Dr. Boran, Din Allah’ın Yardımıyla Yaşanır
GÜNDEMDr.Abdulcabbar Boran, Allah, bizi yaratandır. Biz hepimiz Allah’a ihtiyaç duyarız. Allahû Tealâ, kâinattaki dostlarımızın en büyüğüdür.
Dr.Abdulcabbar Boran, yaptığı yaptığı yazılı açıklamada, Allah, bizi yaratandır. Biz hepimiz Allah’a ihtiyaç duyarız. Allahû Tealâ, kâinattaki dostlarımızın en büyüğüdür. Bütün problemlerimizi halledebilecek olan yegâne merciidir. AllahûTealâ, bizi yaratmış ve Kendisiyle hep ilişkide bulunmamızı ve O’na müracaat etmemizi istiyor.
Müracaat asıldır. Allah’a müracaat ettikçe bilenirsiniz, güçlenirsiniz. Siz, hangi iş olursa olsun onu yapabileceğinize inanıyorsanız, Allahû Tealâ’dan da bu istikamette istiyorsanız, mutlaka o hedefe ulaşırsınız. İnsanlar için imkansız olan Allah için çok kolaydır. Siz bir hedefe ulaşamayacağınızı düşünüyorsanız ve bunun için de Allah’tan istemek gereğini bile duymuyorsanız, o zaman o hedefe ebediyyenulaşamazsınız. Öyleyse Allahû Tealâ’nın yardımı, sizin îmânınızın ve Allah’tan talebinizin üzerine kurulan bir köprüdür.
Allah’tan talep etmeniz gereken ilk şey ise, Allah’tan yine Allah’ı istemenizdir. O’nun sevgisini istemenizdir. Allah’a ulaşmayı dilemenizdir. Bu sebeple Allah’a ulaşma dileği Kur’ân-ı Kerim’de 12 defa üzerimize farz kılınıyor. Allah'a ulaşmayı dilerseniz, o zaman O’nun size vereceği manevî yardımlar konusunda gerekli hüviyetin sahibi olursunuz. Dilemezseniz; işte o zaman kendinize yazık edenlerden olursunuz.
39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
Allah’ın yardımı, Allah’a ulaşmayı dileyen kulun üzerinde tecelli eder. Allah’ın 700 katlık bir sarayı inşa etmesi için, bizim mutlaka bodrum katını kendimizin oluşturması lâzım. O bodrum katı, Allah’a ulaşmayı dilemektir. Diyeceksiniz ki: “Ey Yüce Allah’ım, ben Seni çok seviyorum. Bu dünya hayatını yaşarken Sana ulaşmak istiyorum. Ermiş evliyaların gibi ben de Sana ruhumu ulaştırmak istiyorum. Senin dostlarından olmak istiyorum. Ne olur, bu dileğimi kabul et.”
Biz Allah’a ulaşmayı dilediğimiz zaman Allah bize 12 tane ihsanla yardımda bulunur. Gözlerimizdeki, kulaklarımızdaki, kalbimizdeki, Allah’ın âyetlerini anlamamıza mani olan engelleri kaldırır, kalbimizi Kendisine çevirir ve bir nur yolu açar, “Allah” ismini zikretmemizle birlikte kalbimizde huşû oluşturur. Bu huşû ile birlikte hacet namazı kılarak mürşidimizi Allah’tan sorarsak mutlaka o devirde yaşayan ve bize Kur’ân’daki mutluluğu öğretecek olan mürşidimizi bize rüyamızda gösterir.
5/MÂİDE-35: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
Allah'ın yardımı olmadan din yaşanamaz. Bu yardımın başlangıcı Allah'a ulaşmayı dilemektir. Allah'a ulaşmayı dileyen kişiye Allah yardım eder, mürşidine ulaştırır, hidayete erdirir ve teslimiyet yolunda ilerletir.
Mürşid, Allah’ın yardım elidir.
Âli İmrân Suresinin 112. Âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ“...Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç...” buyuruyor.
Allah'ın ipi; Sıratı Mustakîm'dir, ruhu Allah'a ulaştıran yoldur. İnsanlardan bir ip ise mürşiddir. Kim mürşidine ulaşırsa o, Allah'a ulaştıracak olan ipe sımsıkı sarılır. O ipin Allah'tan kopması mümkün değildir. Çünkü Allahû Tealâ'nın irşadmakamına tayin ettiği bir kişidir. Bu kişininse Allah'ın yolundan ayrılması, Allah'tan kopması mümkün değildir; çünkü nefsinin bütün afetleri yok olmuştur.
Fâtiha Suresinde Sıratı Mustakim için “üzerlerine ni’metverdiklerinin yolu” diyor Allahû Tealâ. Mürşid bir nimettir.Mü'min olan kişi Allah'a ulaşmayı dileyerek kalbine îmângirendir ve bu kişi Sıratı Mustakîm'in üzerindedir. Sıratı Mustakîm üzerinde olan kişi Allah'a ulaşmayı dileyip, mürşidine tâbî olduğu zaman ni'met sahibi olur.
Ve yine Kehf Suresinin 17. Âyetinde: Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid(irşad eden evliya) bulunmaz.” buyuruyor: “ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).”
Allahû Tealâ, mürşide tâbiiyetin bir hidayet vesilesi olduğunu, hidayetin onsuz gerçekleşemeyeceğini ifade ediyor. Yani hidayete ermek, mürşidsiz gerçekleşemez.
Allah’a ulaşmayı dilemenin alâmeti mürşid sevgisidir. O kişiMürşidini mutlaka sevecektir. Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın verdiği söz gereği Allah mutlaka kendisinden razı olacağı bir mürşide Allahû Tealâ tarafından ulaştırılacaktır.
İslâm teslim olmak demektir. Ruhun, vechin, nefsin Allah’a teslimidir. Teslimiyetin kademeleri arttıkça mutluluğun oranı artar. Ama daha başlangıçta, siz kalpten Allah’a ulaşmayı dilediğiniz anda Allahû Tealâ size öylesine kapılar açar ki; pencereleri açıp “Mutluyum!” diye bağırmak geçer içinizden.
Hepinizin Allah’a ulaşmayı dileyerek Allah’ın bütün yardımlarına ehil olmanızı, mutluluğu doyasıya yaşamanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz. Sizleri çok ama çok seviyoruz, kalbimizden…
DR. ABDULCABBAR BORAN
acboran.com
ibrahimlive.com
İlginizi Çekebilir