MİMSAN RDF Enerjiden O iddialara Cevap!
GÜNDEMMalatya’da çevre ve hava kirliliği tartışmalarının odağında yer alan MİMSAN RDF Enerji Santrali hakkında gündeme getirdiğimiz iddialara şirket yönetiminden yanıt geldi.
2. Organize Sanayi Derneği Başkanı Abdulkadir Sevim’in, tesisin kalorisi yüksek atıkları yakarak çevreye ve hava kalitesine zarar verdiği yönündeki açıklamalarının ardından MİMSAN Grup Yetkilileri ve Yönetim Kurulu Başkanı Enver İlhan, Maldia Haber’e konuştu.
Geçtiğimiz günlerde 2. Organize Sanayi Derneği Başkanı Abdulkadir Sevim ile MİMSAN RDF Enerji Santrali hakkında bir röportaj gerçekleştirmiş ve santralin çevreye zarar verdiği, kalorisi yüksek atıkların yakılması nedeniyle hava kirliliğine neden olduğu yönündeki iddiaları gündeme taşımıştık.
Kamuoyunda ses getirerek, yankı uyandıran bu açıklamaların ardından MİMSAN Grup Yetkilileri ve Yönetim Kurulu Başkanı Enver İlhan’dan söz konusu iddialara cevap geldi.
Şirket Yetkilileri Maldia Haber’e ulaşarak bizi MİMSAN RDF Enerji Santrali’ne davet etti. Davet üzerine tesisi yerinde inceleyerek santralin çalışma sistemi, kullanılan yakıtlar, baca gazı arıtma süreçleri ve emisyon ölçümleri hakkında şirket yetkililerinden bilgi aldık.
MİMSAN RDF Enerji Yetkilileri, tesisin “Malatya’ya zehir saçtığı” ve hava kirliliğine neden olduğu yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulunarak, kamuoyundaki tartışmaların bilimsel veriler, resmi ölçümler ve teknik bilgiler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söylediler.
Malatya’da bir süredir çevre ve baca emisyonları tartışmalarının odağında olan MİMSAN RDF Enerji Santrali’ne gittik.
Amacımız basitti: tesisi yerinde görmek, sistemin nasıl çalıştığını anlamak
ve kamuoyuna yansıyan iddiaları doğrudan şirket yetkililerine sormak.
Mimsan Yetkililer verdikleri bilgi şu şekilde;
Yetkililer, çevreye dair endişeleri ciddiye aldıklarını söylüyor. Ama santralin mesnetsiz iddialar üzerinden yargılanmasına itirazları var. Resmi kurumlardan gerekli izinlerin tamamının alındığını hatırlatıyor ve konuşmanın şu sorular üzerinden yürümesini istiyorlar: Tesis nasıl çalışıyor, hangi yakıt kullanılıyor, baca gazı hangi aşamalardan geçiyor ve ölçümler ne söylüyor?
Atık, burada enerjiye dönüşüyor
Santralin çalışma mantığı özetle şu: enerji değeri olan ve belirli kriterleri karşılayan biyokütle atıklar elektriğe dönüştürülüyor.
RDF, yani “atıktan türetilmiş yakıt”, her atığın alınıp doğrudan yakılması demek değil.
Enerji geri kazanımına uygun biyokütle atıklar önce hazırlama ve kabul süreçlerinden geçiyor; ancak ondan sonra yakıt olarak kullanılıyor.
Sonuçta iki iş bir arada yapılıyor: bir yandan elektrik üretiliyor, bir yandan da doğada kendi haline bırakılacak atık geri kazanılıyor.
Yetkililerin en çok üzerinde durduğu konu ise yakıtın niteliği. Tesise gelen malzemenin belirlenen kabul kriterlerine uyup uymadığı kontrollerden geçiriliyor.
“Tesiste Sürekli Baca (Emisyon) Ölçüm Sistemi Bulunuyor”
Tartışmalarda en çok gündeme gelen başlıklardan biri baca gazı arıtma sistemi.
Bunu sorduğumuzda verdikleri cevap şu oldu: bir enerji tesisinde çevre kontrolü, bacanın ucundaki tek bir filtreye indirgenemez.
Yakıtın kabulünden yanma koşullarına, baca gazının arıtılmasından ölçüm ve kontrol süreçlerine kadar birbirini tamamlayan birçok aşama var.
Tesisle ilgili en çok merak edilen konu ise baca emisyonları. MİMSAN yetkilileri, denetimin belirli dönemlerde yapılan ölçümlerden ibaret olmadığını hatırlatıyor.
Tesiste Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) bulunuyor.
Baca gazı emisyonları 24 saat kesintisiz
ölçülüyor, veriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından takip ediliyor.
Yani emisyon değerleri işletmenin kendi kontrolüne bırakılmış değil; kamu otoritesinin gözetiminde sürekli izleniyor.
Şirket yetkilileri bu sistemi çevresel denetim açısından önemli bir güvence olarak görüyor: “Tesisle ilgili farklı yorumlar yapılabilir.
Ancak çevresel performansın gerçek göstergesi ölçüm sonuçlarıdır.
Emisyonlarımız 24 saat ölçülüyor ve Bakanlık tarafından takip ediliyor.” Böylece emisyon değerleri kayıt altına alınıyor, çevresel performans da anlık ve ölçülebilir veriler üzerinden konuşulabiliyor.
“Çevre konusundaki eleştirileri yok saymıyoruz”
MİMSAN yönetimi, kamuoyundaki çevre hassasiyetini görmezden gelmediklerini de vurguluyor.
Şirket yetkilileri bunu şöyle anlatıyor:
“Malatya bizim şehrimiz.
Burada üretim yapıyoruz ve şehre değer katma misyonunu
taşıyoruz, burada istihdam sağlıyoruz; çalışanlarımızın büyük bölümü aileleriyle
birlikte bu şehirde yaşıyor.
Çevre konusunda ortaya çıkan her endişeyi bu yüzden önemsiyoruz. Ama değerlendirmelerin bilimsel ölçümler,mevzuat ve teknik veriler
üzerinden yapılması gerektiğine inanıyoruz.
Tespit edilen ya da geliştirilebilecek her konuda teknik iyileştirme yapmanın işletmeciliğin doğal bir parçası olduğunu söylüyorlar.
Kapıların açık olması önemli
Çevre ve insan sağlığını ilgilendiren bir konuda soru sormak son derece doğal. Sanayi kuruluşlarının da bu sorulara olabildiğince açık ve anlaşılır cevap vermesi gerekiyor.
MİMSAN yönetiminin yaklaşımı da bu yönde. Yetkililer, tesisin çevresel performansının bağımsız
ölçümlerle ve yetkili kurumların denetimiyle değerlendirilmesine karşı olmadıklarını söylüyor; aksine bunun tartışmayı daha sağlıklı bir zemine taşıyacağını düşünüyorlar.
Sonuçta mesele, bir şirketin haklı ya da haksız çıkmasından daha büyük. Konu Malatya’nın havası, çevresi, sanayisi ve enerji ihtiyacıysa herkesin uzlaşabileceği nokta aynı: üretim devam ederken
çevrenin ve insan sağlığının korunması.
MİMSAN cephesi de kendisini tam olarak burada konumlandırıyor: üretmek, atığı enerjiye dönüştürmek ve bunu yaparken çevresel sorumluluğunu yerine getirmek.
Şirketin yaklaşımını özetleyen cümle ise sade:
“Biz Malatya’da sadece üretim yapmıyoruz; burada yaşıyoruz.
Bu nedenle bu şehrin
havasını, toprağını ve geleceğini korumak bizim de sorumluluğumuz.”
Malatya’dan dünyaya uzanan bir hikâye
Tesisi gezdikten sonrasında MİMSAN Yönetim Kurulu Başkanı ENVER İLHAN ile yaptığımız mülakatta; Söz şirketin kendi hikâyesine gelince anlatım da değişiyor; teknik başlıkların yerini Malatya’da başlayan uzun bir yol alıyor.
“MİMSAN’ın hikâyesi Malatya’da başladı.
Yıllar içinde büyüdük. Bugün yalnızca
Malatya’da değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve yurt dışında yürüttüğümüz projelerle enerji sektöründe çalışıyoruz.”
Çalışma alanı geniş: endüstriyel kazanlardan enerji santrallerine, biyokütle ve atıktan enerji sistemlerinden kojenerasyon ve trijenerasyon uygulamalarına kadar. İlhan, mühendislik, tasarım ve imalatın yanı sıra sahadaki montaj ve devreye alma süreçlerini de kendi ekipleriyle
yürüttüklerini anlatıyor.
Malatya’daki tesislerde geliştirilip üretilen sistemler bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve birçok
ülkede çalışıyor. Son yıllarda yurt dışı projelerinin ağırlığı artmış.
Enver İlhan bunu, Malatya’da
biriken mühendislik ve üretim tecrübesini uluslararası projelere taşımak olarak tanımlıyor.
Bu tablonun Malatya açısından ayrı bir anlamı olduğunu söylüyor:
“Yurt dışında yaptığımız her proje, aslında Malatya’da yapılan mühendisliğin, üretimin
ve emeğin dünyaya ulaşması demek. Bir yandan ihracatımızı ve uluslararası
faaliyetlerimizi büyütüyoruz, bir yandan da bu şehirde oluşturduğumuz istihdamı ve
nitelikli insan kaynağını korumaya ve geliştirmeye çalışıyoruz.”
Önümüzdeki dönem için hedefler de aynı çizgide: enerji verimliliği, biyokütle, atıktan enerji ve sürdürülebilir enerji çözümleri. Uzun yıllara dayanan tecrübeyi yeni teknolojilerle birleştirerek hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda çalışmayı sürdürmeyi hedefliyorlar.
Enver İlhan’ın bu bölümü özetleyen cümlesi ise şu:
“Malatya bizim için yalnızca üretim yaptığımız bir şehir değil; Türkiye’ye ve dünyaya açıldığımız merkez.”
Ge
İlginizi Çekebilir