&nbsp;</p>

<p>Malatya&nbsp;Büyükşehir Belediyesi&nbsp;ile&nbsp;Battalgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen sağlık taraması programında ilk olarak sağlık&nbsp;bilgilendirmesi ve eğitimleri verildi. Daha sonra alanında uzman doktorlar tarafından kanser taraması, ağız ve diş sağlığı taraması, Psikolog desteği, diyetisyen desteği, tansiyon ve şeker ölçümü gerçekleştirildi.&nbsp;</p>

<p>200 engelli vatandaşın ve aile bireyinin katıldığı sağlık taraması programında konuşan Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Doktor&nbsp;Sedanur&nbsp;Uzunpolat&nbsp;Yayla, “Malatya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Engelliler Koordinasyon Merkezinde bir çalışma yaptık. Yoğun bir katılım var. Battalgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü&nbsp;olarak kanser taramaları, ağız ve diş sağlığı bakımı, diyetisyen, psikolog ve sigara bıraktırma polikliniği olarak hizmet veriyoruz. Bu çalışmayı yapmamızdaki amaç hem engellilere hem de engelli yakınlarına destek olmaktır ve herkesi sağlık merkezimize bekliyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Dairesi Başkanı Mükremin&nbsp;Yağbasan&nbsp;ise, ”Engelli ve yakınlarına yönelik başlatılan sağlık taraması programındayız. Sağlık ekipleri tarafından önleyici tedbir olarak kanser taraması, ağız ve diş sağlığı taraması, diyetisyenlerimizin oluşturduğu randevular, psikologlarımızın oluşturduğu randevular neticesinde vatandaşlarımıza güzel bir hizmet sunuluyor” dedi.&nbsp;</p>

<p>Sağlık Taraması&nbsp;programında&nbsp;2&nbsp;diş tabibi, 2&nbsp;diyetisyen, 1&nbsp;psikolog, 4&nbsp;hemşire, 1&nbsp;sosyal hizmet uzmanı&nbsp;görev aldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 May 2024 20:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/05/malatya-buyuksehirden-engellilere-saglik-taramasi-1715967824.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti Malatya İl Teşkilatından Kan Bağışı Kampanyasına Destek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/ak-parti-malatya-il-teskilatindan-kan-bagisi-kampanyasina-destek-40941</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/ak-parti-malatya-il-teskilatindan-kan-bagisi-kampanyasina-destek-40941</guid>
                <description><![CDATA[Ak Parti Genel Merkezi Malatya’nında aralarında bulunduğu 81 İl’de  Teşkilatları ile birlikte eş zamanlı olarak kan bağışı kampanyası başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Malatya İL Başkanlığınında destek verdiği kan bağışı kampanayasına yoğun ilgi gösterildi.</p>

<p><strong>AK PARTİ Sosyal Politikalar Başkanlığı<br />
Kan Bağışı Programı</strong></p>

<p>AK Parti sosyal politikalar başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; Ülkemizde her yıl 2 milyona yakın kan ihtiyacı olduğu bilinmektedir. Kan, yapay olarak üretilemeyen bir dokudur ve tek kaynağı diğer sağlıklı insanlardır. Bu sebeple kan bağışı hayati önem taşımaktadır. Ayrıca kan bağışı acil değil sürekli bir ihtiyaçtır. Kan vermek sadece ihtiyacı olana fayda sağlamakla kalmaz aynı zamanda kan veren kişiye de sayısız faydaları vardır.<br />
&nbsp;<br />
Bağışlanan kan sadece tek bir hastaya fayda sağlamakla kalmayıp aynı zamanda ayrıştırılarak birden fazla hastaya fayda sağlamaktadır. Bu yüzden kan bağışlamak, hayat kurtarmak ile eş değerdir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.maldiahaber.com/public/images/detay/8acdc936-907c-4c67-80dc-d283914f181c.jpeg" style="height:800px; width:600px" /><br />
&nbsp;<br />
Kan bağışı ile hastalıkların sonucunda oluşabilecek kan ihtiyacını giderilmesi, kaza sonrası kan kayıpları, anemi, kanser hastaları ve talasemi hastaları gibi düzenli kan transfüzyonu alan kişilere ve hemofili hastaları gibi pıhtılaşma faktörüne ihtiyaç duyan hastaları ihtiyacı olan kanı temin etmiş oluyoruz.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Bu bağlamda sürekli ihtiyaç olan kan bağışı toplumsal bir sorumluluktur. Ülke kan ihtiyacının karşılanabilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi düzenli kan bağışı ile mümkün olmaktadır.<br />
&nbsp;<br />
“Kan Acil Değil Sürekli İhtiyaç” prensibi ile kan bağışının kesintisiz devam etmesi amacıyla Ak Parti Sosyal Politikalar başkanlığı olarak Kızılay Başkanlığı ile işbirliği halinde, toplumumuzda kan bağışının önemini vurgulamak, farkındalık oluşturmak ve vatandaşlarımızın kan bağışına teşvik edilmesini sağlamak amacıyla Ak Parti Genel Merkezi ve 81 ilimizde ki Teşkilatlarımızla birlikte eş zamanlı olarak kan bağışı kampanyası başlatılmıştır.<br />
&nbsp;<br />
Bu vesileyle kan bağışı kampanyamıza destek veren tüm vatandaşlarımıza, parti teşkilatlarımıza ve Kızılay çalışan ve yetkililerine teşekkür ederiz.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 May 2024 12:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/05/ak-parti-malatya-il-teskilatindan-kan-bagisi-kampanyasina-destek-1715679956.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Dev Ameliyat İle100 Kilo Verecek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-dev-ameliyat-ile100-kilo-verecek-40832</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-dev-ameliyat-ile100-kilo-verecek-40832</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 210 kilogram olan obezite hastası başarılı bir ameliyat geçirdi. 26 yaşındaki hastanın hedefi bu ameliyat ile 10 kilo vermek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 210 kilogramlık Muhsin Akklınç’a cerrahi operasyon gerçekleştiren Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, yıllar önce dramatik sonuçlanan operasyonların günümüzde artık çok daha olumlu sonuçlar doğurduğunu ifade etti.</p>

<p>210 kiloya sahip 26 yaşındaki Muhsin Akkılınç’a mide küçültme operasyonu gerçekleştiren Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, obezitenin vücutta yağ birikiminin artmasıyla oluştuğunu belirtti. Obezite ile mücadelenin sadece genel cerrahi uzmanlarının değil, multidisipliner yaklaşımla yapılması gereken bir durum olduğunu ifade eden Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, "Tüm hastalara önce bir endokrinoloji dahiliye uzmanlığı eşliğinde diyet tedavisi verilmesi gerekmektedir. Diyet tedavisinin ardından bir de farmakolojik tedavi dönemi var. Bunlara rağmen zayıflayamayan, zayıflamayı başaramayan hastalarımız için cerrahi operasyon önermekteyiz. Yıllar önce obezite cerrahisinden kaynaklanan komplikasyonlar vardı. Bundan dolayı operasyonlar ölümle sonuçlanan çok dramatik ve çok medyatik olabiliyordu. Ancak yıllar içerisinde hem cerrahların tecrübelerinin artmasıyla hem de tıbbi teknolojinin daha ilerlemesiyle komplikasyon alanları ve bunlara bağlı ölüm oranları çok daha azalmış durumda. Bu yüzden hastalar güvenerek tecrübeli merkezlerde ameliyat olabilirler. Ülkemizde kadınların neredeyse yüzde 40’ı erkeklerin ise yüzde 25’i maalesef obez sınıfına girmektedir. Bu yüzden obeziteyle mücadele ülkemiz için çok önem arz ederken, Sağlık Bakanlığımız her geçen gün obezite merkezlerini arttırarak kurmaktadır" dedi.</p>

<p><strong>Hedefim 100 kilogram vermek”</strong></p>

<p>Kahramanmaraş’tan Malatya’ya obezite tedavisi için gelen Muhsin Akklınç ise cerrahi operasyon ile mide küçültme ameliyatı olduğunu belirtti. Aşırı kilolarından dolayı hayatında zorluklar yaşadığını ifade eden Akkılınç, "Aşırı kilolar yüzünden yürürken çok zorlanıyordum ve belim ağrıyordu. Günlük işlerimin birçoğunu yapamıyor, önemli toplantılara katılamıyordum. Daha önce birçok kez normal diyet yaptım. Fakat olmadı. Cerrahi operasyonun eskisi gibi başarısız sonuçlanma riskinin az olduğunu ifade eden Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, 210 kilo iken beni ameliyat etti. Kendisine teşekkür ediyorum. Benim için ideal olacak kilo 100 ila 110 arası. Yapılan mide küçültme cerrahi operasyonu ile 100 kilogram verme hedefindeyim” diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Apr 2024 17:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2024/04/malatyada-dev-ameliyatla-100-kilo-verecek-1714054451.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bazı Geleneksel Ürünlerde  Katkı Maddelerinin Kullanımı Yasaklandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/bazi-geleneksel-urunlerde-katki-maddelerinin-kullanimi-yasaklandi-40092</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/bazi-geleneksel-urunlerde-katki-maddelerinin-kullanimi-yasaklandi-40092</guid>
                <description><![CDATA[Gıda yüksek mühendisi Emine Tanrıkulu,gıda sektörü ile alakalı önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda yüksek mühendisi Emine Tanrıkulu yaptığı açıklamda,eknolojinin ilerlemesi,&nbsp;sanayileşmenin artmasıyla birlikte işlenmiş gıda üretimi de artmaktadır.&nbsp;Günümüzde besinlerin, üretim ve tüketim aşamalarında gıda katkı maddelerinin kullanımını zorunlu hale getirdiği hepimiz tarafından artık biliniyor.&nbsp;Paketlenmiş gıdalar gün boyunca birçok aile tarafından kullanılmaktadır.&nbsp;Gıdaların görünüm ve lezzetlerini toplumun arzu ettiği duruma getirmek, bozulmalarını önleyerek daha uzun&nbsp;süre&nbsp;saklanabilmelerini sağlamak amacı ile gıdalara çeşitli kimyasal bileşikler katılması düşünülmüş ve uygulamaya konulmuştur. Tüketime sunulmadan önce bilinçli olarak teknolojik amaçlarla gıdalara eklenen bu maddelere gıda katkı maddeleri denilir.</p>

<p>Doğal olarak tüketilmeyen, içerisinde katkı maddesi bulunan gıdaların yararlarının yanı sıra doğru ve yönetmelikte belirtilen standartlara uygun olmayan şekilde kullanılmasından dolayı zararları da vardır.</p>

<p>Diğer yandan, gıda katkı maddeleri içeren besinlerin sürekli tüketimi ile sağlık sorunlarının ortaya çıkması da halk sağlığını ilgilendiren bir konu olmuştur.</p>

<p>Burada önemli olan bu maddeleri yasaların belirlediği şekilde ve miktarda kullanılmasını sağlayarak tehlikeleri olabildiğince minimuma indirmektir.</p>

<p>Her türlü Gıda Katkı Maddesi üretimden tüketime kadar olan aşamalarında&nbsp;Bakanlığın&nbsp;hazırladığı tüzük ve yönetmeliklere uyulmalı; bu şekilde tüketime sağlıklı gıdalar sunulmalıdır.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının, Türk&nbsp;Gıda&nbsp;Kodeksi&nbsp;Gıda&nbsp;Katkı&nbsp;Maddeleri Yönetmeliği Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak güncellendi.</p>

<p>AB mevzuatına uyum çerçevesinde hazırlanan yönetmelikle&nbsp;gıdalarda kullanılmasına izin verilen&nbsp;katkı&nbsp;maddelerinin listesi, kullanım koşulları ve etiketleme kuralları belirlendi.</p>

<p>Buna göre, Türkiye'de üretilen bazı ürünler ve bunlarda kullanılması yasaklanan&nbsp;gıda&nbsp;katkı&nbsp;maddeleri başlıklı ekimkapsamı genişletilerek, kaymak,&nbsp;tahin, baklava,&nbsp;köme,&nbsp;pestil, bastık, cevizli sucuk ve benzeri&nbsp;geleneksel&nbsp;ürünlerde tüm&nbsp;katkı&nbsp;maddelerinin kullanımı yasaklandı.</p>

<p>Renklendirici olarak bilinen titanyum dioksitin kullanımı da yasaklanırken, 1 Nisan 2024 tarihinden itibaren bu&nbsp;katkı&nbsp;maddesiyle&nbsp;gıda&nbsp;üretilemeyecek.</p>

<p>Yumuşak taze peynirler dışındaki olgunlaştırılmamış peynirlerde, yönetmelik Grup 1'de yer alan&nbsp;katkı&nbsp;maddeleri (kalsiyum klorür hariç), fosforik asit-fosfatlar ve&nbsp;polifosfatlarkullanılamayacak.</p>

<p>Döner ve kanatlı dönerde (çiğ halde/hazırlanmış et karışımı) kıvam artırıcı fonksiyonu ve su tutma özelliği olan bazı&nbsp;E kodlu&nbsp;katkı&nbsp;maddeleri yer alamayacak.</p>

<p>Fermente sucuklarda&nbsp;emülgatörler, ısıl işlem görmüş et ürünlerinde de kıvam artırıcı fonksiyonu ve su tutma özelliği olan E427 (Cassia&nbsp;gum, Sinameki gam) kodlu&nbsp;katkı&nbsp;maddesinin kullanımı&nbsp;yasaklandı.</p>

<p>Pastırmanın kaplamasında ve yöresel helvalarda (peynir, saray, çekme, tahin, yaz helvaları ve benzeri) renklendirici&nbsp;kullanılamayacak.</p>

<p>Gıda&nbsp;işletmecilerinin yönetmelik hükümlerine 1 Nisan 2024 tarihine kadar uyum sağlamaları gerekiyor.</p>

<p>Öte yandan, 30 Haziran 2013 tarihli Türk&nbsp;Gıda&nbsp;Kodeksi&nbsp;Gıda&nbsp;Katkı&nbsp;Maddeleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2023/11/geleneksel-urunlerde-bazi-katki-maddelerinin-kullanimi-yasaklandi-1700634965.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Hiberbarik  Oksijen Tedavi Merkezi Hizmete Girdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hiberbarik-oksijen-tedavi-merkezi-hizmete-girdi-39465</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-hiberbarik-oksijen-tedavi-merkezi-hizmete-girdi-39465</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da 6 Şubat depremleri sonrasında ara verilen hiperbarik oksijen tedavi merkezi yeniden hizmet vermeye başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan ve yara, yanık ve karbonmonoksit zehirlenmesi başta olmak üzere pek çok hastalıkta hızlı iyileşme sağlayan hiperbarik oksijen tedavi merkezi hizmeti yeniden hizmet vermeye başladı. Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Halime Akyüz, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Selçuk Sinanoğlu, Başhekim Yardımcıları, Hastane Müdürleri ile beraber hastane bünyesinde hizmet veren hiperbarik oksijen tedavi merkezi ziyaret ederek faaliyetler hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Halime Akyüz, incelemeler esnasında yaptığı açıklamada tıpta hiberbarik oksijen tedavisinin modern tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul gördüğünü belirterek, hiperbarik oksijen tedavisinin basınç odasında tümüyle basınç altına alınan hastaya maskeyle veya özel başlıkla yüzde yüz oksijen solutulması esasına dayanan tıbbı bir tedavi yöntemi olduğunu yöntemin 70 yıla yakın bir zamandır tıpta kullanıldığını söyledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 May 2023 17:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2023/05/malatyada-hiberbarik-oksijen-tedavi-merkezi-hizmete-girdi-1684335794.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da ,Ambulans Helikopter Göreve Başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-ambulans-helikopter-goreve-basladi-39434</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatyada-ambulans-helikopter-goreve-basladi-39434</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da Sağlık Bakanlığı tarafından hizmete alınan ambulans helikopteri üç yıl aradan sonra hizmete vermeye başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'ya ve çevre illere sağlık hizmeti verecek olan helikopter ambulans hizmete vermeye başladı.</p>

<p>Gün doğumu ile gün batımı arasında görev yapacak olan hava ambulansının acil vakalarda hastaların nakli ile sevklerinde hizmet vereceğini kaydeden Vali Hulusi Şahin, "Malatya, Türkiye sabit hava ambulansı olan 17 ilden biri oldu. Hava ambulansımız burada sabit olarak kalacak Tulga hava üssünde konuşlanacak, pilot ve ekibi de Malatya kadrosunda bulunacak. Malatya merkez ve ilçeleri ile çevre illere hizmet vereceğiz" dedi. Sağlık İl Müdürü Erhan Berk ise, "Üç yıl aradan sonra hava ambulansımız yeniden hizmet vermeye başladı. Acil sağlık hizmetlerinde bölge ili olan Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli için olması gereken bir konuydu, Malatya'mıza kazandırdık. Dört ilin haricinde Adıyaman ve Kahramanmaraş'ın da yakın ilçelerine hizmet vereceğiz. Bazen bir hasta için bir dakikanın çok önemli olduğunu biliyoruz, bu noktada işimizi çok kolaylaştıracaktır" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 May 2023 22:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2023/05/malatyada-iambulans-helikopter-goreve-basladi-1683315459.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek Gıda Mühendisi Emine Tanrıkulu&#039;ndan Uyarılar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/yuksek-gida-muhendisi-emine-tanrikulundan-uyarilar-39122</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/yuksek-gida-muhendisi-emine-tanrikulundan-uyarilar-39122</guid>
                <description><![CDATA[Yüksek Gıda Mühendisi Emine Tanrıkulu yaptığı yazılı açıklamada uyarılarda bulundu. Bazı Ülkelerde Yasaklı Listesinde Olan Renklendirici Ponso 4r (Ponceau 4r/ E-124)'Yi Biz Gönül Rahatlığıyla Kullanıyoruz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu, Bazı Ülkelerde yasaklı olan renklendirici ponso 4R’yi Türkiye gönül rahatlığıyla kullanıyor dedi.</p>

<p>Aman Dikkat edelim!! Bazı raporlara göre, E124'ün daha doğrusu sodyum tuzlarının eklenmesi sinir sisteminin heyecanına, çocuklarda hiperaktivite bozukluğuna sebebiyet verebilir diyen Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu konu hakkında açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu;Malatya Cadde - Malatya Haber - Malatya Haberleri</p>

<p>Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu Uyardı.!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>yeşilyurt</p>

<p>&nbsp;SON DAKİKA</p>

<p>00:05 - Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu Uyardı.!</p>

<p>Haberler / Sağlık / Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu Uyardı.!</p>

<p>Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu Uyardı.!</p>

<p>Bazı Ülkelerde Yasaklı Listesinde Olan Renklendirici Ponso 4r (Ponceau 4r/ E-124)'Yi Biz Gönül Rahatlığıyla Kullanıyoruz.</p>

<p>PAYLAŞ</p>

<p>&nbsp; &nbsp;</p>

<p>&nbsp;07.01.2023 00:05 Güncelleme: 07.01.2023 00:05</p>

<p>Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu Uyardı.!</p>

<p>Malatya Cadde Haber - Malatya Cadde</p>

<p>Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu, Bazı Ülkelerde yasaklı olan renklendirici ponso 4R’yi Türkiye gönül rahatlığıyla kullanıyor dedi.</p>

<p>Aman Dikkat edelim!! Bazı raporlara göre, E124'ün daha doğrusu sodyum tuzlarının eklenmesi sinir sisteminin heyecanına, çocuklarda hiperaktivite bozukluğuna sebebiyet verebilir diyen Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu konu hakkında açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu;</p>

<p>çamlıca 1</p>

<p>PONSO 4R NEDİR? NASIL ÜRETİLİR ?</p>

<p>Gıda katkı maddesi E124 yapay bir boyadır. Diğer adı Ponceau 4R'dir. Madde parlak mor bir renk ile karakterizedir. Pek çok besini parlatmak için kullanılır. Mükemmel cezbedici bir rengi var. Isıl işlemlerde kaybolmuş rengin geri getirilmesi en önemli kullanım aşamalarından biridir.. Bu gıda katkı maddesi yapay kökenli bir boyadır, parlak kırmızı bir tonu vardır. Bir gıda katkı maddesi olan sodyum tuzu, aromatik hidrokarbonlardan laboratuvar koşullarında üretilmektedir.</p>

<p>Gıda endüstrisinin yanı sıra tekstil, deterjan, kozmetik ve farmasötik ürünlerin üretiminde de kullanılmaktadır.</p>

<p>&nbsp;HANGİ GIDA ÜRÜNLERİNDE KULLANILABİLİR??</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Et ürünleri – Salam, pastırma ve sosisler;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Balık ürünleri - tuzlanmış ve tütsülenmiş balıklarda;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Bazı unlu mamuller;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Dondurma;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Dekler, bisküviler, tatlılar, jöle, cheesecake, meyveli turta dolguları;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Reçeller, konserveler;</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; İçecekler.</p>

<p>•&nbsp; &nbsp; Çorba gibi ürünlerin renklendirme işleminde aynı zamanda raf ömrünü uzatmak için kullanılmaktadır. Restoranlardaki hazır yiyeceklere kadar girmiş durumda. Sadece kullanan kişilerin kullandığından haberi yok&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>PEKİ SAĞLIĞA ZARARLARI NELERDİR??</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ponzo 4R kırmızı renkli birçok gıdada kullanılır ve uygun miktarda kullanılmadığında ciddi sorunlara yol açabilecek bir katkı maddesidir. Yani toksokolojinin mottosu olan&nbsp; “Zehri zehir yapan dozdur” ifadesini örnek vermek çok yerinde bir kullanım olacaktır. Katkı maddesi resmi olarak birçok ülkede kanserojen olarak kabul edilmektedir, özellikle hassas kişilerde ve küçük çocuklarda alerjiye neden olabilir. Astımlı belirtiler, ciltte kızarıklıklar, anafilaktik şok gibi etkileri olabilir.</p>

<p>Bu katkı maddesinin bazı ülkelerde kullanılması yasaktır. Örneğin, ABD, Kanada, Norveç ve Finlandiya'da E124 katkı maddesini kullanmayı bırakmayı gerekli gördüler.&nbsp; Hayvanlarda yapılan bir dizi laboratuvar çalışması, takviye ile tümör oluşumu arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu göstermiştir. 2009 yılında, Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı, diyet takviyesinin izin verilen günlük alımının vücut ağırlığının kg'ı başına 4 mg'dan 0.7 mg'a düşürülmesini şiddetle tavsiye etti. Dünya Sağlık Örgütü uzmanlarına göre kanserojenler, kimyasal ve fiziksel özellikleriyle insan organlarında ve dokularında geri dönüşü olmayan süreçlerin gelişmesine neden olabilen maddelerdir. Yavaş yavaş hücrelerde biriken genetik aparatı değiştirebilirler. Rusya'da, ilaç endüstrisinde ilaç ve vitamin komplekslerinin üretimi için E124'ün kullanılması yasama düzeyinde yasaklanmıştır.</p>

<p>Türk Gıda Kodeksin Göre, Bu renklendiriciyi içeren gıdaların etiketlerinde “ Ponzo 4R veya E124 şeklinde belirtilerek’: çocukların aktivite ve dikkatleri üzerine olumsuz etkileri bulunabilir.” İfadesi zorunlu olarak yer almalıdır.&nbsp;</p>

<p>Ülkemizde GKM’ne yönelik çıkartılan yasal düzenlemeye göre bazı geleneksel ürünlerde renklendiricilerin kullanımı yasaklanmıştır.&nbsp; Bu ürünler: fermente sucuk, ısıl işlem görmüş sucuk, pastırma (yenilebilir dış kaplamaları hariç),&nbsp; döner-kanatlı döner, köfte, pekmez, çiğ köfte, mezeler (haydari, arnavut ciğeri, fava, şakşuka, humus vb.), pide ve bazlamadır. Bu renklendiriciler:&nbsp; sunset&nbsp; yellow&nbsp; (E110),&nbsp; kinolin&nbsp; sarısı (E104), karmosin (E122), allura red (E129), tart-razin (E102) ve ponzo 4R (E124)’dir.&nbsp;</p>

<p>Bu yasaklara ne kadar uyuluyor? Denetimleri ne sıklıkla yapılıyor? o kısmı muamma.</p>

<p>Gıda terörünün yaşanmadığı, Gıda Mühendislerinin değerinin anlaşıldığı güzel günlere özlemle.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Jan 2023 09:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2023/01/yuksek-gida-muhendisi-emine-tanrikulu-dan-uyarilar-1673073557.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Koca’dan ’isyan’ paylaşımı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/bakan-kocadan-isyan-paylasimi-39084</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/bakan-kocadan-isyan-paylasimi-39084</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 112 Acil'in gümrük kaçağı bir cep telefonuyla ayda tam 22 bin 217 defa aranmasına isyan ederek, tepki gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 112 Acil'in gümrük kaçağı bir cep telefonuyla ayda tam 22 bin 217 defa aranmasına isyan ederek, tepki gösterdi.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) -</strong> Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, alınan ama gidilmeyen randevular ile 112 Acil'in binlerce kez aranarak meşgul edilmesi olayında az çok benzerlik olduğunu belirterek, duruma tepki gösterdi.</p>

<p>Bakan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "112 Acil Çağrı Merkezimiz gümrük kaçağı bir cep telefonuyla bir ayda tam 22.217 defa arandı. Sizce, sistemi meşgul eden bu çağrılarla, alınan ama iptal edilmeden gidilmeyen randevular arasında az çok benzerlik var mı? Sağlık sistemimizin kapasitesi biraz da bize bağlıdır" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1608425503253499904
</div></figure></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Dec 2022 00:14:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/12/bakan-kocadan-isyan-paylasimi-1672348457.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kan Talebine Duyarsız Kalmadılar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/kan-talebine-duyarsiz-kalmadilar-39018</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/kan-talebine-duyarsiz-kalmadilar-39018</guid>
                <description><![CDATA[Kış mevsiminin girmesiyle kan bağışında azalma olunca Türk Kızılay’ının kan talebine duyarsız kalmayan Malatya’da spor camiası, bir günde 100’e yakın ünite kan bağışında bulundular.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<strong><a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/">Malatya</a></strong> Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Eğitim, Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Birimi ile Yeşilyurt İlçe Müdürlüğü tarafından organize edilen programla Türk Kızılay’a 100’e yakın ünite kan bağışı yapıldı.<br />
Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan, ilçe müdürleri, şube müdürleri ve personeller ile sporcuların iştirak ettiği kan bağışı zaman zaman tekrarlanacak.<br />
Türk Kızılayı Malatya Şubesi yetkilileri, kan’ın sürekli ihtiyaç olduğunu hatırlatıp, zaman zaman kurum ve kuruluşlara böyle organizeler yaptıklarını kaydettiler.]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Dec 2022 13:25:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/12/kan-talebine-duyarsiz-kalmadilar.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alkol Bağımlılığında &quot;İlk Kullanım&quot; Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/alkol-bagimliliginda-ilk-kullanim-uyarisi-38917</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/alkol-bagimliliginda-ilk-kullanim-uyarisi-38917</guid>
                <description><![CDATA[ Malatya İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü Alkol Bağımlılığı Komisyon Üyesi Doç. Dr. Erman Yıldız, bir programda, alkol bağımlılığı ile mücadele konusunda uyarıda bulunup, “Bir kereden ne olur demememiz lazım. Kişiler kendilerini fark etmeden bağımlı olarak bulabiliyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[Doç. Dr. Erman Yıldız, <a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/"><strong>Malatya</strong></a> İnönü Üniversitesi Radyo Kampüs’e konuk olarak, alkol bağımlılığı ile mücadeleyi anlattı. Yıldız, bağımlılık ile ilgili bilgi vererek, “Aslında bağımlılık dediğimiz şey, kontrol etme mekanizmasının bozulması ile alakalı bir durum. Bağımlılık çok çeşitli olabiliyor. Bu yasa dışı bir madde de olabilir. Kontrol kaybı da görülebilir. Bir davranış da bağımlılık gösterebilir. Örneğin son zamanlar da sanal paralar. Bunlar da gündeme gelmiş durumda. Yani bu kullanılan nesne ya da maddenin kontrolün kaybedilmesi durumunda bağımlılık oluşabilir diyebiliriz” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>“Bağımlılığın tedavisi zaman alıyor”</strong><br />
<br />
Yıldız, madde ve alkol bağımlılığının belirtilerini dile getirirken, “Alkolü azalttığınızda sizi rahatsız edici belirtiler baş gösterir. Bu belirtileri kompanse etmek için yani, telafi etmek için de alkolü bırakamama yoksunluk sendromu baş gösterir. Bunların hepsi alkol bağımlılığın belirtileri arasında. Değişim zaman alıyor. Tıpkı bağımlılığın zaman aldığı gibi bunun tedavisi de zaman alan bir şey. Sabırlı olmak ve doğru iletişim kurma bu işin anahtarı. İletişim, alkol alan insanlarda sık bir problemdir ve ikna etmek zordur. Tedavi için kişinin her şeyden önce istekli olması lazım. Zorla en fazla klinikte tedavisi olur. Asıl sorun, taburcu olduktan sonra sosyal yaşama geri dönünce devam edebilecek mi? Bu nokta da sorunlar baş gösteriyor” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Yıldız, “Her şeyden önce hem alkolden hem de bunu hatırlatan şeylerden uzak kalmak önemli. Seminerlerimizi duyurabiliyoruz. Bizi takip edebilirler. Sağlıkta önleme çalışmaları çok önemlidir. Yapılan önleme çalışmalarında özellikle 13-25 yaş arasındaki kitlerin, yetişkinlerin rehberliğine ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden yetişkinlerimiz uygun bir rol model olmalı. Yetişkinlerimize, çocuklarımıza mutlaka ‘hayır’ diyebilmeyi öğretmeliyiz. ‘Hayır’ diyebilmek bir erdemdir ve bir kereden ne olur demememiz lazım. Kişiler kendilerini fark etmeden bağımlı olarak bulabiliyor” dedi.]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Nov 2022 15:01:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/11/alkol-bagimliliginda-ilk-kullanim-uyarisi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title> İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü Örnek Oluyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/inonu-universitesi-karaciger-nakil-enstitusu-ornek-oluyor-38715</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/inonu-universitesi-karaciger-nakil-enstitusu-ornek-oluyor-38715</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) ve Karaciğer Nakil Enstitüsü başarılarından sıkça bahsettiriyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/"><strong>Malatya</strong></a>'da şimdiye kadar 3 bin 500’e yakın karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini dile getiren Karaciğer Nakil Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, TÖTM’in bilim anlamında diğer ülkelere de ışık yayan örnek bir eğitim kurumu olduğunu söyledi.<br />
Karaciğer nakli ile ilgili İletişim Fakültesi öğrencilerine konuşan Prof. Dr. Sezai Yılmaz, karaciğer naklinin hastalıklı karaciğerin çıkarılıp yerine sağlıklı karaciğerin konulması anlamına geldiğini, ölülerden karaciğerin tümü ya da sağlıklı kişilerden karaciğerin yarısının alınarak naklin gerçekleştirildiğini belirtti.<br />
<br />
Yılmaz “Karaciğer nakli gerektiren hastalıklardan, doğuştan yani genetiksel bir karaciğer hastalığı olabilir, karaciğer tümörleri yani kanserler, bir takım viral hastalıklar nedeniyle gelişen karaciğer sirozu zemininde gelişebilir. Bunların hepsinin geldiği son nokta karaciğer hastalıkları diye adlandırılır ve karaciğerin iflası gibi bir tablo karşımızda vardır. Bu durumdaki hastaların tedavisi maalesef ilaçlarla çok da söz konusu değildir. Bu hastalara yapılacak tek şey bu hastalıklı karaciğerin çıkarılıp yerine sağlıklı bir karaciğerin konulmasıdır” dedi.<br />
<br />
Pek çok karaciğer hastalığının olduğunu dile getiren Yılmaz, Hepatit B, Hepatit C, siroz, fazla alkol tüketimi ve karaciğer yağlanmasının son dönem karaciğer hastalığını tetikleyebilecek başlıca unsurlar arasında yer aldığını, ayrıca kilo almanın karaciğer açısından son derece tehlikeli bir durum olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>“Gönülden, kalpten bir organ bağışı söz konusu”</strong><br />
<br />
Yılmaz, karaciğer nakillerinin yaklaşık dörtte birinin kadavradan, dörtte üçünün ise canlı vericiliden gerçekleştiğini söyleyerek, “Alıcı ve verici arasında yasalarımız gereği dördüncü dereceye kadar akrabalık olması lazım. Alıcı ve verici arasında dördüncü dereceden daha ileri derecede bir akrabalık varsa veya hiç akrabalık yoksa il etik kurulundan onay alınması zorunludur. Yani organ alıcı ve vericisi arasında herhangi bir parasal ilişkinin olmaması gerekir. Eğer böyle bir ilişki varsa, biz buna ‘organ trafiği’ diyoruz. Herhangi bir ticari anlaşma olmamış yani organını satmayan, gönülden, kalpten bir organ bağışı elbette ki akraba olamayan kişiler arasında da söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Nakil sırasında alıcı ve verici arasında kan uyumunun, anatomik uygunluğun son derece önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, sağlıklı bireyden karaciğerin bir parçası alınmadan önce vericinin karaciğerini verdikten sonra hayatına sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için gereken incelemeleri detaylı bir şekilde yaptıklarını vurguladı. Yılmaz, binde bir oranında vericilerin kaybedilme riskinin olduğunu ve yüzde 5-10 kadar da safra yolları problemlerinin ortaya çıkabilme ihtimalinin olduğunu kaydetti.<br />
<br />
Yılmaz, karaciğer nakliyle ilgili işlemlerin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Daire Başkanlığı vasıtasıyla organize edildiğini, yapılan organ nakillerinin de Ulusal Koordinasyon Merkezi (UKM) ve Bilim Kurulları tarafından denetlendiğini ifade etti.<br />
<br />
Karaciğer naklinin dünyada yapılan en zor ameliyat olduğuna parmak basan Yılmaz “Karaciğer nakli zordur. Canlı vericili karaciğer nakli daha da zordur. Saatlerinizi alır. Elbette ki çok zorlandığımız ameliyatlar oldu ama zor da olsa İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü ameliyatların üstesinden gelebilecek bir konumdadır” dedi.<br />
2019 yılında dünyada ilk kez aynı anda 5 canlıdan 5 canlıya nakil gerçekleştirerek bir “Dünya Rekoru’na” imza attıklarını hatırlatan Yılmaz, “sağlıkta rekor olmaz” diyerek, ancak bunu bilimsel yayına çevirdiklerini ve bu şekilde tüm dünyaya duyurduklarını kaydetti.<br />
<br />
<strong>Karaciğer Nakli Enstitüsü dünya çapında bir ilke imza attı</strong><br />
<br />
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) Karaciğer Nakli Enstitüsü Temmuz 2022’de aynı anda dörtlü çapraz karaciğer nakli gerçekleştirerek dünya çapında bir başarıya imza attı. Yılmaz, dörtlü çapraz karaciğer naklinin dünya çapında ilk defa Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde yapıldığını dile getirdi.<br />
<br />
Yılmaz “Dünyada sayısı 10’u aşmayan merkezde sınırlı sayıda ikili çapraz ameliyatları yapılmıştır. Biz dörtlü çapraz naklini gerçekleştirdik. Bu dünyada hiç yapılmamış bir şeydir. Bu dörtlü çapraz nakli dünyada ilk olarak yapılan bir ameliyattır. Dünyada ‘en iyiyim’ diyen yerlerde bile ikinin üzerine çıkamamıştır. Biz değil üçlü, dörtlü yaptık. Bu çok büyük bir olay. Amerika’dan iki matematik profesörü ile birlikte biz bunu gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.<br />
Karaciğer naklinde Avrupa ve Türkiye’de ilk sırada bulunan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi ve Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde yılda ortalama 250-300 naklin gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz “Malatya'da şimdiye kadar 3 bin 500’e yakın karaciğer nakli gerçekleştirdik. Bunun yüzde 80’i canlı vericili karaciğer nakli, yüzde 20’si ise kadavradan karaciğer nakli. Amacımız kadavra karaciğer naklini daha yüksek seviyelere, daha yüksek oranlara çıkarabilmektir. Ülkemizde organ bağışı ile alakalı birtakım sorunlar var. Bu sorunları çözmek biraz yıllara yayılacak gibi. Ümit ediyorum ki yıllar geçtikçe, genç nesiller daha çok söz sahibi oldukça organ bağışı da artacaktır” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>“Bilim paylaşılınca güzel”</strong><br />
<br />
Karaciğer Nakli Enstitüsü’nün bilim anlamında sadece Türkiye’ye değil diğer ülkelere de ışık yayan bir eğitim kurumu olduğunu kaydeden Yılmaz, şimdiye kadar Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 30’un üzerinde ülke bilim adamlarına karaciğer nakli eğitimi verildiğini belirtti. Yılmaz “Bütün dünyada karaciğer nakli konusunda eğitim veren bir merkez olduk. Bütün dünyada bilim paylaşılınca güzel, bilim yayılınca güzel! Türkiye'de karaciğer nakli yapan hemen hemen tüm merkezlere buradan eğitim alan kişiler gitti ve o merkezleri kurdu” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Karaciğer Nakil Enstitüsü’nün dünyada örneği olmayan bir enstitü olduğunu ve karaciğer nakli ile ilgili halkı bilinçlendirmek ve teşvik etmek için Karaciğer Nakil Enstitüsü olarak çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Oct 2022 15:16:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/10/inonu-universitesi-karaciger-nakil-enstitusu-ornek-oluyor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title> Palyatif Bakım İle Hastalara VİP Hizmet</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/palyatif-bakim-ile-hastalara-vip-hizmet-38709</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/palyatif-bakim-ile-hastalara-vip-hizmet-38709</guid>
                <description><![CDATA[Hastalara palyatif bakım ile yaşamı tehdit edici hastalıklara eşlik eden, ağrı ve sıkıntı veren belirtilerin kontrolünün yanı sıra hastanın yaşam kalitesinin artırılması ve hasta yakınlarının desteklenmesi sağlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<strong><a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/">Malatya</a></strong> Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, “Dünya Palyatif Bakım Günü” dolayısıyla Palyatif Serviste tedavi gören hasta ve hasta yakınları ile sağlık çalışanları etkinlikte bir araya geldi. Hastane yönetiminin katıldığı etkinlikte hasta ve hasta yakınlarına çeşitli ikramlarda bulunuldu. Hastanın hayat kalitesinin arttırılmasına yönelik palyatif bakım ile ilgili farkındalığı arttırmak ve bu alanda sunulan hizmetleri desteklemek amacıyla belirlenen “Dünya Palyatif Bakım Günü” hasta, hasta yakınları ve sağlık çalışanları ile birlikte pasta kesilerek kutlandı.<br />
<br />
Etkinlikte konuşan Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Halime Akyüz, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 11 yataklı Palyatif Servisi’nde düzenlenen etkinlikte, hastalar ve hasta yakınlarının bu zorlu süreçte moral ve motivasyon açısından desteklendiğini ve bir aile ortamında her konuda yanlarında olduğunu dile getirdi. Akyüz, “Bizler Palyatif Servisinde ana amacımız her zaman buradaki önceliğimiz kronik hastalıkları olan hastalarımıza ve tedavi ile tam sınırlandırma olan hastalarımıza daha kaliteli bir hizmet ve eve hazırlık için yaptığımız bir hizmettir. Biz palyatif bakım servisinde hastalar eve gittiği zaman ihtiyacı olan her şey için biz her türlü hizmeti vermeye hazır hale getiririz. Bunun için,beslenmesinin ayarlanması, yara bakım hizmetlerinin ayarlaması ve ağrı kesicilerinin ayarlaması hizmetleridir. Diğer yandan normal kronik hastalıklarıyla ilgili ilaçların ayarlaması ve bunlarla ilgili tüm bakım hizmetlerine ilgili tecrübeli ve hekimlerimiz ve hemşirelerimizle bunların sağlanmasıdır. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak ana amacımız her zaman olduğu gibi kaliteli, düzenli ve hastamıza daha güzel bir hizmet verilmek adına palyatif servisimizde her daim güzelleştirmek amacıyla işler yapmaktayız. Bütün palyatif hastalarımızın palyatif gününü kutluyorum, refakatçilerimizin palyatif gününü kutluyorum” dedi.<br />
<br />
Geriatri Uzmanı Dr. Duygu Erbaş Saçar da, yaptığı açıklamada, palyatif bakımın Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ’yaşamı tehdit eden kronik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan tüm sorunlarla karşılaşan hastalara yardımcı olduklarına dikkat çekip, ailede, ağrı ve diğer sorunların erken tanınması ve giderilmesi, fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi gereksinimlerin karşılanması yolu ile ağrının önlenmesi ve hafiflemesine yönelik uygulamaların yer aldığı ve yaşam kalitesini getirmenin amaçlandığı bir yaklaşım’ olarak tanımlandığını kaydetti.<br />
<br />
<strong>“Palyatif bakımda hasta birçok kanaldan destek alır”</strong><br />
<br />
Saçar, palyatif bakımda hastaların birçok kanaldan destek aldığını ifade ederek, “Hasta ve hasta yakını, güncel durum, hastalık ve muhtemel mevcut semptomlar hakkında ekipten bilgi edinir. Kendi yaşam deneyimleri ve hastalıkla ilgili tepkilerini dile getirir. Hekim palyatif tedavinin temeli olarak fiziksel ağrıları azaltır, semptomlar hakkında ekiple bilgi alışverişi sağlar, ekibi yönetir. Hemşire hasta ve hasta yakını ile yakın iletişimdedir. Hastaya tüm hemşirelik girişimlerinin yanında hastanın tüm bakımıyla ilgilenir. Terapist, psikolog, diyetisyen, gönüllü hasta bakanlarla palyatif hasta bakımı hastane, ev ortamı, bakım evlerinde ekip çalışmasıyla koordineli olarak yapılmaktadır. 11 yatak kapasiteli Palyatif Bakım Servisinde, palyatif bakım ile yaşamı tehdit edici hastalıklara eşlik eden, ağrı ve sıkıntı veren belirtilerin kontrolünün yanı sıra hastanın yaşam kalitesinin artırılması ve hasta yakınlarının desteklenmesi de sağlanıyor” şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Oct 2022 14:20:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/10/palyatif-bakim-ile-hastalara-vip-hizmet.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da FKA&#039;dan Sağlık Eğitimine Destek </title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-fka-dan-saglik-egitimine-destek-38533</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-fka-dan-saglik-egitimine-destek-38533</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Eğitmenleri İçin Eğitici Eğitimi Projesi imza töreni düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri 4. Bölge Koordinatörü olan Malatya, Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli illerinde ASKOM, UMKE ve 1. Basamak sağlık kuruluşu çalışanlarına zorunlu Modül Eğitimleri veriyor. Malatya İl Sağlık Müdürlüğü adına söz konusu eğitimleri veren eğitmenler ile kurumda hizmet içi eğitimlerde görevli diğer eğitmenlerin sürekli gelişiminin desteklenmesi, farkındalığın arttırılması, yeni ve güncel bilgilerle donatılmalarının sağlanması ve diğer bölge eğitim merkezlerine örnek teşkil etmesi amacıyla proje hazırlandı ve FKA'ya başvuru yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü Kalite Koordinatörlüğünce “İl Sağlık Müdürlüğü Eğitmenleri İçin Eğitici Eğitimi Projesi” FKA Yönetim Danışmanlığı Teknik Destek Programında başarılı bulundu. FKA konferans salonunda düzenlenen imza törenine İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Erhan Berk, FKA Genel Sekreteri Dr. Abdulvahap Yoğunlu, FKA İzleme ve Değerlendirme Birimi Başkanı Mehmet Şirin Budancamak ve İl Sağlık Müdürlüğü Proje ekibi katıldı. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Erhan Berk, burada yaptığı açıklamada, “Bugün Fırat Kalkınma Ajansı ile karşılıklı imza altına aldığımız proje çerçevesinde eğitmenlerimize, eğitimin planlanması, interaktif eğitim uygulama teknikleri, zaman yönetimi, teorik ve pratik eğitim konuları, role-play (gösterim sanatı) sahne çalışması eğitimi, diksiyon ve retorik (ikna edici konuşma sanatı) uygulama yöntemlerinin verilmesi planlanmaktadır” dedi. Berk, FKA Genel Sekreteri Dr. Abdulvahap Yoğunlu'ya teşekkür etti.</div>

<div>FKA Genel Sekreteri Dr. Abdulvahap Yoğunlu ise projelere her zaman destek olduklarını vurguladı.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Sep 2022 19:44:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/09/malatya-da-fka-dan-saglik-egitimine-destek.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karaaslan,Malatya&#039;da Acil Servisler Rahatladı </title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/karaaslan-malatya-da-acil-servisler-rahatladi-38426</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/karaaslan-malatya-da-acil-servisler-rahatladi-38426</guid>
                <description><![CDATA[Battalgazi Devlet Hastanesi'nin, Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki acil servis yoğunluğunu da azaltacağını belirten Başhekim Doç. Dr. Erol Karaaslan, “Battalgazi Hastanesi olarak halkımızın ihtiyacına önemli bir cevap olacağız” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a>'da geçtiğimiz aylarda hizmet vermeye başlayan Battalgazi Devlet Hastanesi, özellikle kentte yaşanan acil servis yoğunluğunu da azalttı. Kent merkezinde bulunan Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşanan acil yoğunluğu, yeni hastanenin hizmete girmesi ile ciddi oranda azaldı.
<div>Malatya Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. <strong>Erol</strong> <strong>Karaaslan</strong>, her geçen gün kapasitelerinin arttığını ve yakın zamanda tüm branş ve ameliyatlarla hizmet vereceğini söyledi. Hastanelerinin tüm Malatya'ya hizmet verecek bir konumda yer aldığını belirten Karaaslan, “Bizim hedefimiz sadece Battalgazi ilçesi değil, tüm Malatya'ya hizmet vermek, bu konuda da iddialıyız. Halkımıza çok iyi bir şekilde hizmet vereceğimizi de düşünüyoruz” şeklinde konuştu.</div>

<div>"<strong>Acil</strong> <strong>servis</strong> <strong>de</strong> <strong>hasta</strong> <strong>sayısı</strong> <strong>günlük</strong> <strong>binin</strong> <strong>üzerine</strong> <strong>çıktı</strong>”</div>

<div> </div>

<div>Malatya'daki acil servis yoğunluğuna ve bu yoğunluğun giderek arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Karaaslan, “Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ülkemizde en fazla acil servis yoğunluğu olan hastanelerden birisi. Biz Battalgazi Devlet Hastanesi olarak halkımızın bu anlamda ki ihtiyacına önemli bir çözüm olacağız. Hastanemizin Malatya'daki acil servis yoğunluklarına da önemli bir cevap olacağını düşünüyorum. Şuanda ortalama olarak günlük hasta bakım sayımız binlere kadar çıktı ve ilerleyen zamanlarda bu sayıda artış olacağını düşünüyoruz” dedi.</div>

<div>Battalgazi Devlet Hastanesi'nin imkan ve kapasitesine de vurgu yapan Başhekim Karaaslan, ay sonuna doğru yapılacak yeni doktor atamaları ile birlikte ilk etapta poliklinik sayısının da 50'ye çıkmasının planlandığını ifade etti. Hastanelerinin acil servisinin de hizmet vermesi ile kentteki diğer hastanelerde yaşanan acil servis yoğunluğunun da azaldığını ifade eden Karaaslan, “Bu poliklinik sayısının Malatya'daki acil servislerimizi ciddi anlamda rahatlattığını düşünüyoruz. Polikliniklerimizin dizaynı oldukça iyi bir şekilde tasarlanmış durumda ve buna ek olarak hasta mahremiyeti de fazlasıyla dikkat edilmiş. Bunun dışında polikliniklerimiz üç kata yayılmakta bu nedenle hasta yığılmaları ve fazlalığı da pek hissedilmiyor” ifadelerini kullandı.</div>

<div> </div>

<div>32 yataklı yoğun bakım ünitesi</div>

<div> </div>

<div>Battalgazi Devlet Hastanesi'nde iki aşamalı yoğun bakım ünitesi planlandığını da belirten Doç. Dr. Karaaslan, yoğun bakım servisinin 32 yataklı olarak planlandığını söyledi. Halen bazı eksiklerinin olduğunu ancak bunları da hızla tamamlamaya çalıştıklarını kaydeden Karaaslan, “En yakın zamanda hastanemizin yoğun bakımları da hizmete girecek inşallah ” diye konuştu.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Aug 2022 20:36:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/08/karaaslan-malatya-da-acil-servisler-rahatladi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Kene Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-kene-uyarisi-38188</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-kene-uyarisi-38188</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli yaptığı açıklamada, kene ısırması ve buna bağlı olarak gelişen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne yakalanan vakaların sayısında artış olduğunu bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<strong><a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/">Malatya</a></strong> İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı konusunda vatandaşları uyardı. Bentli, “Bahar ve yaz aylarında sağlığımızı tehdit eden önemli bir sorun olan kene ısırması ve buna bağlı olarak gelişen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne yakalanan vakaların sayısı maalesef ilimizde de artışa geçti” ifadelerine yer verdi.<br />
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı konusunda vatandaşları uyaran Bentli, “Hafife almayalım, tedbiri elden bırakmayalım” ikazını yaptı.]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jun 2022 10:05:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/06/malatya-da-kene-uyarisi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Battalgazi Devlet Hastanesinin Açılış Günü Belli Oldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/battalgazi-devlet-hastanesinin-acilis-gunu-belli-oldu-38175</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/battalgazi-devlet-hastanesinin-acilis-gunu-belli-oldu-38175</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da yapımı tamamlanan Battalgazi Devlet Hastanesi 22 Haziran çarşamba günü hizmet vermeye başlıyor. Hastaneyi ziyaret eden AK Parti Malatya Milletvekili ve MKYK Üyesi Bülent Tüfenkci, yeni hastanenin Malatyalılara hayırlı olmasını diledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[Battalgazi ilçesi Fırat Mahallesinde bulunan Devlet Hastanesi eski binasının yıkılması ile bölgede doğan hastane ihtiyacı sonrası Sağlık Bakanlığı tarafından 300 yataklı yeni bir hastane yapılması 2009 yılında temelleri atılan Battalgazi Devlet Hastanesi tamamlandı. Tüm hazırlıkların tamamlanması ile birlikte Battalgazi Devlet Hastanesi 22 Haziran Çarşamba günü kapılarını açıyor. Acil servis ve poliklinik hizmetleri vermeye başlayacak hastaneyi ziyaret eden AK Parti <a href="https://www.maldiahaber.com/gundem/"><strong>Malatya</strong></a> Milletvekili MKYK Üyesi Bülent Tüfenkci, Başhekim Erhan Berk’ten bilgiler aldı.<br />
<br />
Malatya’ya yeni bir hastane daha kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Tüfenkci, “Çarşamba günü İnşallah acil servis ve poliklinik hizmetleri ile hasta kabulüne başlanılıyor. Hastanemize atanan Başhekimimiz Erhan Berk ve ekibine de başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
Fiziki olarak güzel bir hastanenin yanı sıra özelikle hasta konforu açısından da modern bir hastaneyi bölgeye kazandırdıklarının altını çizen Tüfenkci, eksikliklerin de kısa sürede giderileceğini söyledi.<br />
<br />
Hastanenin 2019 yılında temellerinin atılması sürecinde muhalefet partilerinin açıklamalarını da hatırlatan Tüfenkci, “Eski devlet hastanemizin yıkılarak yeni yerine taşınmasıyla bu bölgede ihtiyaç olan hastanenin yapılması için gayret gösterdik ve bugünlere geldik. O gün biz söz verdiğimizde dalga geçen ve hayal olduğunu ileri süren muhalefet buraya muayene olmaya geldiklerinde buranın gerçek olduğunu görürler” dedi.<br />
Geçtiğimiz hafta meclisten geçen yeni sağlık kanunu ile birlikte sağlıkçıların da özlük haklarının iyileştirilmesi içinde adımların atıldığını ifade eden Tüfenkci, hizmete başlayacak olan hastanenin herkese hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere de teşekkür etti.<br />
Toplam 60 bin kapalı inşaat alanına yapılan 300 yataklı Battalgazi Devlet Hastanesi 2 bloktan oluşuyor.<br />
<br />
Nitelikli hasta odaları, son teknolojiye sahip tıbbi cihazları, konforlu, modern poliklinikleri, yüksek standartlardaki ameliyathaneleri ile ilçedeki sağlık sorunlarına çözüm olacak, Battalgazi Devlet Hastanesi hizmet kalitesinde çıtayı yukarı taşıyacak.<br />
Hastanenin yapımı tamamlandığında, 104’ü tek yataklı, 80’i iki yataklı olmak üzere 184 nitelikli hasta odası, 12 ameliyathanesi, 90 polikliniği ile hizmet verecek. 36 yoğun bakım yatak sayısının bulunduğu hastanede 5 diyaliz ünitesi, 10 palyatif servis 10 ve 2 yanık ünitesi ile hizmet verecek. Acil serviste ise 8 poliklinik yer alacak.<br />
<br />
32 bin 508 metre kare alan üzerinde inşa edilen hastanenin 192 araç kapasiteli kapalı otoparkı ile 411 araç kapasiteli açık otoparkı toplam 603 araç kapasitesi mevcut.<br />
Ayrıca yeni hastane binası inşaatında 222 adet deprem izolatörü de kullanılarak depreme dayanıklı olarak inşa edildi.]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jun 2022 16:04:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/06/battalgazi-devlet-hastanesinin-acilis-gunu-belli-oldu.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigaranın Zararlarına Dikkat Çekildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/sigaranin-zararlarina-dikkat-cekildi-38090</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/sigaranin-zararlarina-dikkat-cekildi-38090</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, sigaranın zararlarına dikkat çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<strong><a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/">Malatya </a></strong>İnönü Üniversitesi Mediko sosyal binası önünde ve Turgut Özal Tıp Merkezi Poliklinik girişinde stantlar açıldı. Her iki stantta öğrencilere sigaranın zararları, sigarayı bırakma yolları gibi konularda bilgilendirme yapıldı, broşür dağıtıldı. “Sigarayı Bırak Sağlıklı Yaşa” sloganıyla kurulan stantları, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Türkmen, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Neslihan Durak, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Beytur, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tekin İzgi, Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran, Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Bayhan, Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörü Doç. Dr. İlknur Ucuz, Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü Öğretim Üyesi ve Tütün Bağımlılığı Komisyon Başkanı Prof. Dr. Metin Genç, Aile ve Toplum Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İNÜKATUM) üyeleri ile öğrenciler gezdi.<br />
<br />
Yeşilay, Kadın ve Aile Çalışmaları Topluluğu ile İNÜKATUM’un da destek verdiği etkinlikle ilgili konuşan İnönü Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü Tütün Bağımlılığı Komisyon Başkanı Prof. Dr. Metin Genç “Sigarayı bırakmak nikotin bantı ve sakız ile mümkündür. 80 kanserojen 3000 kimyasal içeren sigarayı bırakmak için Yeşilay, YADAM 115 Hattı, sigara bırakma poliklinikleri ve KETEM adlarındaki Sağlık Müdürlüğü birimleri sizleri bekliyor” dedi.<br />
<br />
Yeşilay Malatya Şubesi Personeli Bedirhan Yıldız da, “İnönü Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü'nün düzenlendiği etkinlikte, Yeşilay Danışmanlık Merkezi faaliyetlerini burada öğrencilerimize aktarmış bulunmaktayız. Yeşilay Danışmanlık Merkezinde, bağımlı olan bireylere ücretsiz sosyolojik ve psikolojik destek verilmektedir. Tütün, alkol, madde, uyuşturucu, teknoloji ve kumar alanında bağımlı olan bireylerimize ücretsiz hizmet sağlamış bulunmaktayız. Bugün de tütünün ve sigaranın zararlarını burada aktarmaya çalıştık. Genç Yeşilay Topluluğu ve Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü Tütün Bağımlılığı Komisyon Başkanı Prof. Dr. Metin Genç hocamızla beraber bugün burada bu çalışmayı yapmaktan gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Jun 2022 15:00:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/06/sigaranin-zararlarina-dikkat-cekildi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tufenkci, Malatya Sağlık Üssü Durumuna Geldi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/tufenkci-malatya-saglik-ussu-durumuna-geldi-38045</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/tufenkci-malatya-saglik-ussu-durumuna-geldi-38045</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[AK Parti MKYK Üyesi ve <a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> Milletvekili <strong>Bülent</strong> <strong>Tüfenkci</strong>, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı ziyaret ederek, Malatya'daki sağlık yatırımlarıyla ilgili istişarede bulundu.
<div>Sağlık Bakanı Koca'ya TBMM'de gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin açıklamada bulunan Tüfenkci, "TBMM’de Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca'yı ziyaret ederek, Malatya genelinde hastanelerimizdeki doktor ihtiyaçlarımız ve yapımı tamamlanan Battalgazi Devlet Hastanemiz başta olmak üzere, ilimizdeki sağlık yatırımları ve planlanan projeler üzerine istişarelerde bulunduk. Sayın Bakanımız her zaman bizlerle iletişim halinde oldu ve taleplerimize samimi bir şekilde çözüm üretti. Bakıldığında Malatya'mız aldığı sağlık yatırımlarıyla bir sağlık üssü durumunda. Tabi biz hiç bir zaman 'bunlar yeter' demedik. Bu anlamda son ziyaretim de bazı talepler üzerine. Sayın Bakanım her zamanki sıcaklığı ve samimiyetiyle eğildi taleplerimize. Kendisine bu anlamda teşekkürlerimi sunuyorum." ifadelerini kullandı.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 May 2022 23:37:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/05/tufenkci-malatya-saglik-ussu-durumuna-geldi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Lösemili Çocuklar İçin &quot;Umuda Yürüyüş&quot;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/losemili-cocuklar-icin-umuda-yuruyus-38037</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/losemili-cocuklar-icin-umuda-yuruyus-38037</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da lösemili çocuklar için “Umuda Yürüyüş” isimli etkinlik gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[İnönü Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri Topluluğu (TODUP) tarafından organize edilen, her yıl yapılan ve bu yıl yedincisi düzenlenen yürüyüşe, Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, İnönü Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Kültürel Hizmetler Şube Müdürü Hilal Aksoy, topluluk üyeleri ve akademik personel ile öğrenciler katıldı. TODUP Başkanı Berkan Demez, yürüyüşün amacının farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek, Turgut Özal Tıp Merkezi Onkoloji Servisi’nde yatmakta olan lösemili çocuklar için her sene yılsonunda yürüyüş düzenlediklerini ve bu sene 7’nci yürüyüşü gerçekleştirdiklerini ifade etti.<br />
<br />
Etkinliğe katılan<a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/"><strong> </strong><strong>Malatya</strong><strong> </strong></a>Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, Yeşilyurt Belediyesi olarak her türlü sosyal sorumluluk ve farkındalık projelerine destek verdiklerini belirterek etkinliği düzenleyen TODUP’a ve yürüyüşe katılan öğrencilere teşekkür etti. İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği Müdürü Prof. Dr. Arzu Akyay, düzenlenen etkinlikle ilgili olarak, “Çocuklarımıza ayrı bir neşe getirdiniz, ayrı bir ümit ve mutluluk getirdiniz. Lösemili çocuklarımız da şu an buradalar. İnşallah sizden aldıkları enerji ile tedavilerine çok daha iyi bir şekilde devam edecekler. Yıl içinde de hep desteğinizi hissediyoruz, her şey için çok teşekkürler” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
İnönü Üniversitesi içerisinde yer alan Esenlik Market önünde başlayan etkinlik, Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde lösemili çocukların ziyaret edilip hediye takdim edilmesi ve umut balonlarının gökyüzüne bırakılması ile sona erdi.]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 May 2022 08:10:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/05/losemili-cocuklar-icin-umuda-yuruyus.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Hemşire Haftası Etkinlikleri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-hemsire-haftasi-etkinlikleri-37994</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-hemsire-haftasi-etkinlikleri-37994</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ev sahipliğinde, Turgut Özal Tıp Merkezi ve Türkiye Hemşireler Derneği Malatya Şubesi işbirliği ile 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası programı düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ev sahipliğinde, Turgut Özal Tıp Merkezinde Hemşirelik mesleğinin önemine vurgu yapıldığı programa Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Azize Atlı Özbaş konuşmacı olarak katıldı.
<div>Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programa, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. <strong>Ahmet</strong> <strong>Kızılay</strong>, Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili <strong>Vahap</strong> <strong>Erdem</strong>, Yeşilyurt Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Naci Şavata, Battalgazi Belediyesi Başkan Vekili Zafer Kırçuval, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nusret Akpolat, Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rukuye Aylaz, Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran, TÖTM Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Leyla Kılıç, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Servet Boyraz, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.</div>

<div>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan TÖTM Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Leyla Kılıç, günümüzde hemşirelik mesleğinin uygulama ve teorinin dışında güçlü aritmetik ve beceriler ile birlikte iyi ve etkin bir iletişim kurabilme yeteneğini de bünyesinde barındırması gerektiğini vurguladı. Kılıç, hemşireliğin hem Türkiye hem de dünya için vazgeçilmez ve en çok ihtiyaç duyulan mesleklerden biri olduğunu ifade ederek, “Hemşirelik ve tüm sağlık çalışanları salgın boyunca çok acı ve zorluk çekmiştir, çok fazla virüse maruz kalmış olmakla birlikte sağlıkta şiddet, iş yükünün artması gibi zor süreçler yaşamıştır. Bu zor süreçte hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarını rahmetle ve şükranla anıyorum. Hala bitirmeye çalıştığımız bu süreç hepimiz için zorluklar meydana getirmiş olmakla birlikte mesleki anlamda gözlem yapma, çözüm bulma gibi tespitleri de mesleğimize kazandırmıştır” dedi.</div>

<div>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Servet Boyraz ise, hemşirelik mesleğinin insanların yüreğine dokunabilmek ve insanların en zor zamanlarında yanlarında birilerinin olduğunu bilmelerini sağlamak olduğuna dikkat çekti.</div>

<div>TÖTM Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran da Hemşirelik Haftası'nın tarihçesinden bahsederek konuşmasına başladı. Başkıran, “Hemşire, dediğimiz zaman aslında hoşgörü, sevgi ve sadakatin dışında bütün insanlığa dil, din, ırk gözetmeksizin hepsine eşit şartlarda davranan bir bireyden bahsediyoruz. Hemşirelik, kutsal bir meslektir. Covid-19 sürecinde göstermiş oldukları başarı, sevgi ve şefkatin yanında vefat eden bütün hemşire arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bir cerrah olarak hemşire arkadaşımın ameliyatta bize ne kadar yardımcı olduğunu, hemşire olmadan hiçbir şeklide operasyon yapamayacağımızı çok iyi biliyorum. Dolayısıyla 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası'nı gönülden kutluyorum” ifadelerini kullandı.</div>

<div>Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rukuye Aylaz ise sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğunu hemşirelerin oluşturduğunu ifade etti. Aylaz, hemşireliğe yapılan yatırımın, insanlığa yapılan yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de hemşirelik  eğitiminin lisans programında verilmekte olduğunu hatırlatan Aylaz, Türkiye'de toplam 16 Hemşirelik Fakültesi bulunduğunu belirtti.</div>

<div>İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi hakkında bilgi veren Aylaz, “İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı'nda örgün öğrenci sayımız 1264'tür. Önümüzdeki yıllarda öncelikli olarak Hemşirelik Fakültemizin eğitimde akreditasyon sürecini tamamlamak ve İngilizce hemşirelik bölümünü açmak temel hedeflerimiz arasındadır” dedi.</div>

<div> </div>

<div>Rektör Kızılay'dan ‘kendinizi iyi yetiştirin' önerisi</div>

<div> </div>

<div>İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, hemşirelik mesleğinin insanı tedavi eden, bakım yapan bir sanat, bir bilim olduğunu vurgulayarak, “Hemşirelik Haftası vesilesiyle hemşirelerimizin ne kadar önemli bir meslek icra ettiklerinin tüm ülkemizde hatta dünyada farkındalık oluşturmasından çok mutluluk duyuyorum. Sevgili öğrenciler sizler de mutlaka şehirde, üniversitemizde sizi ilgilendiren bu hafta ile ilgili programa katılın. İyi yetişin, yetkin olun, uygulamada kendinizi iyi yetiştirin. Sağlık bir ekip işi, bütün sağlık mensuplarıyla iyi bir iletişim kurun” şeklinde konuştu.</div>

<div>Programa konuşmacı olarak katılan Hemşireler Derneği Başkanı Azize Atlı Özbaş, “ Hemşireler, Öncü Bir Ses- Küresel Sağlığı Güvence Altına Almak İçin Hemşireliğe Yatırım Yapın ve Haklarına Saygı Gösteren” isimli bir seminer verdi.</div>

<div>Özbaş, Türkiye Hemşireler Derneği'nin (THD) şu anki konumu hakkında bilgi vererek, “Pandemi şunu gösterdi, en gelişmiş ülkelerde bile sağlık sistemi gerçekten alarm vermeye başladı ve sağlık hizmetleri hastalık konusuna odaklandığı sürece ikinci ve üçüncü basamak hizmetler konusunda bir süreç yaşamaya devam edeceğiz. Sağlık hizmetlerinin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Yaşadığımız çevreye bakarak, görerek ne olup bittiği analiz etmemiz gerekiyor” diye konuştu.</div>

<div>Program, Aylaz'ın, Özbaş'a çiçek takdimi ardından son buldu.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 May 2022 18:41:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/05/malatya-da-hemsire-haftasi-etkinlikleri_1.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Hemşire Haftası Etkinlikleri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-hemsire-haftasi-etkinlikleri-37993</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-hemsire-haftasi-etkinlikleri-37993</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ev sahipliğinde, Turgut Özal Tıp Merkezi ve Türkiye Hemşireler Derneği Malatya Şubesi işbirliği ile 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası programı düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ev sahipliğinde, Turgut Özal Tıp Merkezinde Hemşirelik mesleğinin önemine vurgu yapıldığı programa Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Azize Atlı Özbaş konuşmacı olarak katıldı.
<div>Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programa, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. <strong>Ahmet</strong> <strong>Kızılay</strong>, Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili <strong>Vahap</strong> <strong>Erdem</strong>, Yeşilyurt Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Naci Şavata, Battalgazi Belediyesi Başkan Vekili Zafer Kırçuval, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nusret Akpolat, Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rukuye Aylaz, Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran, TÖTM Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Leyla Kılıç, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Servet Boyraz, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.</div>

<div>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan TÖTM Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Leyla Kılıç, günümüzde hemşirelik mesleğinin uygulama ve teorinin dışında güçlü aritmetik ve beceriler ile birlikte iyi ve etkin bir iletişim kurabilme yeteneğini de bünyesinde barındırması gerektiğini vurguladı. Kılıç, hemşireliğin hem Türkiye hem de dünya için vazgeçilmez ve en çok ihtiyaç duyulan mesleklerden biri olduğunu ifade ederek, “Hemşirelik ve tüm sağlık çalışanları salgın boyunca çok acı ve zorluk çekmiştir, çok fazla virüse maruz kalmış olmakla birlikte sağlıkta şiddet, iş yükünün artması gibi zor süreçler yaşamıştır. Bu zor süreçte hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarını rahmetle ve şükranla anıyorum. Hala bitirmeye çalıştığımız bu süreç hepimiz için zorluklar meydana getirmiş olmakla birlikte mesleki anlamda gözlem yapma, çözüm bulma gibi tespitleri de mesleğimize kazandırmıştır” dedi.</div>

<div>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Servet Boyraz ise, hemşirelik mesleğinin insanların yüreğine dokunabilmek ve insanların en zor zamanlarında yanlarında birilerinin olduğunu bilmelerini sağlamak olduğuna dikkat çekti.</div>

<div>TÖTM Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran da Hemşirelik Haftası'nın tarihçesinden bahsederek konuşmasına başladı. Başkıran, “Hemşire, dediğimiz zaman aslında hoşgörü, sevgi ve sadakatin dışında bütün insanlığa dil, din, ırk gözetmeksizin hepsine eşit şartlarda davranan bir bireyden bahsediyoruz. Hemşirelik, kutsal bir meslektir. Covid-19 sürecinde göstermiş oldukları başarı, sevgi ve şefkatin yanında vefat eden bütün hemşire arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bir cerrah olarak hemşire arkadaşımın ameliyatta bize ne kadar yardımcı olduğunu, hemşire olmadan hiçbir şeklide operasyon yapamayacağımızı çok iyi biliyorum. Dolayısıyla 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası'nı gönülden kutluyorum” ifadelerini kullandı.</div>

<div>Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rukuye Aylaz ise sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğunu hemşirelerin oluşturduğunu ifade etti. Aylaz, hemşireliğe yapılan yatırımın, insanlığa yapılan yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de hemşirelik  eğitiminin lisans programında verilmekte olduğunu hatırlatan Aylaz, Türkiye'de toplam 16 Hemşirelik Fakültesi bulunduğunu belirtti.</div>

<div>İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi hakkında bilgi veren Aylaz, “İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı'nda örgün öğrenci sayımız 1264'tür. Önümüzdeki yıllarda öncelikli olarak Hemşirelik Fakültemizin eğitimde akreditasyon sürecini tamamlamak ve İngilizce hemşirelik bölümünü açmak temel hedeflerimiz arasındadır” dedi.</div>

<div> </div>

<div>Rektör Kızılay'dan ‘kendinizi iyi yetiştirin' önerisi</div>

<div> </div>

<div>İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, hemşirelik mesleğinin insanı tedavi eden, bakım yapan bir sanat, bir bilim olduğunu vurgulayarak, “Hemşirelik Haftası vesilesiyle hemşirelerimizin ne kadar önemli bir meslek icra ettiklerinin tüm ülkemizde hatta dünyada farkındalık oluşturmasından çok mutluluk duyuyorum. Sevgili öğrenciler sizler de mutlaka şehirde, üniversitemizde sizi ilgilendiren bu hafta ile ilgili programa katılın. İyi yetişin, yetkin olun, uygulamada kendinizi iyi yetiştirin. Sağlık bir ekip işi, bütün sağlık mensuplarıyla iyi bir iletişim kurun” şeklinde konuştu.</div>

<div>Programa konuşmacı olarak katılan Hemşireler Derneği Başkanı Azize Atlı Özbaş, “ Hemşireler, Öncü Bir Ses- Küresel Sağlığı Güvence Altına Almak İçin Hemşireliğe Yatırım Yapın ve Haklarına Saygı Gösteren” isimli bir seminer verdi.</div>

<div>Özbaş, Türkiye Hemşireler Derneği'nin (THD) şu anki konumu hakkında bilgi vererek, “Pandemi şunu gösterdi, en gelişmiş ülkelerde bile sağlık sistemi gerçekten alarm vermeye başladı ve sağlık hizmetleri hastalık konusuna odaklandığı sürece ikinci ve üçüncü basamak hizmetler konusunda bir süreç yaşamaya devam edeceğiz. Sağlık hizmetlerinin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Yaşadığımız çevreye bakarak, görerek ne olup bittiği analiz etmemiz gerekiyor” diye konuştu.</div>

<div>Program, Aylaz'ın, Özbaş'a çiçek takdimi ardından son buldu.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 May 2022 18:41:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/05/malatya-da-hemsire-haftasi-etkinlikleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnönü Üniversitesi&#039;nde 14 Mart Tıp Bayramı Kutlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/inonu-universitesi-nde-14-mart-tip-bayrami-kutlandi-37660</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/inonu-universitesi-nde-14-mart-tip-bayrami-kutlandi-37660</guid>
                <description><![CDATA[İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen program ile 14 Mart Tıp Bayramı kutlandıç14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Malatya Tabip Odası Başkanı Doç.
İnönü Üniversitesi'nde düzenlenen program ile 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan <a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya </strong></a>Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. <strong>Erol Karaaslan</strong> hekimliğin sadece bir meslek olarak değil yaşam biçimi olarak kabul ettiklerini ifade ederek, “ Hekimler olarak sağlık hizmetlerinde daha ileriye gidebilmek insanlarımıza en uygun, en hızlı ve en etkin tedaviyi sunabilmek temel hedefimizdir” dedi.<br />
Hastayı korumak adına yapılan hasta hakları düzenlemeleri doktorları sıkıntıya düşürdüğünü belirten Karaaslan, “İnsanı yaşatmanın önemini biliyor. Mesai saati bilmeden çalışmaya devam ediyoruz. Hastamızın sağlığına kavuşması için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Fakat siyasal ve sosyal politikalar nedeniyle, hasta memnuniyeti, hekim paradigmasında hasta memnuniyetinin ön plana çıkartılması ne hastalara ne de hekimlere faydası olmuştur. Hastayı koruma adına yapılan hasta hakları düzenlemeleri her geçen gün daha çok doktorları köşeye sıkıştırmaktadır. Şiddete uğramaktan çekinen hekim mesleğini icra etmekte zorlanıyor. Risk almaktan kaçıyor. Alınmayan riskler yetersiz ve gecikmiş tedavilere neden oluyor. Sonuçta zarar gören yine hasta oluyor” şeklinde konuştu.<br />
Son yıllarda herkese eşit ve kaliteli sağlık hizmet felsefesiyle reform niteliğinde düzenlemeler yapıldığına değinen İl Sağlık Müdürü Vekili Dr. Kemal Şener ise “ Sağlıklı bir hayat toplumun vazgeçilmez temel hakkıdır. Etkin, kaliteli ve çağdaş bir sağlık sistemi ve buna bağlı sağlık hizmeti gelişmiş bir toplumun en önemli göstergelerindendir. Son yıllarda ülkemizde herkese eşit ve kaliteli sağlık hizmet felsefesiyle reform niteliğinde düzenlemeler yapılmış. Sağlık sisteminin çağın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi için sağlıkta dönüşüm programı başlatılarak çok önemli mesafeler alınmıştır. Sağlıkta dönüşüm programı kapsamında ülkemizde sağlık hizmetlerinin her kademesinde ve özellikle miadını doldurmuş temel sağlık hizmetlerinde revizyonlar yapılarak dünya standartlarında yenilikler yapılmıştır” diye konuştu.<br />
Tıp Fakültesi Dekan vekili Prof. Dr. <strong>Hilal Ermiş</strong>, hekimlerin yaşamış oldukları sıkıntılara değinerek, “Hekimler toplumun sağlığı ve iyiliği için ömrünü sarf eden milli kişiler olarak görülmüş. Cumhuriyetimizin kurulmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk hekimlerin ve sağlık mensupların yetişmesine çok büyük önem vermiştir ve Türk tıbbının gelişmesinde de Tıp Fakültelerinin, hastanelerin açılmasında da ciddi hizmetleri olmuştur. Böylece tıbbın Anadolu'ya yayılmasını da sağlamıştır. Birçok kısıtlılık adı altında hizmet vermeye çalışırken haksız gerekçelerle yapılan şikayetlere cevap vermek, sayfalarca savunma yazmak, sağlık hizmeti sunumundaki ağır mesai, asistanı ve öğrenci eğitimi, idari işler, hukuki yazışmalar nedeniyle birer bilim insanı olarak bizden beklenen bilimsel araştırmaları yapmaya ne gücümüz ne de vaktimiz kalmaktadır” dedi.<br />
Hekimlik mesleğinin her çağda saygın ve el üstünde tutulan meslek olduğunu belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. <strong>Nusret Akpolat</strong>, “ Bu mesleği değersizleştirmek isteyenler bilmelidir ki altın yere düşmekle paha kaybetmez. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının her türlü özlük haklarının ivedilikle karşılanması gerekmektedir” şeklinde konuştu.<br />
Hekimlerin hukuk ve sağlığın gerektirdikleri arasında sıkışıp kaldığını vurgulayan Akpolat, “ Malpraktis davaları hekimlerin hukuk ile sağlığın gerektirdikleri arasında sıkışıp kaldığı ve bir türlü bu cendereden kurtulamadığı bir durumdur. Bizler üniversitemiz bünyesinde çalışan sağlık çalışanlarına her türlü desteği vereceğimizi onların her türlü sıkıntılarında yanlarında olacağımızı, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için bunu gündemde tutacağımızı üniversitemizin sosyal imkanlarını hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın faydalanması için onların hizmetine sunacağımızı belirtiyorum” diye konuştu. Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen programa, Vali Vekili Mustafa Şahin, İl Sağlık Müdürü Vekili Dr. Kemal Şener, İnönü Üniversitesi Rektörü yardımcıları Prof. Dr. Nusret Akpolat, Prof. Dr. İbrahim Türkmen, AK Parti İl Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Pekel, Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran, Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hilal Ermiş, Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Erol Karaaslan, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Mar 2022 14:24:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/03/inonu-universitesi-nde-14-mart-tip-bayrami-kutlandi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya TÖTM&#039;de Yeni Endoskopi Ünitesi Açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-totm-de-yeni-endoskopi-unitesi-acildi-37488</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-totm-de-yeni-endoskopi-unitesi-acildi-37488</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversite Turgut Özal Tıp Merkezi’nde (TÖTM) Yetişkin Endoskopi Ünitesi’nin yeni yeri törenle açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> 'daki açılışa İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. <strong>Ahmet</strong> <strong>Kızılay</strong>, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. <strong>Ali</strong> <strong>Beytur</strong>, TÖTM Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran, Başhekim Yardımcıları, Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Taşkın ve Gastroenteroloji bölümü akademik personeli katıldı.</div>

<div>Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, gastroenteroloji bölümünün öneminden söz ederek, “Bugün Erişkin Endoskopi Ünitemizin yeni mekânında açılışını yapıyoruz. Gastroenteroloji bölümümüz hastanemizin en önemli bölümlerinden biri. Biz dünya Karaciğer Nakli Merkezi olduğumuz için Gastroenteroloji karaciğer naklinin en önemli bölümlerinden birisi. Sadece karaciğer nakli değil karaciğer hastalıkları, gastro ünitesinin ana sistem mide bağırsak hastalıkları, gastroenteroloji bölümünün alanı ve gastroenteroloji bölümü sadece dâhiliyenin içerisinin bir yan dalı değil, aynı zamanda girişimsel olarak birçok işlemin yapıldığı, neredeyse birçok ameliyatın öncüsü ya da ameliyatsız yapılan girişimlerle ameliyatı önleyen bir bölüm” ifadelerini kullandı.</div>

<div>Kızılay, Erişkin Endoskopi Ünitesi'nin yapımında emeği geçen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Beytur, Başhekim Doç. Dr. Adil Başkıran, Başhekim Yardımcıları, Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Taşkın ve Gastroenteroloji bölümü akademik ve idari personeline teşekkür etti.</div>

<div>Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Taşkın ise Gastroenterolojinin en önemli ünitelerinden biri olan Erişkin Endoskopi Ünitesi'nde, Türkiye'de birçok büyük ilde yapılan işlemlerin artık Turgut Özal Tıp Merkezi'nde gerçekleştirileceğini ve hem normal endoskopik işlemlerin, hem de ileri düzey endoskopik girişimsel işlemlerin yapılacağını belirtti.</div>

<div>TÖTM Başhekimi Doç. Dr. Adil Başkıran da Erişkin Endoskopi Ünitesi'nin hayırlı olmasını ve hastalara şifa dağıtmasını dileyerek, “Bugün toplanmamızın amacını Rektör hocam ve Yüksel hocam çok güzel açıkladı. Şimdi ben bir genel cerrahım ve endoskopinin, kolonoskopinin, ERCP'nin ne kadar önemli olduğunu ben de çok iyi biliyorum. Burada birçok kişiye cerrahi işlem gerekmeden endoskopi ve kolonoskopi ile çok rahatlıkla çözülebilecek vakalara, kıymetli hocalarım burada mücadele ederek ameliyatsız tedavi ediyorlar. Şimdi bir yeni ünitenin açılması yeni malzemelerin alınmasından öte bu malzemelerin ne kadar efektif kullanılacağı, ne kadar faydalı olacağı önemli. Bu da tamamen kullanacak ellerle bağlantılı, buradaki kıymetli hocalarımın hepsi birbirinden değerli, hepsi kendi dalında çok başarılı. Hepsine tekrar ‘hayırlı olsun' diyorum başarılar diliyorum” diye konuştu. </div>

<div>Açılış töreni, kurdele kesimi ve katılımcıların Erişkin Endoskopi Ünitesi'ni gezmeleri ile sona erdi.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 12 Feb 2022 19:30:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/02/malatya-totm-de-yeni-endoskopi-unitesi-acildi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Turcovac,Aşısına Davet</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-turcovac-asisina-davet-37481</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-turcovac-asisina-davet-37481</guid>
                <description><![CDATA[Yeni tip korona virüs vakalarının arttığı Malatya'da vatandaşlar aşı olmaya davet edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> Eğitim ve Araştırma Hastanesi sosyal medyasında yapılan paylaşımda, “Yerli aşımız<strong> Turcovac</strong>, Hastanemizde uygulanmaya başlandı. <strong>Turcovac </strong>aşısını yaptırmak isteyen vatandaşlarımız, mhrs.gov.tr sistemi veya Alo 182 üzerinden randevu alarak aşılarını olabilirler” denildi.<br />
Yeni tip korona virüs (Covid-19) pandemisi <strong>Omicron</strong> varyantının yüz bin kişide yaklaşık bin kişide görülmeye başlandığı Malatya'da yerli aşı <strong>Turcovac</strong> yaptırmak isteyenlerin randevu aldıktan sonra, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurmaları istendi.]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Feb 2022 12:39:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/02/malatya-da-turcovac-asisina-davet.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turkovac, Malatya&#039;da Vurulmaya Başlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/turkovac-malatya-da-vurulmaya-baslandi-37460</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/turkovac-malatya-da-vurulmaya-baslandi-37460</guid>
                <description><![CDATA[Yerli aşı Turkovac, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de uygulamaya başladı. Yeni tip korona virüs (Covid-19) pandemisinde etkili olduğu bildirilen yerli ve milli aşı Turkovac, Malatya'ya da geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> İl Sağlık Müdürü Prof. Dr.<strong> Recep Bentli</strong>, Turkovac aşısıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Yerli aşımız Turkovac'ı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanemizde uygulamaya başladık. 18 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımız randevu alarak Turkovac aşısını hem ilk doz hem hatırlatma dozu olarak yaptırabilirler” dedi.<br />
Bentli, “Hatırlatma dozu olarak uygulanması halinde tek doz olarak uygulanması yeterlidir. Turkovac aşısı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanemizde randevulu olarak yapıldığı için MHRS ya da 182'den randevunuzu alarak aşınızı yaptırabilirsiniz. Turkovac aşısı ilk doz olarak, dört hafta ara ile birer doz olmak üzere toplam iki doz uygulanacaktır. Aşının her iki dozu da aynı pandemik aşı ile uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Feb 2022 14:49:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/02/turkovac-malatya-da-vurulmaya-baslandi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Müdüründen Omicron Varyantı Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/saglik-mudurunden-omicron-varyanti-uyarisi-37414</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/saglik-mudurunden-omicron-varyanti-uyarisi-37414</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Recep Bentli, yeni tip korona virüste Omicron varyantının tehlikesine dikkat çekerek, “Omicron Varyantından sevdiklerimizi korumamızın tek yolu tamamlayıcı doz aşılarımızı yaptırmaktır” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. <strong>Recep Bentli</strong>, yeni tip korona virüste Omicron varyantının tehlikesine dikkat çekerek, “Omicron Varyantından sevdiklerimizi korumamızın tek yolu tamamlayıcı doz aşılarımızı yaptırmaktır” dedi.<br />
İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli, Omicron Varyantı ve tamamlayıcı doz aşıları konusunda açıklama yaptı. Bentli, “Omicron varyantının delta varyantı kadar şiddetli hastalık yapmadığı söylemi bizi yanıltmasın. Hastalığa yatkın kişilerde hala ağır tablolar görülmektedir. Omicron Varyantı, delta varyantından daha fazla bulaşma özelliğine sahiptir. Omicron varyantına yakalanan kişi sayısı arttığı için hastane ve yoğun bakımlara yatışlar ve maalesef vefat sayıları artmaktadır” ifadelerine yer verdi.<br />
“Daha hafif, hafif değildir” diyen Bentli, “Omicron varyantından sevdiklerimizi korumanın tek yolu, tamamlayıcı doz aşılarımızı yaptırmak ve maske - mesafe - hijyen kurallarını ihmal etmemektir” şeklinde önerilerde bulundu.]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Jan 2022 14:08:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/01/saglik-mudurunden-omicron-varyanti-uyarisi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Sağlık Çalışanlarına Afet Tatbikatı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-saglik-calisanlarina-afet-tatbikati-37410</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-saglik-calisanlarina-afet-tatbikati-37410</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da sağlık çalışanlarına afet farkındalık yangın önleme ve söndürme ile AFAD acil mobil uygulamasının tanıtımı yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> 'da sağlık çalışanlarına afet farkındalık yangın önleme ve söndürme ile AFAD acil mobil uygulamasının tanıtımı yapıldı.
<div>Özel bir hastane çalışanlarına afet farkındalık ve yangın önleme ve söndürme AFAD acil mobil uygulamasının tanıtımı yapılarak telefonlara indirilmesi, AFAD gönüllülük sisteminin yaygınlaştırılması eğitimleri gerçekleştirildi. Eğitim sonrası yangın söndürme tatbikatı yapıldı.</div>

<div>AFAD tarafından bu tür eğitim ve tatbikatların kurum ve kuruluşlarda sürdürüleceği kaydedildi.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Jan 2022 14:54:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/01/malatya-da-saglik-calisanlarina-adet-tatbikati.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Battalgazi Devlet Hastanesi Açılış İçin Gün Sayıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/battalgazi-devlet-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor-37311</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/battalgazi-devlet-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor-37311</guid>
                <description><![CDATA[Önümüzdeki günlerde hizmete girmek için gün sayan Yeni Battalgazi Devlet Hastanesi’nde bir araya gelen Battalgazi ilçesine bağlı bir grup muhtar, hastanenin yapılmasından dolayı emeği geçenlere teşekkür ettiler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[Hastanenin ilk yıkıldığı dönemde Battalgazi Belediye Başkanı olan ve şu anda <a href="https://www.maldiahaber.com/saglik/"><strong>Malatya</strong></a> Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Selahattin Gürkan’ın hastanenin yeniden yapılması noktasında çok büyük emekleri olduğunu söylediler.<br />
Battalgazi Devlet Hastanesi’nin yeniden yapılarak hizmete sunulacak olması ile ilgili görüşlerini dile getiren Battalgazi Muhtarlar Derneği Başkanı ve Uçbağlar Mahallesi Muhtarı Vahap Ortaç, “Şubat ayında açılacak Malatya Battalgazi Devlet Hastanesi emeği geçen tüm bürokrasilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Öncelikle bu hastanemizin ilk temel aşamasında 103 muhtarımızla Cumhurbaşkanımıza toplu imza gönderdik. Tabi bunlar ön basamak. Şu anki Büyükşehir Belediye Başkanımız, o zaman ki Battalgazi Belediye Başkanımız Selahattin Gürkan’ın şahsi girişimleri ve sarf ettiği yoğun emeğinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Battalgazi Devlet Hastanesi bölgeye ayrı bir renk, ayrı bir canlılık katacaktır. Dar gelirli vatandaşların ulaşımı problem olmaktaydı. Şehrimiz için bir katma değer oldu. Bölgenin ekonomik olarak kalkınmasını da sağlayacaktır. Burada ekonominin canlanması şehre katkı sağlayacaktır. Hastane bizim hem kalkınmamızın hem de refah seviyemizin yükseldiğini göstermektedir” dedi.<br />
<br />
Karaköy Mahalle Muhtarı Ramazan Öztürk ise, “Burası yıkıldığında kara kara düşünüyorduk. Biz buradan Yeşilyurt’a nasıl gidip geleceğiz diye. Sağ olsun Selahattin Gürkan Başkanım o zaman Battalgazi Belediye Başkanı iken beraber bir mücadele verdik. Çünkü çok çeşitli ve farklı farklı düşünceler dönüyordu. Allah razı olsun başkanımız dirayeti ve gayreti ile bu eseri Battalgazi bölgemize kazandırmıştır. Bundan dolayı öncelikle Cumhurbaşkanıma ve Büyükşehir Belediye Başkanıma çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Fırıncı Mahalle Muhtarı Hüseyin Fırıncı, “Bu hastanenin yıkımında Battalgazi büyük sıkıntılar içerisindeydi. Başta Cumhurbaşkanıma, Büyükşehir Belediye Başkanıma, milletvekillerine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hakikaten Battalgazi Devlet Hastanesinin yapılmasıyla büyük bir sıkıntı giderildi” diye konuştu.<br />
Bağtepe Mahalle Muhtarı Ahmet Şener, yapılan hizmetten dolayı teşekkür ederek, “ Bu hastanenin yapımında Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bakanlara ve Selahattin Başkanıma çok teşekkür ederim. Gerçekten mahallemize yapılan bu hizmetten dolayı Selahattin Başkanımıza bir borcumuz var. Güzel bir tesis yapıldı ve bu tesise bu bölgede ihtiyacı vardı. Selahattin Başkanım her yere aynı hizmeti veriyor. Yani inkar etmek mümkün değil” dedi.<br />
<br />
Hacı Haliloğlu Çiftliği Muhtarı Tahsin Fidan ise “Başta Cumhurbaşkanıma, Büyükşehir Belediye Başkanım Selahattin Gürkan’a emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.<br />
Küçük Hüseyinbey Mahalle Muhtarı Bilal Türker, “Battalgazi için gerekli olan bu hastanemiz yapıldı. Emeği geçen Selahattin Başkanımıza ve siyasilere teşekkür ederiz” dedi.<br />
Taştepe Mahalle Muhtarı Mehmet Kılıç ise, “İlçemize yapılan bu hizmetten dolayı başta Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Selahattin Gürkan Başkanımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Fırat Mahallesi Muhtarı Nihat Biner, “Malatya’mıza büyük bir değer katacak 363 yataklı açılışına az bir süre kala muhtarlarımızla birlikte hastanemizde toplandık. Bu hastanenin yıkımı aşamasında ve yerine yine hastane olabilmesi için çaba sarf eden Eski Fırat Mahalle Muhtarımız rahmetli Remzi Akdemir’i yad ediyorum. Hastanemizin şehrimize değer katması için elimizden geleni bizler de yaptık. Selahattin Gürkan başkanımın çok büyük emekleri var. Ben burada mahallem, şahsım, muhtarlarım adına ve tüm Malatyalılar adına Selahattin Başkanıma teşekkürler sunuyorum” diye konuştu.]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Jan 2022 15:38:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/01/battalgazi-devlet-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Basınç Odası Hizmete Açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-basinc-odasi-hizmete-acildi-37297</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-basinc-odasi-hizmete-acildi-37297</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 12 kişilik, hastalara basınç altında oksijen solunumu imkanı sunan basınç odası hizmete girdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 12 kişilik, hastalara basınç altında oksijen solunumu imkanı sunan basınç odası hizmete girdi.
<div> </div>

<div>Malatya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. <strong>Recep</strong> <strong>Bentli</strong>, 12 kişilik basınç odasını gezerek bilgi aldı. Burada açıklama yapan Bentli, "Hastanemizde 12 kişilik bir basınç odası hizmete başlamış ve ilk hastalarını tedaviye almış bulunmaktadır. Basınç odamız günümüz şartlarının modern teknolojisi ile donatılmış olup hasta güvenliği ve konforu ön planda tutulmuştur” ifadelerini kullandı.</div>

<div> </div>

<div>Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) önerilen veya mevcut şikayetleri sebebiyle muayene olmak isteyen hastalar, MHRS ve ALO 182 aracılığı ile Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp bölümüne randevu alarak müracaat edebiliyor.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Jan 2022 19:43:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2022/01/malatya-da-basinc-odasi-hizmete-acildi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Aşılan Kampanyası Başlatıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-asilan-kampanyasi-baslatildi-37085</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-asilan-kampanyasi-baslatildi-37085</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da korona virüse karşı aşılama oranının artırılması amacıyla ‘7’den 70’e aşılan, hayata bağlan’ kampanyası başlatıldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> 'da korona virüse karşı aşılama oranının artırılması amacıyla ‘7'den 70'e aşılan, hayata bağlan' kampanyası başlatıldı. Kampanyanın açılışında konuşan Malatya Valisi Aydın Baruş, virüse karşı tek silahın şuan aşılar olduğunu belirterek “Aşısızlarda hastalığa yakalanma riski oldukça yüksek” dedi.
<div> </div>

<div> </div>

<div>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü ve Malatya Aile Hekimliği Geliştirme Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği aşılanmaya dikkat çekmek, aşı bilincini ve farkındalığını artırmak amacıyla başlatılan ‘7'den 70'e Aşılan Hayata Bağlan' kampanyası ile kentteki aşılama oranın yükseltilmesi hedefleniyor.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen projenin tanıtım programına Malatya Valisi <strong>Aydın</strong> <strong>Baruş</strong>, Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Selahattin</strong> <strong>Gürkan</strong>, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli, Aile Hekimliği Geliştirme Derneği Başkanı Dr. Vahap Almasulu, İnönü üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bayındır ile çok sayıda öğretmen ve öğrenci katıldı.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Salgının başlangıcından itibaren devlet olarak bütün tedbirlerin alındığını belirten Vali Aydın Baruş, salgınla mücadelede toplum olarak birlikte hareket etmek zorunda olduklarını söyledi. Salgının başlangıcından itibaren tüm tedbirleri aldıklarını ve almaya da devam ettiklerini belirten Baruş, “Covid-19 salgınına karşı en etkili korunma yöntemi olan aşılamanın önemine dikkat çekmek için devlet olarak gerekenleri yapmaya çalıştık” dedi.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>“ Genç nüfusta aşılama oranı düşük bunu yükseltmemiz lazım”</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Malatya'nın aşılama olarak halen mavi kategoriye ulaşmamasının üzüntü verici olduğunu da vurgulayan Vali Baruş, “Çünkü Türkiye genelinde 2'nci doz aşı oranı yüzde 80'leri aştı. Biz hala yüzde 73'lerdeyiz. Malatya'nın hala mavi bölgeye geçememesi tam doz aşılamada bizleri üzüyor. Sağlığımızın korunması için, komşularımızın, akrabalarımızın, anne ve babamızın, çocuklarımızın bütün aile fertlerinin sağlığını korumak hastaneye düşmesini engellemek için aşıya muhtacız. Sağlıklı olarak kalacaksak birlikte aşılama kampanyasına destek vermemiz gerekiyor. Genç nüfusta aşılama oranı düşük bunu yükseltmemiz lazım ve Malatya olarak biran önce mavi kategoriye geçmemiz lazım” ifadelerini kullandı.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Aşılama döneminin başlangıcından 30 Kasım' kadar olan süreçte Malatya'da Covid-19 hastalığına yakalananların sayısının 42 bin 256 kişi olduğunu da açıklayan Baruş, “Bu hastaların içerisinde 3 doz aşısını yaptıran yüzde 7 yani 3 bin 10 rakamına tekabül ediyor. 2 doz aşısını yaptıran 11 bin 279 kişi, yüzde 27'ye tekabül ediyor. 1 doz aşısı yaptıran 9 bin 267 kişi yüzde 22'ye tekabül ediyor. Aşısız da 18 bin 700 kişi, bu da tüm hastaların yüzde 44'üne tekabül ediyor. Aşısızlarda hastalığa yakalanma riski oldukça yüksek. Eğer aşılama oranımız yüksek seviyelerde olsa ve yeterli doz sayısınca aşılama yapılsaydı, bugüne kadar ki hasta sayımız, yoğun bakım ve entübe oranımız ayrıca ölüm oranımız oldukça düşecekti” şeklinde konuştu.Tüm tedbirlere mutlaka uymalıyız”</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli ise salgınlara karşı tüm tedbirlere uyulması gerektiğini ifade ederek, Malatya'da 2 doz aşılamada 30 yaş altı aşılama oranının yüzde 52, 20 yaş altı ise yüzde 36 olduğunu belirtti. Mutasyonlardan korkmadan aşıların tam olarak yapılmasının önemine değinen Bentli, “Kış aylarına girerken ilerleyen günlerde yeni varyantlar ile zor günler yaşamamak için tüm tedbirlere mutlaka uyumamız gerekir” diye konuştu.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Aşının toplum sağlığı üzerinde etkili olduğunu ve aşının Covid 19 ile mücadelede en etkili koruma yöntemi olduğunu belirten Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'da “Millet sağlığı açısından ve insanlık sağlığı açısından aşılanmamız bizim menfaatimize yararımızadır. Dolayısıyla '7'den 70'e Aşılan Hayata Bağlan' hayata tutun demişler. Covid 19 ile en iyi mücadele en iyi koruma yöntemi aşıdır diyor. Bugün Covid de dünya genelinde 2 milyonun üzerinde insanımızı kaybettik. Aşılandığınız takdirde hem kendi sağlığınızı hem aile fertlerinin sağlığını hem toplum sağlığını hem ülkenin sağlığını hem insanlığın sağlığına hizmet etmiş olacağız” dedi.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>“Bu sıkıntılı süreci, aşılama oranları istenilen seviyeye ulaştığında bitirebiliriz”</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Malatya Aile Hekimliği Geliştirme Derneği yönetim kurulu üyesi Dr. Hümeyra Güzel ise sağlık personelleri olarak pandemi sürecini en iyi şekilde yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. Aşılanma oranlarını arttırmak amacıyla böyle bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Güzel, “Covid 19 hastalığı nedeniyle birçok vatandaşımız ve sağlık çalışanımız hayatını kaybetti. Bu süreç bize toplumsal sağlığın ve sağlıkla gelen huzurun ne kadar önemli olduğunu bir kere daha gösterdi. Bu süreçte aile hekimliklerine çok iş düştü. Bizler sağlık ordusunun askerleri olarak hem hastalarımız hem sağlık müdürlüklerimiz ve hastanelerimizle birlikte süreci en iyi şekilde yönetmeye çalıştık. Biliyoruz ki bağışıklamayı sağlamının en etkin ve güvenilir yolu aşılamadır. Bizlerde Malatya'da aşılama oranını arttırmak ve Covid 19 pandemisi vesilesiyle aşılamanın önemine vurgulamak için '7'den 70'e Aşılan Hayata Bağlan' projesinin başlatma kararı aldık. Bu sıkıntılı süreci ancak aşılama oranlarımız istenilen seviyeye ulaştığında bitirebiliriz” şeklinde konuştu.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>“Aşı son derece güvenli”</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>İnönü üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bayındır'da hastalıklarla korunmada aşının önemine değindi. Aşının son derece güvenli olduğunu ve enfeksiyonlardan koruduğunu ifade eden Bayındır, “Hasta olsak bile ölümden ve yoğun bakıma yatmaktan kendimizi kurtarmış oluyoruz. Eğer aşıyı ret edersek hastalığı kabul etmiş oluruz. Eğer siz aşı yaptırmazsanız sizin etrafınızdaki kişilere hasta olarak başkalarına da bulaştırabilirsiniz” ifadelerine yer verdi.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Bayındır, ülke olarak aşı çalışmalarının sürekli desteklendiğini belirterek şunları söyledi:</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>“ Ülke olarak gerek Osmanlı döneminde gerekse Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün desteğiyle tüm hükümetler devlet adamları hep aşıyı desteklediler. Kurtuluş savaşından çıkan çok zor şartlarda olan ülke olarak biz aşı çalışmalarına devam etmişiz hiç bırakmamışız. Aşı paranın satın alabileceği en büyük sağlık yatırımıdır. Bu sayede sağlımızı çok ucuz fiyata elde etmiş oluyoruz. Çünkü hastalıkların tedavisi çok daha pahalı.”</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Dec 2021 21:28:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2021/12/malatya-da-asilan-kampanyasi-baslatildi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Aile Hekimlerine Hizmet İçi Eğitim</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-aile-hekimlerine-hizmet-ici-egitim-37052</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-aile-hekimlerine-hizmet-ici-egitim-37052</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'da aile hekimlerine, 5 farklı grup halinde 2 gün boyunca hizmet içi eğitimi verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com"><strong>Malatya</strong></a> 'daki tüm aile hekimlerine, Kardiyovasküler Hastalıklar, İnme ve Beyin Damar Hastalıkları, Kronik Böbrek Hastalıkları ve Yaşlı Sağlığı konularında hizmet içi eğitim verildi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı'nca organize edilen eğitim 5 farklı grup halinde 2 gün sürdü.
<div> </div>

<div> </div>

<div> </div>

<div><strong>Eğitimin</strong> <strong>bir</strong> <strong>bölümüne</strong> <strong>katıldı</strong></div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Bu arada, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. <strong>Recep</strong> <strong>Bentli</strong>, düzenlenen aile hekimlerine yönelik Kronik Hastalıklar İzlemi 2. ve 3. modül eğitim programının ilk oturumuna katılım sağlayarak konuşma yaptı.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Nov 2021 12:28:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2021/11/malatya-da-aile-hekimlerine-hizmet-ici-egitim.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da 14 Yıldır Kapalı Olan Kalp Damarı Açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-14-yildir-kapali-olan-kalp-damari-acildi-36986</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-14-yildir-kapali-olan-kalp-damari-acildi-36986</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayeti ile başvuran hastanın, 14 yıldır tıkalı olan kalp damarları uygulanan operasyonla açılarak sağlığına kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.maldiahaber.com">Malatya</a> Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayeti ile başvuran hastanın, 14 yıldır tıkalı olan kalp damarları uygulanan operasyonla açılarak sağlığına kavuştu.
<div> </div>

<div> </div>

<div>Türkiye Muharip Gaziler Derneği Başkanı İbrahim Cengiz, 14 yıl önce bypass ameliyatı oldu. Artan ağrıları ve nefes darlığı ile ilgili Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran Cengiz'in damarlarında tıkanıklıktan şüphelenilmesi üzerine kroner anjiyo yapılmasına karar verildi.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Yapılan anjiyoda Cengiz'in, kalp ana damarlarının hepsinin tıkalı olduğu ve baypass atardamarlarının da tıkalı olmasıyla Prof. Dr. Erdal Aktürk tarafından başarılı bir operasyonla 14 yıl tıkalı olan damarlar açıldı.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Cengiz, sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Erdal hocamıza çok teşekkür ediyorum. Yoğun ağrılar ile geldiğim hastaneden sağlığıma kavuşmuş olarak çıkıyorum. Erdal hocamız ilimiz için çok değerli bir isim. Ona ve tüm ekibine teşekkür ediyorum” dedi.</div>

<div> </div>

<div> </div>

<div>Operasyon hakkında bilgi veren Prof. Dr. Erdal Aktürk, “ Bizler için çok kıymetli olan gazilerimizin ve İbrahim beyin ıstıraplarının dindirmek ve tedavi edebilmek çok önemli, sağlık, sıhhatli iyi bir yaşam diliyorum. Bu nazik ziyareti için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Nov 2021 19:05:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2021/11/malatya-da-14-yildir-kapali-olan-kalp-damari-acildi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da her 5 Kişiden Biri Diyabet Hastası</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-her-5-kisiden-biri-diyabet-hastasi-36968</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/malatya-da-her-5-kisiden-biri-diyabet-hastasi-36968</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'da 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yürüyüş etkinliği düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[Malatya 'da 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yürüyüş etkinliği düzenlendi. Malatya Park AVM'den başlayarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde son bulan yürüyüşe dair açıklamada bulunan Lezzan Keskin, ”Bugün 14 Kasım Dünya Diyabet Günü. Dünya Diyabet Günü dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkinliklerle kutlanmakta. Biz de bugün bu etkinliği Malatya'da kutlamanın heyecanını yaşıyoruz. Diyabet vücutta kan şekeri yüksekliği ile seyreden ve uzun vadede vücudun diğer organlarına ciddi zararlar veren kronik bir hastalık. Bu nedenle hastalığın farkındalığını arttırmak ve gerekli tedbirleri almak manasında bazı bilgilendirmeleri yapmanın çok önemli olduğunu biliyoruz. Diyabet öncelikle sağlıklı bir beslenme gerektirir. Beraberinde yürüyüş, egzersiz mutlaka hayatımızda olmalı. Stresten uzak durmak, sigara ve alkolü ise tamamen kesmek en önemli kurallardır diye düşünüyoruz” dedi. Malatya'da her 5 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu kaydeden Keskin, şöyle devam etti: ”Diyabet her geçen gün dünyada artarken, ülkemizde de son yapılan çalışmalarda da yaklaşık yüzde 13 olarak belirlenmiş. İlimiz ise maalesef yüzde 21 ile Türkiye'de en yüksek değere sahip. Yani her 5 kişiden biri diyabet hastası. Biz değilsek bile yakınlarımızda diyabet bulunmakta. O yüzden farkındalığı arttırmak için yürüyüşümüze başladık. Bunun simgesi olan mavi halkayı da belirtmek isterim. Mavi bizim için umut demek, halka ise birlik ve beraberlik demek. Bugün güneşli bir günde burada hep beraber diyabet için yürümeyi hedefledik” diye konuştu.]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Nov 2021 17:20:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2021/11/malatya-da-her-5-kisiden-biri-diyabet-hastasi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gençlerden Örnek Hareket</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.maldiahaber.com/haber/genclerden-ornek-hareket-36921</link>
                <guid>https://www.maldiahaber.com/haber/genclerden-ornek-hareket-36921</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da gençler örnek hareket göstererek kan bağışında bulundular.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[28 Ekim-3 Kasım Kızılay Haftası olması nedeniyle Gençlik ve Spor Müdürlüğü Beydağı Kız Öğrenci Yurdunda Kızılay ilgilileri, gönüllü kan bağışında bulunan öğrencilerden 50 ünite civarında kan aldılar.<br />
<br />
Bu arada, Beydağı Gençlik Merkezi sağlık timi üyeleri de, Kızılay Haftası münasebetiyle Kızılay standını ziyaret edip kan bağışında bulundular.<br />
Kan bağışının azaldığı kış mevsimi öncesinde kan bağışında bulunarak örneklik gösteren gençlerin hareketi takdirle karşılandı.]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Nov 2021 14:31:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.maldiahaber.com/images/haberler/2021/11/genclerden-ornek-hareket.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
