© Maldia Haber

Uzmanlardan Uyarı: Artan Ekran Süresi Zihni Yoruyor

 Günlük yaşamın merkezine yerleşen dijital cihazlar, son yıllarda ekran süresinin kayda değer biçimde artmasına neden oldu.

 Günlük yaşamın merkezine yerleşen dijital cihazlar, son yıllarda ekran süresinin kayda değer biçimde artmasına neden oldu. Uzmanlara göre bu artış yalnızca fiziksel yorgunlukla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda dikkat dağınıklığı, uyku düzensizliği, stres artışı ve sosyal ilişkilerde zayıflama gibi psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Bu noktada “dijital detoks”, hem zihinsel hem fiziksel iyilik halini destekleyen önemli bir dengeleme yöntemi olarak öne çıkıyor.

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, uzun süreli ekran maruziyetinin özellikle genç yetişkinlerde zihinsel yorgunluğu artırdığını belirterek, “Dijital uyaranlara sürekli maruz kalmak, beynin dinlenme kapasitesini azaltıyor. Bildirimlerin yarattığı dikkat kesintileri, bireylerin odaklanma becerilerini zayıflatıyor ve içsel ritimlerini bozuyor. Dijital detoks, bu döngüyü kırmak ve zihni yeniden dengeye kavuşturmak açısından son derece etkili bir yöntemdir,” dedi.

Uzmanlar, ekran süresinin artmasının beynin ödül sistemini etkileyerek dopamin dengesini bozduğunu, bunun da motivasyon kaybı, huzursuzluk ve odaklanma güçlüğü gibi sorunlara yol açtığını ifade ediyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışığın uyku kalitesini düşürdüğü, bu durumun da gün içindeki enerji düzeyini ve bilişsel performansı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Yapılan araştırmalar, düzenli dijital detoks yapan bireylerde stres seviyelerinin azaldığını, uyku kalitesinin yükseldiğini ve yaşam doyumunun arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, ekran süresini yönetmenin yalnızca zihinsel sağlık açısından değil, aynı zamanda kişilerarası ilişkilerde daha sağlıklı iletişim kurmak için de büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Prof. Dr. Şimşek, dijital detoks uygulamalarının teknolojiyi tamamen terk etmek anlamına gelmediğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Dijital detoks, teknolojiyle aramıza sağlıklı bir mesafe koymayı öğretir. Amaç dijital dünyayı reddetmek değil; teknolojiyle olan ilişkimizi yeniden tanımlamaktır. Kişi, teknolojiyi nasıl ve ne kadar kullandığını fark ettiğinde, dijital araçları kendi yaşam ritmine uygun hale getirebilir. Günün belirli saatlerinde ekranlardan uzaklaşmak, sosyal medya kullanımını bilinçli biçimde sınırlandırmak, çevrimdışı etkinliklere ve doğayla temas içeren uğraşlara yönelmek zihinsel yenilenme açısından büyük fayda sağlar. Dijital detoks; zihni susturup duygusal dengeyi yeniden kurmak için bilinçli bir tercihtir. Bu uygulama, dikkat süresini uzatır, uyku kalitesini artırır ve bireyin kendi iç dünyasıyla temasını güçlendirir.”

Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Teknoloji çağında tamamen kopmak mümkün değil, ancak dengeyi kurmak bizim elimizde. Dijital detoks, bireyin hem zihinsel hem duygusal kapasitesini yenileyen bir öz farkındalık sürecidir. Ekran süresini kontrol altına almak, dijital çağın hızına karşı kendimize alan açmak anlamına gelir. Bu farkındalık, modern yaşamın getirdiği zihinsel yorgunluğu azaltmanın ve sürdürülebilir bir ruhsal denge kurmanın en etkili yoludur.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER